Karar No
K. 2017/403
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İş Hukuku

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

1

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 21/11/2022

NUMARASI .....

DAVANIN KONUSU :Rücuen Tazminat

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21/11/2022 tarih ve 2021/339 E. - 2022/898 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... Şirketi tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında posta tekeli dışında kalan gönderilerin işlenmesi, taşınması ve dağıtımı işinin yapılmasına yönelik sözleşme imzalandığını, söz konusu işte çalışan davalı şirketler çalışanı dava dışı kişi tarafından iş akdinin feshi sonucu kendisine işçilik alacaklarının ödenmemesi sebebiyle dava açıldığını, 06.06.2017 tarihli ve 2017/403 Karar sayılı kararla davanın kabulüne karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, mahkeme kararının icraya konması ile davacı şirketin Ankara 18.İcra Müdürlüğünün 2017/19610 sayılı dosyasına 25.10.2017 tarihinde 33.865,06 TL ve 19.04.2019 tarihinde 2.739,79 TL olmak üzere toplam 36.604,85 TL yatırdığını, davacı şirket ve davalı şirketler arasında imzalanan sözleşmelerin diğer hususlar başlıklı maddesi ile sözleşme eki idari şartnamenin ilgili maddelerinde elemanların iş kanunu ve diğer kanunlardan doğan haklarından müteahhidin sorumlu olacağına ilişkin hüküm bulunduğunu ileri sürerek, 36.604,85 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Şirketi vekili, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, dava dışı şahsın geçici sözleşme ile 01.08.2016-16.09.2016 tarihleri arasında davalı şirket sigortalısı olarak ... A.Ş bünyesinde çalıştığını, geçici sözleşme gereğince yapılacak iş ve işlemler sona erdiğinden iş akdinin sonlandığını, kıdem ve ihbar tazminatı hususunda davalı şirketin herhangi bir ödeme yapma yükümlülüğü bulunmadığını, kıdem ve ihbar tazminatı doğma şartlarının davalı şirket açısından oluşmadığını, dava dışı işçinin işçilik alacaklarının asıl işveren konumunda bulunan davacı tarafından ödenmesi gerektiğini, davacı tarafın ancak yasal faiz talep edebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava dışı işçinin, davalı şirketlerin alt işveren olduğu sözleşme çerçevesinde davacıya ait işletmede çalışmış olup, hizmet alım sözleşmesine göre de sorumluluğun alt işverenlere ait olduğu, davacının ödediği "işçilik alacakaları yönünden" hesap edilen tüm alacağından, dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönemi kapsayan kısmıyla sınırlı olarak ve oranlanma yapılmak suretiyle davalılardan talep edebileceği gerekçesiyle 5.513,86-TL'nin ....., 7.303,68-TL'nin ... ......1.988,69 -TL'nin ......, 9.860,28 -TL'nin ... . alınıp davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı alacağına dava tarihi olan 04/06/2021 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... Şirketi vekili, kıdem tazminatından asıl işveren ... sorumlu olduğunu, yasa hükmü göz ardı edilerek yanlış kıdem tazminatı hesaplaması yapıldığını, işbu yanlış hesaplamanın hükme esas alındığını, asıl işveren ile alt işvereninin işçilik alacaklarından yarı oranda sorumluluğu dikkate alınmadan borcun tamamının alt işverenlerden tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu, en kısa çalışma dönemini haiz müvekkil şirketin sorumluluk miktarının hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkil şirket bakımından yıllık izin alacağı olmamasına rağmen tüm yıllık izin alacaklarının müvekkili şirketten rücu edilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, hizmet alım sözleşmesine dayalı rücuen alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre; hizmet alım sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğunun bulunmadığı, kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin işverene karşı sorumlu oldukları, yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüştüğü, sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenicinin sorumlu olacağı, ihbar tazminatından da son işverenin sorumlu olduğu, işveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemelerin de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebileceği, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın da yukarıdaki ilkelere uygun olarak yapıldığı, bu itibarla istinaf eden davalı aleyhine kurulan hükümde bir yanlışlık olmadığı anlaşılmakla, davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3.İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına,

4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5.HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/07/2025 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2025

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog