5. Hukuk Dairesi
T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/06/2023
NUMARASI :
KONKORDATO İSTEYEN
ALACAKLILAR :
KONKORDATO İSTENEN
BORÇLU :
TALEP
Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/06/2023 tarih, ...Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP
Talep edenler alacaklılar vekili, müvekkilleri şirketlerin borçlu şirketten alacaklı olduklarını, borçlı şirketin birçok makinalarının tedariklerini sağlayan müvekkil şirketler ile borçlu şirket arasında herhangi bir organik bağ bulunmadığını, öncesinde borçlu şirketin konkordato talebi üzerine, şirket lehine 12.08.2022 tarihinden itibaren konkordato geçici mühlet ve akabinde kesin mühlet verildiğini, 25.04.2023 tarihinde ise kesin mühlet kaldırıldığını, bunun üzerine borçlu şirketin fabrikasından başkaca alacaklılar tarafından çok geniş kapsamlı bir haciz işlemi gerçekleştirdiğinin öğrenildiğini, mevcut durumda müvekkili şirketin hacze iştiraki çok zor göründüğünü, borçlu şirketin iflas etmesi halinde, iflas giderleri, açık arttırmada malların çok düşük bedellere satılması, müvekkili şirketler ve bir çok alacaklının alacağını tahsil edemeyeceği süreçte bir kısım malların harap ve değerinin altında karşılık bulması gibi talihsiz ve telafisi imkansız zarar doğacağı açık ve tartışmasız olduğunu ileri sürerek konkordato talebinin kabulü ile, öncelikle öncelikle geçici ve kesin mühlet verilmesini, neticeten İİK 305 ve devamı maddeleri gereğince konkordatonun tasdikini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılam sonucunda, eldeki davanın alacaklı tarafından açılan konkordato istemine ilişkin olduğu, adi alacaklının konkordato isteminde bulunurken İİK 286.maddesinde sayılan belgelerin tamamını dava dilekçesine ekleyerek talepte bulunduğu, davalı şirketin de davanın açıldığı kendisinden bildirilmezden evvel dosyanın açıldığı tarihte beyanda bulunarak konkordato istemini kabul ettiği, bu durumda davacı alacaklı ile davalı borçlunun dava açılmadan evvel aralarında anlaşarak eldeki dava dosyasının açılmasına birlikte karar verdiklerinin anlaşıldığı, mahkemenin 2022/945 esas sayılı dosyada davalı ... Ltd Şti için konkordato isteminde bulunulmuşsa da konkordato talebinin reddine karar verildiği, eldeki davanın da red kararı verilen diğer dosyadaki karar tarihinden bir gün sonra açıldığı, kısacası yasanın aradığı tüm belgelerin çok kısa bir süre içerisinde hazırlanarak bir gün sonra alacaklı tarafından eldeki davanın açıldığı ve davalı borçlu tarafından da dosyaya beyanda bulunulduğu, amacının bir önceki davanın reddi ile kalkan tedbirlerin eldeki dava dosyasında yeniden konulmasını sağlayabilmek olduğu, eldeki davanın alacaklı tarafından açılan konkordato istemine ilişkin olduğundan bir önceki davalı borçlu tarafından açılan konkordato istemi ile aralarında derdestlik bulunmadığı, eldeki davanın esası hakkında değerlendirmenin yasal olarak geçici mühlet kararı verilmesinden sonra yapılabileceğinden davalı borçlu şirkete 287/2 ve 285/1 maddesi uyarınca geçici mühlet ve buna ilişkin tedbir kararları verildiği, davalı şirketin mahkemenin ....esas sayılı dosyasında tedbirlerin kalkmasından sonra haczedilen şirkete ait makine ve ekipmanların fabrika binasından sökülerek kaçırılmaya çalışıldığı, eylemlerin gerçekleştirildiği iddia olunan yerde davacı şirkete ait araçların ve çalışanların bulunduğu, yine .... İnşaat tarafından yapılan 20/05/2022 tarihli Gayrimenkul Satış Sözleşmesi EMEK 22 Sitesi Kentsel Dönüşüm Projesiden 10 adet daire ve ....Parselde bulunan 2 adet daireyi ... Sanayi Limited Şirketi'ne önemli ölçüde bir taşınmazın davalı şirkete devredildiği, bu devirlerinde davalının davacı sıfatıyla konkordato isteminde bulunduğu .... esas sayılı dosyası öncesinde gerçekleştiği, yine bu taşınmazların ilk davadan kısa bir süre önce başka kişilere devrinin yapıldığı, devirlerinin karşılığında şirkete bedellerinin aktarıldığına ilişkin bir kaydın bulunmadığı, yine bazı araçların benzer şekilde çek verilmek suretiyle alınarak üçüncü kişilere devrinin sağlandığı, ancak bu işlemlerin ve karşılıklarının hiç birinin şirket kayıtlarına girmediği, bu hususun davacı şirket yetkilisinin ....'