1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin --------- ili ---------- ilçesine gitmek için davalı şirket aracılığı ile --------- 25.06.2024 tarihinde,------- ise 29.06.2024 tarihinde yolculuk yaptığını, Müvekkil hem gidişinde hem de dönüşünde tatilde kullanmak üzere kendisinin, kızının ve oğlunun eşyalarının bulunduğu iki bagaj ile yolculuk yaptığını, bagajlara ilişkin fotoğrafları dilekçe ekinde sunduklarını, ----------- geldiğinde bagajlarını teslim almak için personele başvurduğunda müvekkiline sadece kırmızı renkli sırt çantası olan bagajın teslim edildiğini, diğer bagajını sorduğunda ise o bagajın kaybolduğunun bildirildiği, şirketin müşteri temsilcisi ile görüşme yapması gerektiği şeklinde dönüş aldığını, zaman kaybetmeden davalı şirketin müşteri temsilcisi ile telefon aracılığıyla görüşme yaptığını, bu görüşmede müvekkileine bagaja ilişkin kayıp tutanağının tutulduğu belirtildikten sonra kaybolan eşyaların listesinin ve rayiç bedellerinin bulunduğu bir dilekçenin şirkete mail yoluyla gönderilmesinin istendiğini, davalı şirket tarafından istenilen her prosedürü yerine getiren müvekkilinin günler geçmesine rağmen herhangi bir şekilde cevap alamadığını, kaybolan bagajın ve içerisinde yer alan eşyaların neler olduğu hususu tanık anlatımı ile ispatlanacağını, kendisine, kızına ve oğluna internet üzerinden bilet kestikten sonra otobüs kalkış saatinden yaklaşık yarım saat önce otobüs kalkış noktasında hazır bulunup otobüs geldikten sonra ilgili personel tarafından çağrı yapılması üzerine bagajını ilgile personele teslim edip ve sundukları fotoğrafları çektikten sonra yolculuk yapacakları koltuklarına geçtiklerini, davalı tarafın müvekkilin kaybolan bagajından ve içerisinde bulunan eşyalardan sorumlu olduğu, hayatın olağan akışına uygun olarak kendisinden beklenen sorumluluğunu yerine getirmesine rağmen davalı tarafın sorumsuz davranması sebebiyle bagajının kaybolduğunu, bu şekilde zarara uğramasında davalı tarafın tam kusurlu olduğu, bagajını teslim ettikten sonra kendisine davalı tarafça herhangi bir bagaj fişi teslim edilmediğini, bagaj fişi istemesine rağmen davalı tarafın ilgili personeli tarafından otobüste yolcu sayısının az olduğu bu sebeple bagaj fişine gerek olmadığı şeklinde cevap alması üzerine bagajının fotoğrafını çektiğini, bu nedenlerle; davamızın kabulüne, Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla tahkikat sonucunda müvekkilin kaybolan eşyaları sebebiyle uğramış olduğu maddi zararın değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 200,00 TL alacağın, eşyaların kaybolduğu tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak müvekkiline ödenmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına, Karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, dava dilekçesinde bahsi geçen valizin davacıya ait olup olmadığının belli olmadığı, Müvekkili şirketin davacının valizini kaybetmediğini, uygulamada, valizi teslim alırken ve teslim ederken herhangi bir teslim tutanağı düzenlenmediğini, davacının valize ve içindekilere ilişkin iddialarını kabul etmediklerini, davacının müvekkili şirkete teslim ettiği valizin içinde ne olduğunu bildirmediğini, valizi teslim ederken içinde olanlara ilişkin tutanak düzenlenmediği, içinde nelerin olduğunun somut bir şekilde bilinmediği, valizin içinde bulunan eşyalara ilişkin bir liste beyan ettiğini, listeyi de kabul etmediklerini, listede beyan edilen eşyaların zaten söz konusu bavula sığmasının imkanının bulunmadığını, Listede orta boy valiz için 14.050 TL fiyat yazıldığını, Sırf bu beyan bile davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davacının ileri sürdüğü listedeki ürünlerin faturasının dahi bulunmadığı, tamamen sözlü beyana göre oluşturulmuş bir listeye itibar edilemeyeceğini, listeye yazılan ürünleri ve bedellerini de kabul etmediklerini, yazılan bedellerin çok yüksek, gerçek bedellerden uzak olduğunu, davacının ve ailesinin sosyo ekonomik durumunun araştırılmasının gerektiği, bu kadar eşyayı alabilecek ekonomik durumlarının olup olmadığı ve sadece bir valize bu kadar pahalı eşyalar koyabilecek ekonomik güçlerinin olup olmadığının tespitinin gerektiği, bu nedenlerden dolayı fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davacının bavulunu teslim ettiğini kabul etmediklerini, kabul etmemekle birlikte valizin ve içindekilerin faturalarının bulunmadığı, valizin içinde ne olduğuna ilişkin tespitin bulunmadığı, tamamen soyut beyanlara göre listenin oluşturulduğu, öyle bir valiz bu kadar eşya almayacağı gibi, davacının eşyalara yazdığı bedellerden kötü niyetli olduğu, en basitinden bir valize 14.050 TL yazmasının hayatın olağan akışına aykırı ve kötü niyetli olduğu, davacının sosyal ekonomik durumunun araştırılması gerektiği, davalının da kusurunun bulunduğu gözetildiğinde davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile Davacının davalıya ait otobüs ile yolculuk yaptığı esnada teslim ettiği bagajın kaybolması sebebiyle uğradığı şimdilik 200,00 TL tazminatın davalıdan tahsili talebine ilişkindir. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73. maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir" ifadesi ile tüketici mahkemelerinin görev alanı tüketici işlemleri ile sınırlandırılmıştır. Aynı Yasa'nın 3/l.maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem, tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır.Somut olayda; UYAP sisteminde yapılan sorgulamada davalının tacir olmadığı, uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen veya TTK'a sayılan mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, davalının tüketici olduğu, davanın açıldığı tarih itibari ile davanın Tüketici Mahkemesi'nin görev alanına girdiği anlaşılmaktadır.6502 sayılı TKHK'nun 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. ----------- sayılı ilamı da bu yöndedir.Bu durum karşısında, davacının tüketici konumunda olduğu, davanın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gözetilerek; mahkemenin görevsizliği nedeniyle HMK'nun 114-115 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1.HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğuna,
2.Karar kesinleştiğinde dava dosyasının görevli ----------Tüketici Mahkemelerine gönderilmek üzere, tevzii edilmesi için Tevzii Bürosuna gönderilmesine,
3.Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Tüketici Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Tüketici Mahkemesince hükmedileceğinden, bu konuda HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2025