5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle : Taraflar arasında, davacı şirkete ait gönderilerin, davalı şirket tarafından toplanarak Türkiye genelinde dağıtılması, iadesi ve teslimatı hizmetlerinin esasına ilişkin 06.01.2022 tarihli yurt içi taşıma ve cari hesap sözleşmesinin akdedildiğini, davalı şirketin talebi üzerine, cari hesap ilişkisinin başında Davalı Şirket'e ...'a ait,... seri no'lu, 31/03/2022 tarihli ve 30.000,00 TL bedelli, ...Bankası'na ait .... seri no'lu, 05/06/2022 tarihli ve 75.000,00 TL bedelli, ... Bankası'na ait ... seri no'lu, 20/08/2022 tarihli ve 70.000,00 TL bedelli, ...Bankası'na ait ... seri no'lu 30/09/2022 tarihli ve 35.000,00 TL bedelli, ...bank Bankası'na ait ... seri no'lu, 31/09/2022 tarihli ve 30.000,00 TL bedelli çeklerin verildiğini, davalı şirket tarafından düzenlenen fatura tutarları, avans olarak teslim edilen çek bedellerinden düşülmek suretiyle taraflar arasında bir cari hesap ilişkisinin kurulduğunu, sözleşmenin yapılması ve hizmetin verilmesinin başlamasından kısa bir süre sonra davalı şirketin, sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmemeye başladığını, davacı şirket tarafından davalı şirkete teslim edilen gönderilerin bazılarının alıcıya ulaşması teslim tarihinden itibaren bir haftayı geçtiğini, bazı gönderilerin alıcıya ulaşmasının 9 günü bulduğunu, kimi gönderilerin ise davalı şirket hakimiyetindeyken tamamen kaybolduğunu, alıcısına hiçbir zaman ulaşamadığını, bu hususta davalı şirkete yapılan bildirimlerin işbu dilekçe ekinde sunulduğunu, sözleşme m. 4.9 uyarınca söz konusu maddenin atıf yaptığı teslim sürelerinin ise en fazla 4 gün olarak belirlendiğini, sözleşme m. 7.1. uyarınca ise “ Gönderiler, Gönderenden alındığı andan, alıcısına teslim edildiği ana kadar Taşıyıcının güvencesi altındadır. taşıyıcı, hizmetin ifası esnasında gönderi muhtevasında oluşan ziyan ve hasarı tazmin etmeyi taahhüt eder." Denildiğini, her ne kadar sözleşmeye göre gönderilerin davalı şirket güvencesi altında olduğu kararlaştırılmışsa da yukarıda açıklandığı üzere davalı şirkete teslim edilmiş gönderilerin bir kısmının davalı şirket hakimiyeti altındayken kaybolduğunu, davalı şirketin sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri ihlal etmesi sebebiyle, taraflar arasındaki sözleşmenin, davacı şirket tarafından yenilenmeyeceğinin, davalı şirkete ... 30. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildi sözleşmenin yenilenmeyeceğine dair ilk bildirimin yapıldığı tarihe kadar davalı şirketin, davacı şirkete verdiği hizmetin, ticari ilişkinin başında davalıya avans olarak verilen çek tutarını karşılamadığını, bu nedenle sözleşmenin sona ermesi ile birlikte davacı şirketin, davalı şirketten alacaklı hale geldiğini, bu nedenle mezkur ihtarname ile o dönemde 130.232,56 TL tutarında olan alacağın da davacı şirkete ödenmesinin talep edildiğini, davalı şirketin, mevcut borcunu ödemekten imtina ettiğini, bu nedenle ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı dosyası üzerinden Davalı Şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalı şirkete 08.02.203 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı şirketin aynı tarihte borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, her ne kadar davalı şirketin herhangi bir borcu olmadığını iddia ederek takibe itiraz etmişse de taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmeleri tamamlandıktan sonra huzurdaki davanın açılması için hazırlık aşamasındayken davalı şirketin, davacı şirkete kısmi ödemeler yaptığını, ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası faiz, masraf ve vekalet ücreti gibi sair giderler hariç olmak üzere 130.166,26 TL üzerinden açıldığını, davalı şirketin icra takibine itiraz ettikten sonra 11/04/2023 tarihinde 35.000,00 TL, 18/04/2023 tarihinde 20.000,00 TL, 18/05/2023 tarihinde 20.000,00 TL ve 23/05/2023 tarihinde 20.000,00 TL olmak üzere davacı şirkete toplam 95.000,00 TL tutarında haricen ödeme yaptığını, yapılan kısmi ödemelere ilişkin icra dairesine haricen tahsil bildirimi yapılmış olduğunu, icra