7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2025/2372 E. , 2025/7617 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 08.01.2025 tarihli ve 2022/7758 Esas, 2025/398 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.04.2025 tarihli ve 7-2022/31446 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ "Sanığın 21.03.2013 ve 23.02.2013 tarihli eylemleri nedeniyle derdest bulunan ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 01.03.2021 gün ve 2018/12500 Esas-2021/2905 Karar sayılı bozma ilamının gereği olarak birleştirilen dosyalardaki eylemin bir bütün olduğu, bölünemeyeceği ve sanığın üzerine atılı kaçakçılık suçundan dolayı TCK'nın 43. Maddesindeki zincirleme suç yönünden değerlendirme yapılarak hüküm tesis edilmesinin isabetli olduğuna ilişkindir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 inci maddesinde; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır” biçiminde düzenlenmiştir. Buna göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için; a- Aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi, b- İşlenen suçların mağdurlarının aynı kişi olması, c- Bu suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi gerekmektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi gerekmektedir. Zincirleme suçun şartlarında birden çok fiilin bulunması kavramı kapsamında zincirleme suça dahil olan fiillerin kanunen bir bütün olarak kabul edildiği hallerde, fiillerden her biri ayrı ayrı değerlendirilmemelidir. Örneğin Kanun’da zincirleme suçlarda zamanaşımı son suçun işlendiği günden itibaren başlayacağı kabul edilmiştir. (TCK'nın 66/6.m) bu itibarla zincirleme suça tabi olan fiillerde zamanaşımı son suçun işlendiği tarihten itibaren hesap edilecek, zincire dahil olan suçlar tek tek gözönünde bulundurulmayacak ve bu fiillerden ilk işlenenleri zamanaşımı dolduğu gerekçesiyle zincirleme suç kapsamında çıkarılmayacaktır. (Porf. Dr. Mahmut KOCA, Prof. Dr. İlhan ÜZÜLMEZ, Türk Ceza Kanunu Genel Hükümler 15. Baskı sayfa 530-531)
Somut olayda sanığın 21.03.2013 ve 23.02.2013 tarihlerinde ticari amaçla gümrük kaçağı sigara bulundurması nedeniyle iki ayrı kamu davası açılmıştır. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 01.03.2021 gün ve 2018/12500 Esas-2021/2905 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere, 21.03.2013 tarihli suçun iddianamesinin 29.03.2013 tarihli olduğu, diğer suçun 29.03.2013 tarihli iddianameden önce 23.02.2013 tarihinde işlendiği, eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesi de temyiz incelemesine konu kararında isabetli şekilde eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturduğu sonucuna varmıştır. Zincirleme suçu oluşturan suçlardan 23.02.2013 tarihli suçun zamanaşımına uğramamış olması sebebiyle Yukarıda yapılan açıklamalar göz önüne alındığında, dosya kapsamına göre sanığın zincirleme suçu oluşturan eylemlerinden 23.02.2013 tarihli suç zamanaşımına uğramamış olup bu eylemle bir bütün olan 21.03.2013 tarihli eylem de zamanaşımına uğramamıştır. Sanığın eylemlerinin ayrılarak 21.03.2013 tarihli eylem bakımından zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi, bu karara bağlı olarak bozma ilamının ll. Kısmının 1. ve 3. bozma nedenlerinin tesis edilmesi hukuka aykırılık oluşturmaktadır." Şeklindedir.
II. GEREKÇE
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 08.01.2025 tarihli ve 2022/7758 Esas, 2025/398 Karar sayılı ilâmında belirtilen gerekçelerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,
2.5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 08.01.2025 tarihli ve 2022/7758 Esas, 2025/398 Karar sayılı kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2025 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.