9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/22762 E. , 2025/3470 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs ettiği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın müsnet suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle zora ilişkin bir delil bulunmadığına, sanığın cezalandırılmasına yeterli delil olmadığına ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle eylemin cebir kullanılarak işlendiğine, alt sınırdan ceza tayininin yerinde olmadığına, sanık hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından da cezalandırılmasına ilişkindir. III. GEREKÇE
Olay tarihinde, Türk vatandaşı olup ikamet ettiği .....'dan Türkiye'ye tatile gelen mağdurenin sanığın kullandığı taksiye bindiği ve daha önceden rezervasyon yaptırdığı .... isimli otele gittikleri, kayıt yaptırdıktan sonra bir müddet lobide ve bar kısmında oturdukları, birlikte bir şeyler içtikleri, sonra döviz bozdurmak için sanık ile birlikte dışarı çıkıp tekrar otele döndükleri, bilahare otel görevlisi tanık ...nun yardımıyla odaya çıktıkları, odada aralarında cinsel yakınlaşma ve kavga yaşandığı, sanığın otelden ayrılmasından sonra mağdurenin otel görevlilerinden yardım alarak polise müracaat edip sanığın kendisine tecavüz etmeye çalıştığını iddia ettiği olayda,
Mağdurenin beyanına göre; taksiye bindiğinde ön yolcu koltuğuna oturduğu ve burada sanığın kendisinin bacaklarına dokunup zorla öptüğünü beyan etmesine rağmen İstanbul gibi kalabalık bir şehirde böyle bir eyleme tepki göstermeksizin yolculuğa devam etmesi, yolda sanığın kendisini tehdit ettiğini, otelde odaya çıkarlarken sırtına bıçak dayadığını, bu nedenle sesini çıkartamadığını ifade etmesine rağmen, dosyadaki CD izleme tutanağına göre olayın geçtiği otele ait güvenlik kamerası görüntülerinde mağdurenin sanıkla birlikte odaya çıktıklarında herhangi bir zorlamaya tabi olmadığına ve samimi tavırlar sergilediğine yönelik tespit, mağdurenin sanık ile birlikte odaya çıktıklarında sanığın kapıya ayağını koyarak zorla odaya girdiğini kendisinin bağırdığını beyan etmesine rağmen bu hususun kendilerini odaya çıkaran tanık ... tarafından doğrulanmayıp, mağdure ile sanığı odaya çıkarırken aralarındaki samimiyet nedeniyle eş olduklarını sandığı yönünde beyanı otelin resepsiyon görevlisi tanık ...'nın; sanık ile mağdurenin otele geldiklerinde birbirlerine çok samimi davrandıklarını ve barda oturduklarında sanığın elinin mağdurenin bacağında olup mağdurenin bundan rahatsız olmadığını ifade etmesi ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ile mağdure arasındaki cinsel yakınlaşmanın mağdurenin rızası dışında gerçekleştiğine dair şüpheli bir durum mevcut olup mağdure ile sanığın ne sebeple kavga ettikleri, kavganın cinsel yakınlaşmadan önce mi sonra mı gerçekleştiği hususunda bir tespitte bulunulamaması karşısında ilk derece mahkemesince atılı suçtan sanık hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi yerine istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.04.2025 tarihinde karar verildi.