ın 13/06/2023 tarihli celsedeki beyanlarında açıkça anlaşıldığı, bu yolla şirkete alınan taşınmaz varlıklarını şirket varlıklarından ilk davadan kısa bir süre önce elden çıkartılarak alacaklıların zararına işlem tesis edildiği, söz konusu varlıkların karşılığının satıcılara çekler verilmek suretiyle edinmenin gerçekleştirildiği, çeklerin karşılıkları ödenmeden taşınmazlar elden çıkartılarak alacaklılarında zarara uğratıldığı, ayrıca 12 adet taşınmazın satışı için dava dışı ....ı tarafından ....'in müşterek borçlu ve çek keşidecisi olduğu çekler .... İnşaata verilerek teslim edilmiş ancak bu çekler de ödenmediği, sözleşmelere konu taşınmazların devrinin .... ve .... fabrikasına yapıldığı, davalı şirketin ....na yapılan bu devirlerin bedelleri için verrilen çeklerde de sorumluluk altına girdiği, ayrıca 20/05/2022 tarihli sözleşme....inşaat arasında yapılmış olsa da, bu sözleşmeye konu ....Parselde bulunan 5 ve 10 numaralı 2 adet dairenin davalı Asdine değil Asdinin isteği üzerine dava dışı Düşler Fabrikasına devredildiği, davalı şirketinn; kdg inşaat ve kutludeniz inşaat şirketlerine anılan taşınmaz satışlarından, araç devrinden ve ödenmeyen ve verilmeyen çeklerden ötürü 36.800.000 tl borç yaratıldığı, taşınmazların ..... tarafından ilk davadan önce elden çıkartıldığı ancak ne taşınmazlar nede elden çıkarılmalarının karşılığı şirket kayıtlana aktarılmadığı, yine davacı şirket tarafından 27/04/2023 tarih saat 11:23' de yapılan ilanla davalı borçluya ait mal varlıklarının ticari işlet rehnine konu edildiği, bu işlemin tarihi ise eldeki davanın açıldığı 26/04/2023 tarihinden bir gün sonra olduğu, bu işlemin İİK m. 297/2 hükmüne aykırılık teşkil ettiği, konkordato komiseri raporunda da belirtildiği üzere işletme sermayesinin güçlendirilememesi durumunda firmanın Konkordato Projesi kapsamında borçlarını ödemekte zorlanacağının belirlendiği, ancak gerek ilk dava dosyası gerekse devamında eldeki dava dosyası bakımından işletmesel durumu gerçekleşebilme ihtimali olmadığının anlaşıldığı, her ne kadar ilk dava dosyasında rayiç değerlere göre borca batık olmadığı belirlenmişse de, eldeki dava bakımından davalı şirketin makine ekipman ve taşınmazlarını güncel değerleri 2022/945 esas sayılı dosyasında yapılmış olup, bu dava dosyasındaki karar tarihine yakın tarihli veriler olduğundan usul ekonomisi uyarınca maddi varlıkların yeniden değerlemesi yapılmadığı, davacının aktiflerinde alacak kalemlerinde yer alan bir kısım çek ve senetlerin gerçekten alacak içermediği, karşılığına ilişkin herhangi bir alım satım faturası bulunmadığı, yapılan araştırmada 2022/1384 sayılı dosyada sözkonusu çek ve senetlerin dosyaya borç listesinde bildirilmediği, çek ve senetlere ilişkin herhangi bir kayıt ve dayanağın bulunmadığı, davalı şirket aktifinin fazla görünmesi için alacak kalemleri içerisinden bu senetleri çıkartmadığı, borca batıklık durumunu gizlediği, zira davalı borçlu bu senetler aktiflerde dikkate alındığında 8.966.190,78 TL aktif fazlasına sahip olabildiği, senetlerin keşidecisine iade edilmesi nedeniyle şirketin 8.000.000,00 TL civarında borca batık olduğu yine komiser tarafından duruşmada belirlendiği, çeklerin tutarı ise 26.300.000,00 TL olup şüpheli alacaklar kapsamında bilançodan çıkartıldığında davalı borçlu şirketin 34.000.000,00 TL civarında borca batık olduğunun ortaya çıktığı, borca batıklık dışında İİK 292.maddesinde iflas halleri olarak; borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa, borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa hükümleri de iflas sebebi olarak ön görüldüğü, davalı borçlunun 2022/945 sayılı dosyasında red kararı verildikten sonra bir kısım alacaklılar tarafından öncelikli davranılarak