13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket hazır beton üretip satışını yaptığını, Davalı borçlu şirket, davacı şirketten beton alıp ödemesini yapmadığını, Borçlu, icra dairesine verdiği itiraz dilekçesinde sadece ”defterlerde yanlışlık vardır” diyerek itiraz ettiğini, Borçlu aralarındaki ticari ilişkiye itiraz etmediğini, Davalı şirket davacıya düşük bir miktarda ödeme yaptığını ancak borcun icra takibindeki kısmını ödemediğini, borçlunun malları üzerine ihtiyatı tedbir konulmasını talep ettiklerini belirterek itirazın iptali ile .... Esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE;
Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden alınan 15.04.2025 tarihli raporda özetle: "Davacı firma ... İnş. San ve Tic.Ltd.Şti davalı firma ... San. Ve Tic.Ltd.Şti' ne ait düzenlediği faturaları yevmiye fiş numarası ile yevmiye defterine kaydetmiştir. Davacı firmanın, ... San. Ve Tic.Ltd.Şti'ne düzenlediği faturalardan çekler, bankaya gelen havale ve EFT ler düşüldüğünde kalan tutar 5.610.252,51 TL olmaktadır. Koyu renkle belirttiğim takibe dayanak faturalar da bu tutarın içindedir. Davacı firma ... İnş. San ve Tic.Ltd.Şti' nin 2024 yılında e defter olduğu, yasal defterlerini elektronik ortamda kaydettiği 2024 yılına ait defterlerini TTK ’nu hükümlerine göre yasal süreleri içerisinde sisteme yüklediği açılış ve kapanış onaylarının zamanında yapıldığı tespit edilmiştir.
Davacı firmanın 2023 ve 2024 hesap dönemine ait defterlerinin TTK hükümlerine göre sahibi lehine kesin delil olma vasfına haiz olduğu tespit edilmiştir." şeklinde görüş bildirmiştir. Dava fatura alacağından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline yöneliktir. .... Esas sayılı takip dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhine 1.075.000,00 TL asıl alacak üzerinden faturaya dayalı ilamsız takip yapıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf icra takibine konu edinilen alacak miktarı üzerinde toplanmaktadır. .... sayılı ilamında da belirtildiği üzere "...6100 sayılı Kanunun 220 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ‘Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir’ hükmü yer almaktadır. Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. Bu hüküm, taraflarda birinin ileri sürdüğü hususun ispatında münhasıran karşı tarafın defterlerine delil olarak dayandığı hallerde uygulanacaktır. Ayrıca bu halde ticari defterlerin ibraz edilmemesi durumunda ibrazı isteyen tarafın iddiasını ispatladığı kabul edilecek olup bu hususta hâkime takdir yetkisi tanınmamıştır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, yani delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da uyuşmazlığa 6100 sayılı Kanun'un 222/5 inci maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, anılan Kanun'un 219 ve devamı maddelerindeki konuya ilişkin genel düzenlemelere tabidir. Bu sebeple yargılama sırasında ileri sürülen hususların ispatı için münhasıran karşı tarafın defterlerine dayanılmaması durumunda ticari defterlerin ibrazında, diğer belgelerde olduğu gibi 6100 sayılı Kanun'un 219 ve 220 nci maddelerindeki hükümler uygulama alanı bulurlar. Bu çerçevede anılan Kanunun 220 nci maddesinin üçüncü fırkasında düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışı sonucunda, aynı Kanunun 222 nci maddesinin beşinci maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilmeyeceğine karar verecektir (.... ).Yapılan açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafça faturanın bedelinin ödenmediği ileri sürülerek bu hususun ispatı için diğer delillerin yanında her iki tarafın ticari defterlerine dayanıldığı, mahkemece davacı ve davalı vekiline ticari defterlerini sunmaları için süre verildiği, davalının ticari defterlerini sunmadığı görülmektedir. Her ne kadar mahkemece, faturanın kapalı olmasının bedelin tahsil edildiğine dair karine teşkil edeceği, davalının defterlerine münhasıran dayanılmadığından davalının defterlerini sunmamasının aksini ispat etmeyeceği belirtilmiş ise de; davacının ileri sürdüğü iddiaların ispatı için delil olarak münhasıran davalının ticari defterlerine dayanmamış olması, belgeleri/ticari defterlerin mazeretsiz olarak ibraz edilmemelerinin sonuçlarını düzenleyen HMK'nin 220 nci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez. Bu durumda somut olay bakımından HMK'nın 220 nci maddesi geçerliliğini korur..." şeklindedir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde; davacı yan tarafından delil olarak ticari defterlere dayanılmış olup, mahkememizce davalı yana ticari defterlerinin ibrazı için verilen kesin süreye rağmen defterlerin sunulmadığı anlaşılmıştır. Buna göre davacı yan defterlerinin incelenmesi sonrasında varılan değerlendirmede, mahkememizce mali müşavir alınan bilirkişiden alınan raporda taraflar davacı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı firma tarafından davalıya düzenlenen faturalar toplamının 11.203.365,01 TL olup davalı ödemeleri sonucunda kalan bakiye bedelin ise 5.610.252,51 TL olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş, alacak likit olmakla davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
1.Davanın kabulü ile .... esas sayılı takip dosyasında davalı itirazının iptali ile takibin aynı şartlar altında devamına,
2.215.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3.Alınması gereken 73.433,25 TL harçtan peşin alınan 18.358,32 TL'nin mahsubu ile bakiye 55.074,93 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4.6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5.Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 18.358,32 TL peşin harç olmak üzere toplam 18.973,72 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yapılan 660,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.660,00 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 162.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9.Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair e-duruşma sistemi üzerinden davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 27/06/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.