12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2022/1916 E. , 2025/5684 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
1.Katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Katılan vekilinin yüzüne karşı 27.12.2021 tarihinde verilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 15.02.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
2.Sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesinde; Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, sanık ve sanık müdafinin temyizi üzerine Dairemizin 25.11.2020 tarihli bozma kararı üzerine, Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 50/4, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 45.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin reddi ile sanık müdafinin temyiz isteminin düzeltilmek suretiyle onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; ölenin kesin ölüm nedeninin bilinmediği, ölene yeterli tıbbi müdahalenin yapılmadığı, sanık hakkında verilen cezanın fazla olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın, gündüz vakti idaresindeki tır ile meskun mahal içinde yer alan kontrolsüz kavşakta aracının ön kısmı ile kendi istikametine göre soldan yola giren ve karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayaya kavşak ortasında çarpması sonucu yayanın öldüğü olayda, olay günü tutulan kaza tespit tutanağında yayaya kusur atfedildiği, soruşturma aşamasında dosya üzerinden düzenlenen 17.12.2013 tarihli trafik bilirkişi raporunda sanığın tali kusurlu olup yayanın asli kusurlu olduğunun, kovuşturma aşamasında mahallinde keşif yapılarak düzenlenen 03.11.2014 tarihli trafik bilirkişi raporunda sanığın asli kusurlu olduğu yayanın ise tali kusurlu olduğunun belirtildiği, İTÜ Ulaştırma Ana Bilim Dalı Öğretim Üyelerinden oluşan heyetten alınan bilirkişi kurul raporunda sanığın kavşak başında aracını yavaşlatıp trafiği kontrol ettiği ancak tekrar hareket ederken aracın ön kısımlarını gösteren aynalardan yararlanmayarak aracın önünde ... yayayı farketmediği, dikkatsiz ve tedbirsiz davranışları ile kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunun belirtildiği, Yerel Mahkemece bir kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
1.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Katılan vekilinin yüzüne karşı 27.12.2021 tarihinde verilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 310/1.maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 15.02.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılması karşısında katılan vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereğince, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında kurulan hükümde hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında esas tam gün sayısının ve dayanak 5237 sayılı Kanunun 52/3. maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 30.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 1.bendinin 6.paragrafın çıkarılarak yerine "Sanığa verilen 4 yıl 2 ay hapis cezasının sanığın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak TCK'nın 50/4. maddesi yollamasıyla 50/1-a. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine;
TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 1520 tam gün olarak belirlenmesine,
TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik durumu gözetilerek bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 30 TL hesabıyla 45.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.06.2025 tarihinde karar verildi.