45. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket aleyhine 2 adet fatura nedeniyle 1.746.151,99 TL'lik asıl alacak ve 52.998,03 TL faiz üzerinden Silifke İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin başlatılan icra takibine kötüniyetli ve haksız şekilde itiraz ettiğini, dava dilekçesi ekinde sunmuş oldukları dekonttan görüleceği üzere eldeki davaya konu icra takibinden sonra 22/12/2023 tarihinde "payment for the rental of construction equipment, contract ..., ... 10/13/2023" açıklaması ile davacı şirketin hesabına 46.284,92 TL tutarında kısmi ödeme niteliğinde havale yaptığını, yine sunmuş oldukları ve eldeki davanın tarafları arasında imzalanmış bulunan 01/01/2023 tarihli "İş Makinesini Ekiple Birlikte Kiralama Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin ilk sayfasının başlık kısmında da yukarıda yazılı havale açıklamasındaki "..." ibaresinin yer aldığını, davalı şirketin, davacı müvekkili ile aralarındaki ticari ilişkiye istinaden yine aynı ibareyi içeren havale açıklamasıyla toplamda 14.711,686.96 TL ödeme yaptığını, buna göre taraflar arasında ekte sundukları sözleşmeyle bir ticari ilişkinin mevcut olduğuna dair karine oluştuğunu, davalı borçlu şirketin davaya konu 2 adet faturanın sonraki tarihli olanını takip tarihinden sonra dava tarihinden önce haricen ödemesine rağmen, yüksek tutarlı ve önceki tarihli fatura nedeniyle doğan bakiye borcunu ödemediğini, bu nedenle davalı şirketin takibe konu tüm faturaları ve faturalara konu hizmetlerin tamamının ifa edildiği hususunu kabul ettiğinin açık olduğunu, davalı borçlu şirket ile müvekkili arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen sözleşmeye dayanarak borcunu ifa eden davacı alacaklı şirketin, takip tarihi itibariyle takibe dayanak faturalara ilişkin ödeme almadığını, tarafların ticari defterleri incelendiğinde bu faturaların her iki tarafın ticari defterinde kayıtlı olduğunun görüleceğini beyan ederek; davalı şirketin haksız itirazının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik kısmi alacak olarak 200.000,00 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesini ayrıca alacağa istinaden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davanın haksız olarak ikame edildiğini, davacı tarafından borca dayanak gösterilen faturaların ödendiğini, davacı tarafın belirttiği üzere icra takibinden sonra ... numaralı fatura için 22/12/2023 tarihinde ödeme yapıldığını, davacı tarafından geriye kalan ve ... no'lu faturada 1.699.867,07 TL'nin ödenmediği iddiasıyla haksız olarak icra takibi başlatılarak ihtiyati haciz talep ettiğini ve huzurdaki davayı ikame ettiğini, ancak söz konusu faturanın müvekkili şirket tarafından davacı tarafça icra takibi ikame edilmeden önce ödendiğini, söz konusu faturanın 02/08/2023 tarihli olup müvekkili şirket tarafından 22/08/2023 tarihinde ödeme yapıldığını, buna rağmen söz konusu faturaya istinaden davacı tarafça haksız olarak icra takibi ikame edildiğini ve işbu davanın açıldığını beyan ederek davanın ve ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 21/05/2025 tarihli dilekçesiyle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 30/05/2025 tarihli ara karar ile; ihtiyati haciz kararı verilmesinin koşulları açıklanarak, sonuç kısmında; "...alacağa itiraz edildiği ve bu haliyle alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek, davalı borçlunun takibe konu faturalardan sonraki tarihli olanı haricen ödemesi, ödemeye ilişkin dekont ile taraflar arasındaki sözleşmeye açıkça atıf yapılması, borçlu vekilinin dava konusu icra dosyasına kapak hesabı yapılmasına ilişkin talep göndermesi ve icra müdürlüğünce düzenlenen tensip zaptında da bu talebin borçlu tarafından yapıldığının sabit olması, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/887 E. sayılı dosyasında aynı ticari ilişkiye dayanan ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmiş olması, davalı ile davacı şirket arasında çok yüksek miktarlarda dava konusu sözleşmeye istinaden para transferleri yapılmış olması nedenleriyle yaklaşık ispat koşulu ile diğer tüm ihtiyati haciz koşullarının somut olayda mevcut olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Dava, sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından ihtiyati haciz talep edilmiş, mahkemece yazılı gerekçeyle istem reddedilmiştir.Uyuşmazlık, ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1 maddesinde yer alan "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.
İİK'nın 258/1 maddesinde yer alan "…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur…." hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamaktadır, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 23/01/2014 tarih 2023/18723 E.2014/1804 K.) İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden,
İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.Somut olayda, taraflar arasında ticari ilişki olduğu sunulan sözleşme ve taraf beyanları ile sabit ise de davalı tarafın ödeme yapıldığına dair savunması ve dilekçe ekinde sunduğu ödeme dekontları da nazara alındığında, davacının varsa alacaklı olduğu tutarın yapılacak yargılama neticesinde belirlenecek olması karşısında, bu aşamada sunulan delillerin yaklaşık ispata elverişli olmadığı kanaatine varıldığından,
İİK 257.maddede öngörülen ihtiyati haciz şartları oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/07/2025