hacizlerin ve muhafazaların yapılmaya çalışılması, konkordatonun devamını isteyen bir kısım alacaklıların gerekçe olarak ileri sürdüğü rehinli alacaklılar ve öncelikli davranıp haciz işlemi tesis ettiren alacaklıların ve bir kısım büyük alacaklıların haklarını alıp, küçük alacaklıların ve öncelikli davranamayan alacaklıların alacaklarına kavuşamayacağı kaygısıyla konkordatonun devamını istemiş olmaları, bir kısım taşınmazların Kutludeniz İnşaattan devrinin alınarak sözleşmeye göre Asdin şirketine devredilmesi gerekenlerinin bazılarının Asdin şirketinin talebi üzerine Düşler Fabrikasına devrinin yapılması, yine Asdin şirketinin devrinin yapılanlarının karşılığının davalı borçlu tarafından çek verilerek ödenmemiş olması, ilk davadan kısa bir süre önce alacaklıların zararına olacak biçimde bu varlıkların elden çıkartılması, benzer biçimde taşıtlar üzerinden de aynı uygulamanın yapılmış olması, ilk davanın reddinden hemen sonra alacaklılardan mal kaçırma amacıyla şirkete ait makine ve ekipmanların şirketten çıkartılmaya çalışılması, bunun da davacı alacaklı ile birlikte gerçekleştirilmek istenmesi, eldeki konkordato talebinin de davacı alacaklı ile birlikte planlanması eldeki dava açıldıktan hemen sonra 297/2.maddesine aykırı olarak ticari işletme rehninin tesis edilmiş olması iflas tasfiyesinin tüm alacaklılar arasında (imtiyazlı ve öncelikli alacaklar dışında ) eşit bir tasfiye sağlayacak oluşu, alacaklıların alacaklarına kavuşamayacakları kaygısı duyan bir kısım alacaklıların da bu yolla eşit bir tasfiye sonucunda adil bir dağılıma kavuşacak olması gibi hususlar dikkate alındığında borca batıklığın dışında da İİK 292.maddesinde de düzenlenen ''borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa, borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa '' hükümleri bakımından da İİK 292.maddesindeki iflas şartları oluştuğu, iflas kararı verilmezden önce 292.maddesi uyarınca borçlu şirket yetkililerinin beyanlarının alınması gerekmekte olup, duruşma sırasında bu hususa ilişkin borçlu şirket yetkililerinin beyanlarının da alındığı gerekçesiyle konkordato talebinin reddine, davalı ...Limited Şirketi'nin borca batık olduğu malvarlığının korunması için iflasın açılması gerektiği anlaşılmakla 13/06/2023 günü saat 15:44 itibariyle iflasına, ( iflas tasfiyesinin adi tasfiye usulüne göre yapılmasına) karar verilmiştir. Bu karara karşı talep eden alacaklılar .... AŞ ve ...AŞ; davalı borçlu...Ltd Şti ve feri müdahil alacaklılar....AŞ vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1.Talep eden alacaklılar vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; salt konkordato komiserinin ilk incelemesine dayalı, duruşmaya katılanların sözlü aleyhe beyanları esas alınarak karar verildiğini, borçlu şirketin borca batık olup olmadığının belirlenmediğini, taraflarınca herhangi bir mal kaçırma girişimi/ihtimalinin bulunmadığını, yalnızca borçlu şirketin uzun süre duran faaliyetine devam edebilmesi adına tedariki müvekkilleri tarafından sağlanan makinelerin bakım ve onarımı yapıldığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı borçlu vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket iş bu dava dosyası ile geçici mühlet verilmesinden sonra bir ay içerinde, yılın ilk dört ayında elde ettiği kar toplamı kadar kar elde ettiğini, dolayısıyla şirketin mali durumunu iyileştirerek borçlarını ödeyebileceğine dair ihtimalin kuvvetli bir şekilde oluştuğunun göz ardı edildiğini, müvekkil şirketin fabrikadan herhangi bir makine çıkardığına dair tespit bulunmadığını, müvekkil şirketin, kendisine konkordato davası tedbirleri tebliğ edilmediği dönemde, tesis edilen rehinlerin gerekçe gösterilmesinin doğru olmadığını, müvekkil şirketin borca batık olmadığı halde konkordato komiserlerinin yüzeysel incelemesine dayanan, duruşmada alınan şifahi beyanları esas alarak bilirkişi tespiti olmadan yorum yoluyla şirketin borca batık olduğu sonucuna ulaşılmış olmasının doğru olmadığını, geçi mühlet aşamasında, kesin mühlet dönemine geçilmediği dönemde iflas kararı verilmesinin de yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
