5. Hukuk Dairesi
T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/06/2021 tarih, ...Esas, ...sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı tarafından müvekkil aleyhine Gemlik İcra Müdürlüğünün 2016...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, İcra Hukuk Mahkemesine açılan davanın reddedildiğini ve takibin kesinleştiğini, müvekkil taşınmazları üzerinde haciz olması nedeniyle 87.636,55 TL icra dosyasına ödeme yapıldığını, oysaki müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, takibe konu çekin müvekkilinin teyzesinin oğlu olan davalının satın alacağı zeytin ürününün satıcısının kefil istemesi sebebiyle ciroladığını, müvekkilinin cirosundan önce davalının cirosunun bulunduğunu, akabinde zeytin alımı gerçekleşmeyince çekin davalıda kaldığını ve davalının müvekkil cirosunu iptal etmeden kendine ait cirosunu karaladığını ve çekin müvekkilden ciro edilmiş haliyle ibrazında karşılıksız çıkması üzerine takibe konulduğunu, İcra Hukuk Mahkemesinde davalının çekin müvekkili ve dava dışı kişinin zeytin alımı sırasında düzenlenen bonoya kefaleti ve bononun icralık olması sebebiyle çekin verildiğini beyan ettiğini, ancak bu beyanın gerçek olmadığını toplanacak delil ve tanık beyanları ile ispat edileceğini belirterek müvekkilin borcu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 87.636,35 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi ile; yetki itirazı ile birlikte davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının teyzesinin oğlu olduğunu, bahsi geçen zeytinleri davacının kendisi aldığını ve dükkanına indirdiğini, kendisinin davacı tarafa kefil olduğunu, kefilliği neticesinde alacaklı taraflara borcu ödedikten sonra davacıya rücu etmek suretiyle icra takibi yaptığını, davacının iddiaları minvalinde imzanın tarafına ait olduğu gibi bir tespit sağlanamadığını davacının senet ile ispat zorunluluğunun bulunduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, dava konusu çekin davacı tarafından davalıya ciro edildiği anlaşılmaktadır. İcra Hukuk Mahkemesince alınan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin bilirkişi raporunda; inceleme konusu çekin arka yüzünde davalıya ait imza, yazı veya kaligrafik unsur tespit edilemediğinin belirtildiği, çekin sebepten mücerret olduğu, davacının iddialarını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; dava dilekçesindeki olguları tekrarla dava konusu çekin verilme sebebinin davalı tarafından beyan edilmesi nedeniyle uyuşmazlığın bu doğrultuda çözülmesi gerektiğini ve tanıkların dinlenilmesi halinde gerçeğin davalının anlattığı gibi olmadığının belirleneceğini tanık dinlenilmeden verilen kararın hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa karşı cevap dilekçesi ile; senede karşı senetle ispat kuralı gereği tanık dinlenilmemesinin yasaya uygun olduğunu, davacı iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Dava,
İİK'nın 72/7 maddesine dayalı cebri icra baskısı altında ödenen bedelin istirdatı istemine yöneliktir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; Gemlik İcra Müdürlüğünün 2016/474 Esas sayılı dosyası üzerinden davacının ciranta, davalının hamil olduğu 28/12/2015 keşide tarihli, .... seri numaralı 45.800,00 TL bedelli çeke istinaden yapılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi kapsamında davacı tarafından 06/01/2020 tarihinde ihtirazi kayıtla yaptığı ödemeye yönelik eldeki dava ile; takip konusu çekin davalının satın alacağı zeytin bedeline yönelik kefalet amaçlı ciro edildiğini, sonrasında kullanılmayarak davalı yedinde bulunan çekteki cirosu üzerinde bulunan davalı cirosunun karalanarak müvekkil cirosundan sonra oluşturulan davalı cirosuna istinaden oluşturulan çeke dayalı alacağın haciz baskısı altında ödendiğini ileri sürerek icra tehdidi altında yapılan ödemenin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, çekin hamili oluşuna dair davacı iddialarını inkarla senede karşı senetle ispat gerektiğini, çekin davacının ödenen borcuna yönelik verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İİK'nın 72/7. maddesine göre; takibe itiraz etmemiş veya itirazın kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs ödediği tarihten itibaren bir sene içinde umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geri alınmasını isteyebilir. İstirdat davasının açılabilmesi için borçlunun borçlu olmadığı parayı cebri icra tehdidi altında ödemiş olması gerekir. Borçlunun takibe itiraz etmemesi veya itirazının kaldırılmasından sonra cebri icra tehdidi ile karşı karşıya kalması durumunda yaptığı ödeme cebri icra tehdidi altında yapılmış bir ödeme olarak kabul edilir. Kural olarak çek, bir ödeme aracı olup, çeklerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karine mevcuttur.
Davaya konu çekte davacı lehtar cirosu sonrası mevcut karalama altında yer alan ciranta konumunda olup davacının cirosu sonrası davalı hamil konumundadır. Ciro, emre yazılı senetten doğan hakları bir başka kişiye devir, rehin veya bu hakların tahsilini sağlamak amacıyla senet hamilinin yazı ile tespit ve imzasıyla teyit ettiği bir beyandır. Cironun yapılış amacı yönünden temlik, tahsil ve rehin cirosu olmak üzere üç şekilde yapılır. Temlik cirosu, senetten doğan tüm hakları senedi devralana geçirmek amacıyla yapılır. Temlik cirosunda, cirodan sonra senedin devralana teslimi gerekir. Aksine düzenleme olmadıkça ciro, kural olarak temlik için yapılmış sayılır. Cironun temlikten başka bir amaçla yapıldığını iddia eden kişi bu durumu yazılı delille ispatlamalıdır.
Hal böyle olunca, davacı çekte yer alan cirosunun yasal borcun ödenmesine yönelik temlik amacıyla yapılmadığını, çekteki cironun iddia ettiği gibi davalının satın alacağı zeytin ürününe yönelik satıcının alacağını teminat altına almak amacıyla ciroladığını kesin delillerle (senet, ikrar, yemin, kesin hüküm) ispat etmesi gerekir.
Davacı tarafından bu nitelikte delil yargılama sırasında sunulmadığı gibi yemin teklifine yönelik delilin de kullanılmadığı, iddianın ileri sürülüş biçimine göre tanık ile ispatı mümkün olmaması karşısında mahkemece yazılı şekilde verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.'nun 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine karar verilmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın istinaf eden taraftan alınarak hazineye gelir kaydına (harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
3.Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talebi halinde istinaf eden tarafa iadesine,
4.Harç ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca oy birliği ile kesin olarak karar verildi. ...
Başkan
...
(e-imzalıdır)
...
Üye
...
(e-imzalıdır)
...
Üye
...
(e-imzalıdır)
...
Katip
...
(e-imzalıdır)