dairesinin bu hususta aldığı karar ve güncel kapak hesabı takip ve takibe itiraz sonrası yapılan ödemelere ilişkin dekontlar ve taraflar arasında tutulan cari hesabın 2022 ve 2023 yılı dökümünün işbu dilekçe ekinde sunulduğunu, davalı şirketin borca itiraz ettikten sonra davacı şirkete düzenli şekilde haricen ödeme yapmasının borca itirazının kötü niyetli olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, gelinen noktada davalı şirketin, haksız olduğu alenen ortada olan mezkür itirazının iptal edilerek takibe, faiz, masraf ve sair kalemler hariç olmak üzere takipte kesinleşen bakiye 35.166,26 TL üzerinden devam edilmesi ve itirazın kötü niyetli olması nedeniyle Davalı aleyhine 9620'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı dosyasında Davalı Şirket tarafından yapılan haksız itirazın iptaline ve takibin faiz, masraf ve sair kalemler hariç olmak üzere takipte kesinleşen bakiye 35.166,26 TL üzerinden devamına, davalı şirket aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini ” talep etmişlerdir. Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği, süresi içerisinde dosyaya cevap dilekçesi sunmadığı, duruşmaya katılmadığı görülmüştür.
GEREKÇE
Dava, cari alacağından kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
Huzurdaki davada davacı ... Şirketi ile ... Şirketi arasında, davacı şirkete ait gönderilerin, Davalı Şirket tarafından toplanarak Türkiye genelinde dağıtılması, iadesi ve teslimatı hizmetlerinin esasına ilişkin 06/01/2022 tarihli Yurt İçi Taşıma ve Cari Hesap Sözleşmesi akdedildiğini, davalı Şirketin Sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri ihlal etmesi sebebiyle, taraflar arasındaki Sözleşme'nin davacı Şirket tarafından yenilenmeyeceğinin davalı Şirket'e ...
30.Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiğini Sözleşme'nin yenilenmeyeceğine ilişkin bildiriminin yapıldığı tarihe kadar Davalı Şirket'in davacı Şirket'e verdiği hizmetin, ticari ilişkinin başında davalı Şirket'e avans olarak verilen çek tutarını karşılamadığını, sözleşme'nin sona ermesi ile birlikte davacının, Davalı Şirket'ten alacaklı hale geldiğini, Bu nedenle ...
19.İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası üzerinden Davalı Şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının bu takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir.
Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.
Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK'daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz (YHGK 28.03.2018 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı). Huzurdaki davada taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında bir borç ilişkisi bulunduğu, cari hesap ilişkin şartların oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda davacı yan cari hesap ilişkisine dayanmış ise de teknik olarak taraflar arasında açık hesap ilişkisi olduğu görülmüştür.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Yargılama devam ederken davalı şirketin iflası açılmış ve Mahkememizce İstanbul 1.İflas Dairesine yazı yazılmış gelen yazı cevabında davamıza konu alacağın İİK.
206.Maddesi kapsamında sıra cetvelinin 4. Sırasına iflas masasına kaydının yapıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Davaya konu alacağının iflas masasında alacak kaydının bulunduğu, 4. Sırada yer aldığının bildirildiği anlaşıldığından, davamıza konu alacak iflas masasına kayıt edilmiş olduğundan mahkememiz dosyasında davaya konu alacak yönünden davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
1.Davanın konusuz kalması sebebiyle, karar verilmesine yer olmadığına,
2.Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcının ve 269,85-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan 3.121,50 TL yargılama masraflarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5.Dava açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
6.Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
7.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/06/2025
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)