3.Feri müdahil Sav Kumaşçılık Ltd Şti vr Sözal Kimysa San.AŞ vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; borçlu şirket tarafından açılan konkordato hakkında esasa girerek konkordatonun reddi kararı verildiği halde bu karardan 1 gün sonra alacaklı tarafından muvazaalı bir şekilde açılan konkordato davasında tedbir verilerek akabinde borca batık olmayan firma hakkında iflas kararına hükmedildiğini, öncelikle derdest olan ve kesinleşmemiş olan konkordato kararına yönelik olarak derdestlik nedeniyle eldeki davanın reddine karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu borçlu kesin mühlet içerisinde değilken ve konkordato komiser raporunda borçlu şirketin borca batık olmadığı belirtilmişken iflas kararına hükmedilmesinin doğru olmadığını, borçlu şirketin gerçekte borca batık olup olmadığına yönelik yeni bir rapor tesis etmeden mahkemenin tamamen kendi yorumuyla borca batıklığı tespit ettiğini, ilk derece mahkemesinin iflas kararı, borçlunun muvazaalı bir şekilde ve konkordato ilanına aykırı bir şekilde, tesis ettiği muvazaalı taşınır rehinlerini rüçhanlı alacak haline getirdiğini, diğer alacaklıları açık bir şekilde mağdur ettiğini, borçlu hakkında konkordato talebinde bulunan davacı alacaklı firmalar ile borçlu şirket arasındaki muvazaa görmezden gelinerek borçlunun mal kaçırmasına sebep olunduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep, alacaklı tarafından açılan konkordato istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda borçlu şirket hakkında konkordato isteminin reddine ve borçlu şirketin iflasına karar verilmiş, karara karşı talep eden alacaklılar ... AŞ ve ...AŞ; davalı borçlu... Tekstil..Ltd Şti ve feri müdahil alacaklılar ...Ltd Şti vr..... San.AŞ vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemenin ... Esas sayılı dosyasında, 25/04/2023 tarihinde borçlu şirketin konkordato isteminin reddine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği, bu kez borçlu şirketin alacaklıları....AŞ ve ... San.AŞ tarafından, 26/04/2023 tarihinde borçlu şirket hakkında konkordato talepli olarak eldeki davanın açıldığı, davalı borçluya geçici mühlet verildiği, ara karar ile görevlendirilen komiser heyetince 08.06.2023 tarihli raporlarını mahkemeye sunduğu, 13/06/2023 tarihli oturumda borçlu şirket yetkililerinin de beyanları da alınmak suretiyle konkordato talebinin reddine ve şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hukukumuzda konkordato mühletinin verilmesi ve konkordatonun tasdik edilebilmesi için borçlunun dürüst olması koşulu, 4949 sayılı Kanunla mülga konkordato hükümlerinden çıkartılmıştır. 7101 sayılı Kanun’la konkordatoda hukukunda yapılan değişiklerde de dürüstlük koşulu mühlet kararları ve konkordatonun tasdiki için gerekli bir koşul olarak düzenlenmemiştir. Yeni konkordato hükümlerinde de dürüstlük her ne kadar açıkça bir koşul olarak öngörülmemişse de dürüstlük kuralının konkordatoda tamamen bertaraf edildiğini kabul etmek mümkün değildir. Özellikle geçici mühlet talebinden sonra borçlunun konkordatonun tasdiki amacıyla dürüstlük kuralına aykırı eylem ve işlemlerine sonuç bağlamak zorunludur. Örneğin konkordatonun kabul edilebilmesi için muvazaalı alacaklılar yaratılması, borçların kabartılması, bazı alacaklılara projede öngörülenden farklı ödeme taahhütlerinde bulunulması, borçlunun dürüstlük kuralına aykırı eylem ve işleri olarak kabul edilebilir. İşte borçlunun bu gibi dürüstlük kuralına aykırı eylem ve işlemleri, mühlet kararının kaldırılması sonucu doğurabileceği gibi konkordatonun tasdik edilmesine mâni olabilecek, nihayetinde tasdik edilmiş konkordatonun feshine sebebiyet verebilecektir (Kale, Serdar, İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 5, 2018 s. 265).
