10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/7939 E. , 2025/7123 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 22. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili ve davalılar ...., ... İnşaat, ... İnşaat vekillleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar ...., ... İnşaat, ... İnşaat vekillleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara Etlik Entegre Sağlık Kampüsü Projesinde ... firmasının Davalı iş ortaklığının alt taşeronu, MDM Yapının da onun alt taşeronu olup müvekkilin ... Yapı bünyesinde kalıpçı olarak çalıştığı sırada 24.05.2016 tarihinde 4. katta dairenin iç hava boşluğu üzerinde bitişik inşaat binasındaki perde kalıbı sökmek için döşel platform üzerinden geçerek aldığı kalıpları vince aktardığı sırada işçilerce platformun direklerinin alınmış olmasından dolayı 18 m yükseklikten düştüğünü, üzerinde kemer ve baret olduğunu, platformun sökümü hakkında bilgilendirme yapılmadığını, iş sağlığı güvenliği (İSG) önlemlerinin alınmadığını belirterek maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş, bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat davasını ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı MDM Yapı vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın meydana geldiği platforma gerili file mevcut olduğunu, kendisine kask ve kemer ve eğitim verildiğini, kazazedenin ilgili uyarılara riayet etmediğini, kazanın kendi kusurundan meydana geldiğini belirtmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil firma, davalı ... &... İş Ortaklığının Ankara Etlik Entegre Sağlık Kampüsü işinin alt yükleniciliğini yaptığını, davacının müvekkil şirketin Alt taşeron olarak çalıştığı şantiyede kalıpçı olarak çalıştığı, çalışılan şantiye sahasında bir çok firma faaliyet göstermekte olup; müvekkil, şirket de gerek kendi çalışanlarının gerekse şantiye sahasında çalışan diğer işçilerin iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi aldığını, gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini düzenli olarak verdiğini beyanla haksız ve mesnetsiz olarak açılmış davanın reddini talep etmişlerdir
Davalı ... İnş.Tur.Mad.Enj.Ür.San.Tic.A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Adi Ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından dava taraf ve ehliyeti bulunmadığından husumet yokluğu ve adi ortaklığın işveren sıfatı taşımadığından ve davacının işvereni olmadığından da pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, kaza emniyet kemeri kullanmayan davacının ağır kusurundan meydana geldiğinden, illiyet bağının kesildiğini, ortaklık tarafından davacıya 18.01.2016 tarihinde Temel İSG Eğitimi, İSG El Kitapçığı, 20.01.2016 tarihinde Çalışanların İSG Talimatları Eğitimi, Kişisel Koruyucu (KKD) Zimmet Tutanağı, 01.02.2016 tarihinde Yüksekte Çalışma Eğitimi, 02.02.2016 tarihinde Emniyetli Yük Kaldırma Eğitimi, 11.04.2016 tarihinde İSG Eğitimi, 22.04.2016 tarihinde KKD Malzeme ve Teçhizatlar, İskele Çalışmaları, Yüksekte Çalışma, Elle Taşıma, Tertip Düzen konularında eğitim verildiğini, Adi Ortaklığın sadece ... ile sözleşme ilişkisi bulunduğunu, sözleşmede tedbirlerin alınmasından firma sorumlu olup ortaklığın İSG uzmanları aracılığı ile tespit ettiği aksaklıkları yazılı olarak bildirdiğini ve cezai yaptırım uyguladığını belirtmiştir.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; iş ilişkisi bulunmadığını, sadece ... inşaat ile sözleşme ilişkisi bulunduğunu, Adi ortaklığın yüklenici ... inşaatın alt yüklenici olarak imzaladıkları 09.05.2015 tarihli sözleşme madde 10'da alt yüklenicinin kazaların önlenmesinin önlemleri alacağının kararlaştırıldığını, adi ortaklığın sahada İSG uzmanları bulundurup ilgili eğitimleri verdiğini, yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının emniyet kemerini takmadığından ağı" kusurlu olduğunu, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere MDM Yapının kusurlu olduğunu belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ".. davaya konu iş kazasının, ... Yapı çalışanı olan davacının kalıp söküm işi yapıldığı sırada şaft boşluğu üzerindeki platformun bir alt katta direklerinin sökülmüş olduğunu bilmeden basması ile çökmesi ve 18 m yükseklikten zemine düşmesi şeklinde iş kazası gerçekleştiği, davacının maluliyet oranı %24 olarak tespit edildiği, Mahkememizce alınan 23/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacının %20 oranında kusurlu olduğu ve davalı MDM Yapının %50 oranında, ... Şirketinin %20 oranında ve Astaldi-... İş ortaklığının ortaklığının %10 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, TÜİK verilerine ve TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamalar esas alınarak davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararının toplamının 1.031.545,71TL olduğu ve olayda gerçekleşme biçimi davacının maluliyet derecesi, kaza nedeniyle kabul edilen kusur oranı ile hak ve nesafet kuralları da dikkate alınarak davacının talebinin kısmen kabulü ile 50.000.00 TL manevi tazminatın kabulüne.." