11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/15806 E. , 2025/4316 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz Başvuruları Yönünden Yapılan İncelemede;
Sanık ...'ın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 19.10.2018 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davalarının TCK'nin 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu; diğer sanık ...'e yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekili ile sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık ... hakkındaki kamu davasının ölüm, sanık ... hakkındaki kamu davasının ise gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık ...
Hakkında Katılan ...'a Yönelik Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz Başvuruları Yönünden Yapılan İncelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde, borç hileli davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı nazara alındığında, katılanın sanıkla cari hesaba bağlı çalıştıklarını, suça konu çekten önce sorun olmadığını beyan edip delil olarak 06.05.2007 tarihli sipariş fişi, 05.05.2007 tarihli sevk irsaliyesi, 05.05.2007 tarihli 5.752,50 TL bedelli fatura sunduğu, çek bedeli, tarihi ve fatura tarihleri ile toplam bedel dikkate alındığında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, sanık ile katılan ... arasında cari hesaba dair belgelerin getirilmesi, suça konu çekin önceden doğan borç için verilip verilmediğinin gerektiğinde bilirkişi marifetiyle kesin olarak tespit edilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile mahkumiyet hükmü kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin ve sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2025 tarihinde karar verildi.