12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında yürütülen ticari ilişki kapsamında; 29.02.2024 tarihli ve 30.03.2024 vadeli, 34.280,81 TL bedelli bakım hizmeti; 28.03.2024 tarihli ve 28.04.2024 vadeli, 11.678,36 TL bedelli yedek parça satışı; 30.04.2024 tarihli ve 30.05.2024 vadeli, 96.484,91 TL bedelli bakım hizmeti olmak üzere toplamda üç adet faturanın düzenlendiğini, bu faturalarda yer alan hizmet ve ürünlerin davalıya teslim edildiğini, özellikle bakım hizmetlerine ilişkin teknik servis raporlarında davalının ıslak imzasının bulunduğunu, bu belgelerle hizmetin eksiksiz ve zamanında ifa edildiğinin sabit olduğunu, davalının bu faturalara süresi içinde herhangi bir itiraz veya iade talebinde bulunmadığını, vadeleri geçmesine rağmen ödeme de yapmadığını, bunun üzerine 04.11.2024 tarihinde ------ İcra Müdürlüğü'nün ------Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği sonrası davalının takibe haksız şekilde itiraz ettiğini, ardından zorunlu arabuluculuk sürecinin başlatıldığını ancak 29.11.2024 tarihli ------- numaralı tutanakla anlaşma sağlanamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı yan kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ----İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b)Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c)Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ------ İcra Müdürlüğü'nün ------. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; " Dava konusu, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen 29.02.2024 tarihli ----- no.lu, 29.03.2024 tarihli ----- no.lu ve 30.04.2024 tarihli ------ no.lu faturalardan kaynaklı oluşan toplam 142.444,08 TL tutarındaki fatura alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2023 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, bu uygulamada yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2023, 2024 yılları envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı ------. Alıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, davacının ticari defterleri incelendiğinde, davalı adına düzenlenen ve cari hesap alacağını oluşturan; 29.02.2024 tarihli ---- nolu — 34.280,81 TL tutarlı, 29.03.2024 tarihli ----- nolu — 11.678,36 TL tutarlı, 30.04.2024 tarihli ------- nolu — 96.484,91 TL tutarlı, toplam 3 adet faturanın davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği görülmüştür. Bu faturalar ----- hesap kodu altında kaydedilmiş olup düzenlenen faturalardan kaynaklı, davacının takip tarihi (04.11.2024) itibarıyla davalıdan toplamda 142.444,09 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu tespit edildiği, davalı yan 28.04.2025 günü saat 10:30'da mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belge ibraz etmediği, tarafların 2024 yılı BA-BS formları incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 3 adet KDV hariç toplam 118.703,40 TL bedelli faturanın davacı tarafından BS, davalı tarafından ise BA bildiriminde bulunduğu, tarafların BA-BS bildirimlerin uyumlu olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, yapılan incelemeler neticesinde, davacının ticari defterlerinde yer alan faturaların tamamının, taraflar arasında mevcut ticari ilişkiye dayanarak düzenlendiği ve bu faturaların yedek parça bedeli ile teknik servis hizmeti karşılığında oluşturulduğu, ayrıca, 2024 yılı BA-BS bildirimlerinde, söz konusu faturaların tamamı yönünden davacının BS, davalının da BA bildirimi verdiği, bu noktada fatura teslimleri yönünden bir çekişmenin kalmadığı, buna ek olarak, davacı tarafından düzenlenen faturalara (29.02.2024 ve 30.04.2024 tarihli) konu servis hizmetlerine ilişkin 18.03.2024 tarihli SZ2213781 numaralı, ve 29.04.2024 tarihli ------ numaralı servis formlarının sunulduğu, bu belgelerde müşteri olarak ---- ve ----- adlı kişilerin imzalarının yer aldığı, mahkemece celp edilen SGK kayıtlarında ise imzalı belge tarihleri itibariyle bu kişilerin davalı şirkette sigortalı çalışan olduğu anlaşıldığı, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, davacı tarafından düzenlenen faturaların tamamının davalı tarafın bilgisi ve kabulü dahilinde olduğu, Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, takibe konu 29.02.2024 tarihli, ------ numaralı 34.280,81 TL tutarlı, 29.03.2024 tarihli, ----- numaralı ve 11.678,36 TL tutarlı ve 30.04.2024 tarihli, ------- numaralı ve 96.484,91 TL tutarlı toplam 3 adet faturadan kaynaklı davacının takip tarihi (04.11.2024) itibarıyla davalıdan toplamda 142.444,09 TL asıl ve 32.778,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 175.222,22 TL alacaklı olduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur.
Somut olayda davalı tarafın davayı takip etmediği, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan alacaklı olduğu,
HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir.Somut olayda davacı ile davalı taraf arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafın ticari defterlerine göre davalıdan 142.444,09 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın defterlerini inceleme için sunmadığı, bu durumda HMK 222/3 maddesi gereğince davacının defterlerinin lehine delil sayıldığı, tarafların BA/BS formlarının uyumlu olduğu, davalının davalı tarafından kesilen faturala ilişkin bir iadesinin olmadığı, faturalarda isim ve imzaları bulunan-------sigortalı çalışanı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde davalının vergi dairesine bildirilen faturalardaki bakım hizmetini ve yedek parça malları teslim aldığı, teslim aldığı malların ve hizmetin bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü ile usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü yolunda hüküm tesis edilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
Davanın KABULÜNE,
1.Davalının -----. İcra Müdürlüğünün ------. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 142.444,08TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine,
2.Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Karar harcı 9.730,35-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.116,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.614,10-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 2.116,25-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 2.543,85 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5.Davacı tarafından yapılan 82,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.082,50-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen -30.000,00TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
9.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.