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ...., ... İnşaat, ... İnşaat vekillleri istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvuru taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine.." karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, hükme esas alınan bilirkişinin teknik uzmanlık alanına ilişkin itirazlarını değerlendirmek yerine raporlarında taraflarla hukuki çatışmaya girercesine rapor sunmasını kabul etmediğini, hesaplamalarda maddi hata yapılmış olduğuna ilişkin itirazlarının ve ATK Başkanlığının maluliyet konusunda kesin hüküm vermeye yetkili bir merci olduğuna dair açık yasa hükmünün bulunmaması karşısında davacının maluliyetinin tespitinde Yüksek Sağlık Kurulu raporunda belirtildiği şekildeki oranın maluliyet oranı olarak kabul edilmemesini, davacının ücretine davalıların itirazının bulunmadığı ücretin ihtilaflı olmadığını, raporun son ücret üzerinden yapılmasını talep ettiklerini, meydana gelen zararın ağırlığı ve davalıların olaydaki kusur oranları dikkate alındığında davacı lehine hüküm altına alınan manevi tazminat tutarı oldukça az olduğunu beyan ederek mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, husumet itirazının dikkate alınmadığını, ne kendisinin, ne de şirketin ortağı olduğu "Ortak Girişim" kazazede işçinin işvereni olmadığını, atfedilen kusur oranını asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için kabulü halinde dahi davaya konu kaza bakımından illiyet bağı kesildiğini, maluliyet oranına ilişkin raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının ücretinin davacı beyanına göre belirlenmesinin doğru olmadığını, hesap raporunda davacının aktif-pasif dönem gelir hesabında %10 artış %10 iskonto yöntemini kullanılmasının güncel Yargıtay içtihatları doğrultusunda fahiş olduğunu beyan ederek mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... İnş. Tur. Mad. Enr. Ürt. San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, Astaldi - ... Ortak Girişimi ile ... Inş. Tur. San. ve Tic. A.Ş. arasında, Ortak Girişimin yüklenimi altında inşaatı devam etmekte olan Ankara Etlik Entegre Sağlık Kampüsü Projesi kapsamında, 09-2015.05 sayılı “T2 Blok Ve ... Betonarme ... İşleri” Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme ile söz konusu işlerin yapımı tamamen ...'ya devredildiğini, şirket ya da Ortak Girişim işin yapımında hiçbir şeye karışmadığını, davacı işçinin ücretini ispat eden yazılı delillerin varlığı halinde ücretin tespiti için emsal ücret araştırması sonucu elde edilen verilerin hesaplamaya esas kabul edilemeyeceğini, ATK 3. ihtisas Kurulu’nun rapor tarihi olan 04.11.2019 tarihleri arasında değişen ve gelişen bir durumun da söz konusu olmadığı dikkate alındığında maluliyet oranının %24 olarak belirlenmesinin dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun olmadığını, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 25. Maddesi uyarınca çalışma gücünü veya iş kazası yada meslek hastalığı sebebiyle meslekte kazanma gücünü en az %60 oranında kaybedenlerin malul olarak kabul edileceğini, aktif dönem zararının malulen emeklilik tarihine kadar hesaplanması gerektiğini, zira bilinen varken ihtimale göre hesap yapılmasının doğru olmadığını, ayrıca malulen emeklilik tarihinden sonrası için de pasif dönem hesabı yapılamayacağını beyan ederek mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, aralarında sözleşme imzalanan diğer davalı ... ile yapılan sözleşme uyarınca davalı iş kazasından ... zararlar yönünden sorumluluğu olmadığını, ... şirketinin iş güvenliği uzmanının görevde olduğu esnada ve aynı şirket bünyesinde çalışan formenin talimatıyla iskelenin sökülmesi üzerine dava konusu iş kazası meydana geldiğinden, zararla arasındaki arasında illiyet bağı kesildiğini, davacının maluliyet oranının %18,2 olarak kabulü gerektiğini, kendisine yaklanan %20 kusuru kabul etmediğini, davacının maluliyet oranının %60 dan az olması sebebiyle malul sayılamayacağını, usul ekonomisi ilkesi ve makul sürede yargılanma hakkı uyarınca yerel mahkemece verilen kararın davalıların kusur oranlarına göre taksim edilmesi ve hükmün bu şekilde kurulması gerektiğini beyan ederek mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık,iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir.
1.Davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 378.290,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı vekili ve davalılar ...., ... İnşaat, ... İnşaat vekilllerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE
2.Davacı vekili ve davalılar ...., ... İnşaat, ... İnşaat vekillerinin maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere yükletilmesine,
29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.