10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2020/15834 E. , 2025/3859 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Sanıklar hakkında hükme esas alınan telefon görüşmelerine ilişkin çözüm tutanakları ile 5271 sayılı CMK'nın 135. maddesi uyarınca sanıklar hakkındaki iletişimin tespiti, dinlenilmesi ve kayda alınmasına ilişkin kararlar ve teknik araçlarla izleme kararları ile fiziki takip ve teknik araçlarla izleme zabıtlarının dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, telefon görüşmelerine ilişkin itespit tutanaklarının ve iletişimin dinlenmesi ve teknik araçlarla izlemeevkararları ile fiziki takip ve teknik araçlarla izleme zabıtlarının asılları veya onaylı örneklerinin denetime olanak sağlayacak biçimde dosyada bulundurulması, iletişim tespit çözüm tutanaklarının sanıklara duruşmada ayrı ayrı okunarak diyeceklerinin sorulması gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması,
2.Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık ... hakkında 30.12.2013 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı 15.01.2015 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı; sanığın 20.12.2013 tarihinde işlediği başka bir uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı 06.01.2015 tarihli iddianame ile dava açıldığı ve 09.06.2017 tarihinde Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/4 Esas, 2017/171 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet kararı verildiği, kararın Yargıtay tarafından onandığı ve dosyanın halen Ceza Genel Kurulunda olduğu, her iki dosyanın suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre aralarında hukuki kesintinin bulunmadığının anlaşılması karşısında; belirtilen davaların tüm delillerinin birlikte değerlendirilip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda, ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılarak karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye uygun olarak hükümlerin BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.