İİK'nun 292.maddesinde; "İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.
d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.",
İİK'nun 297.maddesinde; "Borçlu, komiserin nezareti altında işlerine devam edebilir. Şu kadar ki, mühlet kararı verirken veya mühlet içinde mahkeme, bazı işlemlerin geçerli olarak ancak komiserin izni ile yapılmasına veya borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetini devam ettirmesine karar verebilir.
Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemez, takyit edemez ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz. Aksi hâlde yapılan işlemler hükümsüzdür. Mahkeme bu işlemler hakkında karar vermeden önce komiserin ve alacaklılar kurulunun görüşünü almak zorundadır. Borçlu bu hükme yahut komiserin ihtarlarına aykırı davranırsa mahkeme, borçlunun malları üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırabilir veya 292 nci madde çerçevesinde karar verir. Birinci ve üçüncü fıkra kapsamında alınan kararlar 288 inci madde uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir." hükümleri yer almaktadır. Kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflâsın açılması hallerinden biri borçlunun İİK'nun 297. maddesine aykırı davranması ve komiserin talimatlarına uymaması ya da borçlunun alacaklılarını zarara uğratmak amacıyla hareket ettiğinin anlaşılmasıdır (İİK 292/1.c). 7101 sayılı Kanun'la konkordatoda hukukunda yapılan değişiklerde dürüstlük koşulu mühlet kararları ve konkordatonun tasdiki için gerekli bir koşul olarak açıkça düzenlenmemiş ise de;
İİK'nun 292/1.c bendine sonradan eklenen "ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa" ibaresi ile kötü niyetli olarak mühlet talebinde bulunan borçlunun iflasına karar verilmesi düzenlenmiştir. Borçlunun konkordato talebinde bulunmasındaki asıl amacı borçlarından kurtulmak değil alacaklılarını zarara uğratmaksa borçlunun kötü niyetli olduğu kabul edilerek iflasına karar verilir. Yine İİK'nun 308/f bendinde "Her alacaklı, kötü niyetle sakatlanmış konkordatonun feshini tasdik kararını vermiş olan mahkemeden isteyebilir." hükmü ile de borçlunun dürüst olması gerektiğine işaret edilmiştir.
İİK'nun 297.maddesine göre konkordato talep eden borçlu, komiserin nezareti altında faaliyetlerine devam edebilir. Borçlu hakkında mühlet kararı verildikten sonra borçlunun faaliyetlerine devam edebilmesinin sınırının açık bir biçimde çizilmesi gerekir. Yine İİK'nun 297.maddesinde borçlunun bazı tasarrufları yapması ise yasal olarak engellenmiştir.
İcra ve İflâs Kanunu m. 292’de düzenlenen hâllerin meydana geldiği, geçici mühlet süresi içerisindeyken ve henüz süre dolmadan, alacaklılar tarafından yapılan itirazlardan ya da komiserlerin beyanlarından anlaşılabilir. Bu hâllerden birinin gerçekleştiğini tespit eden mahkeme derhâl komiserlerden bu hususta bir rapor alır. Mahkeme duruşma günü tayin ederek geçici mühleti kaldırıp, konkordatonun reddine ve borçlunun iflâsına karar verebilir. Maddenin lafzı incelendiğinde konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması hâlinde, doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden biri mevcut olmasa da mahkemenin kendiliğinden iflâs kararı verebileceği anlamı çıkmaktadır (... İflâs Dışı Adi Konkordato Mühleti İçerisinde Borçlunun İflâsına Karar Verilebilecek Durumlar, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.27, S.3, 2019, s.793).
