Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2025/15
Karar No
K. 2025/616
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/15 Esas
KARAR NO: 2025/616
DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07.01.2025
KARAR TARİHİ: 17.07.2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ------- model ticari aracı ---- tarihinde satın aldığını, aracın trafiğe --- tarihinde çıktığını, davalı taraftan alınan araç için ------ bedel ödendiğini, teslimden önce herhangi bir ayıbı fark edilemeyen aracın teslim alındıktan sonra, 1 ay gibi kısa bir süre sonra motorundan aşırı derecede ses geldiğini ve bunun daha büyük bir arızaya sebebiyet verebileceğinin fark edildiğini, işbu sebeple----- tarihinde anılan şikâyetler ile ilgili davalı tarafın ------- adresinde bulunan servisine aracın teslim edildiğini, İşbu tarihten beridir de aracın davalı tarafın servisinde tamirat için beklediğini,

Davalı tarafın aracı inceleyerek, ----- tarihinde mail ile müvekkili firmaya bilgilendirme yapıldığını, arıza nedeniyle ------ iletişime geçildiğini ve ticari kazanç kaybından dolayı bilgi verileceği bildiriminde bulunulduğunu, taraflarınca vakit kaybetmeksizin --------------- tarihli ihtarname keşide edilerek ayıp ihbarında bulunulduğunu, Servis ile yapılan harici görüşmede, aracın üst kapak siboplarında vuruntu olduğunu, aracın rektefiye gerektiğini ve motor revizyonu için parça beklendiğini beyan edildiğini, ancak makul süreyi aşan tamir süresi nedeni ile müvekkili şirketin aracını kullanmaktan mahrum kaldığı gibi, sıfır km aracının motor revizyonu sonrası aracı değer kaybedeceğini, aracın garantisi dahi devam ettiğini, çok kısa süre içerisinde arızalanması aracın üretiminin ayıplı yapıldığını ve aracın gizli ayıplı olduğunu gösterdiğini, Aracın motorundaki sorunun olağan gözden geçirme ile anlaşılamayacağının aşikar olduğunu, satıcı tarafın, gizli ayıp nedeniyle müvekkilinin zararlarından sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin, ticari işletmesi için dava konusu aracı, davalı şirketten satın aldığını, faaliyet alanı gereği süper marketlere meyve sebze taşıma işinde kullanılan dava konusu aracın serviste bulunması nedeniyle müvekkil şirket nakliye işi için dışarıdan hizmet almak zorunda kaldığını, dava konusu araca emsal nitelikteki araç ile alınan nakliye hizmetinin güncel bedeli yaklaşık olarak 7.000 TL olduğunu, davalı tarafa aracın--------- tarihinde onarım için teslim edildiğini, ancak bu süre zarfı boyunca hala parça bekleniyor denilerek, araç tamirinden kaçınıldığını, aracın ne kadar süre içerisinde tamir edilip teslim edileceğinin belli olmadığını, müvekkili şirketin her geçen gün aracından mahrum kalmaya devam etmekte olup, benzer bir araç için nakliye ücreti olarak 7.000 TL günlük ödeme yaptığını, aracın aylık kiralama maliyetinin ise piyasada 70.000 ile 100.000 TL arasında değiştiğini, davalı tarafın kusuru nedeni ile müvekkilinin aracını kullanmaktan mahrum kaldığını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile; uyuşmazlık konusu davalıdan satın alınan ---------- plakalı aracın gizli ayıplı olmasından ötürü, seçimlik haklarımızdan onarım hakkının kullanılmış olması nedeniyle (onarım hakkının sonuçsuz kalması veya onarım yapılmış olmasına rağmen arızanın devam etmesi halinde diğer seçimlik haklarına ilişkin dava hakları saklı kalmak kaydı ile) aracın değiştirilecek parçalarından dolayı sıfır km aracın değerinin düşeceğinden dolayı değer kaybı tazmini için bilirkişi marifeti ile tespit edildikten sonra artırılmak üzere, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin arabuluculuk son tutanak tarihinden, mümkün olmaması halinde ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Müvekkilinin ----------tarihinden dava tarihine kadar kullanmaması sebebiyle meydana gelen mahrumiyet kaybının bilirkişi marifeti ile kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artılmak üzere, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin arabuluculuk son tutanak tarihinden, mümkün olmaması halinde ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili --------- hudutları dâhilinde araç satımı, araç kiralama işleri ve yetkili servis bakım işleri ile iştigal eden sektöründe öncü ve güvenilir bir firma olduğunu, iddiaları kabul etmediklerini, davacının ayıba ilişkin ihbar sürelerini geçirdiğini, Sekiz gün içinde gerekli bildirimleri yapması gerektiğini, davacının aracı aylarca kullandığını, 8 günlük hak düşürücü süreye tabi kılınmış muayene külfetini yerine getirmiş