3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2024/2340 E. , 2025/1235 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketten sıfır kilometre araç satın aldığını, aracı bir müddet kullandıktan sonra satmak istemesi üzerine oto ekspertiz firmasına götürerek ekspertiz raporu talep ettiğini, verilen raporda aracın bagaj kapağı, tavan, sol arka kapı, ön kaput, sol ön çamurluk ve sol ön kapının orijinal olmadığı, boya işlemi gördüğü ve yahut değiştirilmiş olduğunun belirtildiğini, sol ön çamurluk ve sol ön kapının kaza yapması sonucu müvekkilinin bilgisi dahilinde değiştirildiğini, diğer parçaların değiştirildiğine ilişkin müvekkilinin bilgisinin bulunmadığını, araç üzerinde Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/104 D.İş E. sayılı dosyası ile bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, bilirkişi raporunda aracın bazı parçalarının orijinal olmadığı yönünde tespitte bulunulduğunu, müvekkilinin davalıdan aldığı araçta gizli ayıp olduğunu ileri sürerek; dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bunun mümkün olmaması halinde aracın satış bedeli olan 56.134,98 TL'nin ve 3.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, 05.05.2023 tarihli dilekçesiyle aracın üçüncü kişiye satılması nedeniyle talebini Mahkemece belirlenecek ayıp oranında bedel indirimi olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; araçta üretim hatasından kaynaklanan ayıp bulunmadığını, davaya konu aracın astar katına bakarak parçalarının değiştirildiği tespitinin yanlış olduğunu, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, davanın 2 yıllık zaman aşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, davacın aracı kullanmaya devam ettiğini, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.12.2015 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında aracın kaza sonucu değişen veya işlem gören iki kaporta aksamı dışında boyasının orijinal olduğu, yer yer boya kalınlığının olmasının doğal ve ön görülen tolerans değerleri arasında olduğu, davaya konu aracın ayıplı olmadığının rapor edildiği, bilirkişi heyet raporunun muteber olduğu ve davaya konu aracın ayıplı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Yargıtay Kapatılan 13. Hukuk Dairesince verilen 29.01.2019 tarihli ilamla; davacının diğer temyiz itirazları incelenmeksizin, dosya içerisinde bulunan değişik iş tespit raporu ile yargılama sırasında görüşüne başvurulan bilirkişilerce dosyaya sunulmuş olan raporlar arasında açık çelişki bulunduğu, bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm kurulduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2.Bozmaya direnen Mahkemenin 19.07.2019 tarihli kararıyla; aldırılan bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, davanın yeniden reddine karar verilmiştir.
3.Mahkemenin 19.07.2019 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca verilen 29.09.2022 tarihli ilamla; hâkimin özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda şahsî bilgisi ile sonuca gidemeyeceği, Mahkemece çelişki ve farklılıklar üzerinde durularak raporlar arasındaki çelişkilerin açık ve net şekilde giderilmediği, bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamları doğrultusunda, tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ile bozma öncesi alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin Üniversitelerden seçilen Öğretim Üyesi bilirkişilerin oluşturduğu heyetten alınan bilirkişi raporu ile giderildiği ve raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava konusu araç üzerinde yapılan incelemelere göre boyasının orijinal fabrikasyon olduğu, boya kalınlığının fazla ölçülmesinin aracın boyanması sırasında bütününde veya bazı parçalarında tespit edilen birtakım hataların araç henüz banttan çıkmadan tekrar boyanması sonucu meydana geldiği, boya kalınlığının fazla olmasının tek başına boya hatası olarak nitelendirilemeyeceği, aracın dava tarihine kadar geçirmiş olduğu kazalar sonucu aldığı hasarlar nedeni ile sol ön çamurluk, sol ön kapı ve sol arka çamurluğunun sonradan onarılarak boyandığı, bu parçaların boyasının fabrikasyon orijinal olmadığı, aracın geri kalan tüm parçalarındaki boyasının orijinal fabrikasyon boya olduğu, aracın orijinal fabrika boyasının kalın olmasının ayıplı mal olarak değerlendirilemeyeceği ve araçta herhangi bir değer kaybı yaratmayacağı, aracın ayıplı olması iddiasının tek başına davacının kişilik haklarının ihlali olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun bozma ilamında belirtildiği şekilde çelişkileri giderecek ve itirazlarını karşılayacak nitelikte olmadığını, bilirkişilerce aracın hem kalın şekilde hem de defalarca boyandığı kabul edilmesine rağmen davalıya kusur atfı yapılmadığını, aracın tekraren boyanması ve boya kalınlığının artması işleminin ayıbın gizlenmesi mahiyetinde olduğunu, somut olayda müvekkiline satılan aracın sadece gizli ayıplı olması nedeniyle manevi tazminat talep edilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, malın ayıplı olmasından kaynaklı ayıp oranında bedelden indirim yapılması istemine ilişkindir.
Temyize konu edilen Mahkeme kararının; uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılarak yine bozma kararında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yerinde olduğu, davaya konu araçta bedel indirimini gerektiren gizli ayıp bulunduğu iddiasının davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 439. maddesi gereğince ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03.03.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.