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda; dosya kapsamı ile kararın dayandığı delillerle, gerektirici nedenlere ve özellikle dosya kapsamında sunulan bilirkişi raporuna göre, borçlu şirketin konkordato isteminin reddine ilişkin dosya ile alacaklı tarafından borçlu hakkında açılan eldeki konkordato isteminin talep edenleri farklı olduğundan her iki dosya bakımından derdestlikten söz edilemeyeceği, geçici mühlet hakkında karar verilebilmesi için belgelerin noksanlığı konusunda araştırma ile sınırlı olup bu belgelerde eksiklik yok ise mahkemece geçici mühlet kararı verilmesinin yasal zorunluluk olduğu, İİK m. 292’de düzenlenen hâllerin meydana gelmesi halinde geçici mühlet süresi içinde konkordatonun reddine ve borçlunun iflâsına karar verilebileceği, bu bağlamda mahkemece komiserlerden bir rapor alınıp duruşma günü tayin edilerek borçlu şirket yetkilisinin dinlendiği, borçlu şirketin konkordato isteminin reddinden hemen sonra alacaklılardan mal kaçırma amacıyla borçlu şirkete ait makine ve ekipmanların şirketten çıkartılmaya çalışıldığı, bunun da talep eden alacaklı ile birlikte gerçekleştirilmek istendiği, eldeki dava açıldıktan hemen sonra da İİK m 297/2’ye aykırı olarak ticari işletme rehninin tesis edildiği, kayıt dışı işlem yapılmaması tüm işlemlerin ve muhasebe kayıtlarının muteber belgeye dayanması, muhasebe kayıtlarının yasal süre içinde ticari defterlere işlenmesi, şirkete ilişkin her konuda komiser heyetine bilgi verilmesi gerektiği halde buna uyulmadığı, borçlu şirketin mahkeme izni olmadıkça taşınmazları elinden çıkaramayacağının İİK m.297 hükmü gereği açıkça düzenlendiği halde buna aykırı davranıldığı, bu durumda anılan yasa hükmünü ihlal eden borçlu şirket hakkında İİK'nun 292/c maddesinde yer alan koşulun oluştuğundan konkordato talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, İİK m. 292’deki a, b, c, d bentlerinde yer alan şartlardan birinin gerçekleşmesi halinde mahkemece re'sen borçlunun iflasına karar verileceği, borca batıklık ise bu dört bentten sadece birisi olduğu, yani fıkranın ilk üç bendindeki hallerin varlığı saptandığında iflasın açılması için ayrıca şirketin borca batık olmasının öngörülmediği, bu kapsamda konkordato tasdik talebinin reddine karar veren mahkemece İİK'nun 292.maddesinde yer alan koşullardan biri gerçekleşmiş ise re'sen iflas kararı verilmesinden usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddi gerekmiştir. Açıklanan bu nedenlerle konkordato talep eden alacaklılar ...AŞ ve....AŞ; davalı borçlu..Ltd Şti ve feri müdahil alacaklılar .... Şti ve...San.AŞ vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
1.Konkordato talep eden alacaklılar....A.Ş,; davalı borçlu .... Ltd. Şti. ve feri müdahil alacaklılar .... Tic. Ltd. Şti. ve ...ve Tic. A.Ş. vekillerinin istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç konkordato talep eden alacaklılar.... A.Ş. ve...A.Ş,; davalı borçlu ....Sanayi Ltd. Şti. 'den peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 89,95 TL harcın feri müdahil alacaklılar ... Ltd. Şti. ve ... Tic. A. Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,
4.Taraflarca yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talepleri halinde iadesine,
5.Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yerine getirilmesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 10 gün içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/12/2023 ...
Başkan
...
(e-imzalıdır)
Üye
...
(e-imzalıdır)
Üye
...
(e-imzalıdır)
Katip
...
(e-imzalıdır)