olduğunu belgeler herhangi bir delil de dosyada mevcut olmadığını, Hukuk Muhakemeleri Kanunun 107. maddesine göre, belirsiz alacak davası açmakta, ancak davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının yahut değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin beklenemeyeceğini veya imkânsız olduğu hâllerde, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle açılabileceğini, gizli ayıp iddiasının yerinde olmadığını, aracın ayıpsız olarak teslim edildiğini, araçta üretim kaynaklı bir ayıp bulunmadığını, araca ilişkin servis kayıtları incelendiğinde davacının bütün şikayetlerine ilişkin gerekli servis işlemlerinin yapılıp şikayetlerin tümü giderilerek aracın davacıya eksiksiz ve çalışır vaziyette teslim edildiğini, araç üzerinde inceleme yapılmadan değerlendirme olamayacağını, bulunduğu iddia edilen hasar ve eksiklikler kullanımdan meydana gelen hasarlar olduğunu belirterek; davacı maliki bulunduğu ----- plakalı araca ilişkin tüm kayıtların celbi ile haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile ücret-i vekâletin davacı karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, satın alınan aracın gizli ayıplı olması nedeniyle araçta oluşan değer kaybının ve aracın serviste kaldığı süre içerisindeki mahrumiyet bedelinin tazmini talebine ilişkindir.Tarafların ticari sicil kayıtları internet ortamından alınarak dosya arasına alınmış, dava konusu ------ plakalı aracın ---- ve halen malik bilgilerini gösterir tescil ve ruhsat kayıtlarının uyap üzerinden dosya arasına alınmış, ------ tarihli bilirkişi raporu ve ----- tarihli bilirkişi ek raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı şirketten ---------tarihinde dava konusu---- plakalı aracı satın aldığı, aracın arıza yapması nedeniyle davalı yetkili servisine bırakıldığı, dava tarihinde halen yetkili serviste onarım için bulunduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava konusu aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği, ayıplı olması halinde davacının davalıdan değer kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecek ise değer kaybı oluşup oluşmadığı, ile aracın tamir süresinde kullanılamamasından kaynaklı mahrumiyet zararının davalıdan talep edilip edilemeyeceği ve edebilir ise miktarı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile; aracın üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu, araçtaki gizli ayıp nedeniyle 50.000,00 TL değer kaybı oluştuğu ve aracın dava tarihinde hala serviste olup davacıya teslim edilmediği anlaşıldığından bu süre içerisindeki mahrumiyet bedelinin 270.850,49 TL olduğu bildirilmiştir.Bilirkişi ek raporunda -------- tarihleri arasındaki 3 ay 12 günlük süre karşılığı 102 gün olarak hatalı hesaplanmıştır.

Bilirkişi raporunda 3 aylık süre 30 gün olarak kabul edilmiş ve düz hesap olarak 102 gün sonucuna ulaşılmıştır. Halbuki bu tarihler arasındaki 3 ay 12 günlük sürenin karşılığı 104 gündür. Bu süre için mahrumiyet bedeli 276.161,60-TL'dir.Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde; davacının davalıdan satın aldığı aracın gizli ayıplı olduğu, ayıp nedeniyle araçta 50.000,00 TL değer kaybı oluştuğu, ayrıca aracın serviste bulunması nedeniyle davacının mahrumiyet zararının 276.161,60-TL olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

DAVANIN KABÜLÜ İLE;

1.50.000-TL değer kaybı ve 276.161,60-TL mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 326.161,6‬0-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.Alınması gerekli karar harcı 22.280,09-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40 TL peşin harç ve 5.535,87 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 6.151,27 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.128,82-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3.Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL peşin harç ve 5.535,87 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 6.151,27 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvuru harcı, 87,50-TL vekalet harcı, 138,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.841,4‬-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

5.Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle -------------üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

6.Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

7.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 52.185,86-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 24/07/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.