13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Av. ... -
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin kısa bir süreliğine mali sıkıntıya girdiği bir sıra da yanında çalışan ... isimli şahsın, annesi olan ... adlı kişiden aldığı borç para karşılığında 245.000,00 TL değerinde alacaklısının, tanzim ve ödeme tarihi bulunmayan, sadece miktar kısmı dolu olan bir senet keşide ederek ...'a teslim ettiğini, söz konusu borcu ödedikten sonra senedi alarak imha ettiğini, müvekkil aleyhine 06.01.2017'de ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, ...Esas sayılı dosayı ile imzaya ve borca itiraz edildiğini, ayrıca davalının müvekkil aleyhine...Esas sayılı dosyası takipte bulunduğunu ileri sürüp davalı tarafa müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığının tespitine, davaya konu senedin iptaline,...Esas sayılı dosyasında takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, senet altındaki imzanın davacıya ait olduğunun ... sayılı ilamı ile sabit olduğunu, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olup dayandığı temel ilişkiden bağımsız olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.
DELLİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı alacaklının başlattığı ... esas sayılı icra takibinde, takip dayanağı bonodaki imzanın davacı borçluya ait olmadığı iddiası nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davanın önce Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı görevsizlik kararıyla dosyanın mahkememize geldiği, mahkememizin .....esas numarasına kaydedildiği, Mahkememizin ... sayılı davanın reddine ilişkin ilamı ... Dairesinin 01/11/2022 tarih,... sayılı ilamı ile; mukayeseye esas alınan belgelerin yeterli olmadığı, senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin borçlunun uygulamaya elverişli imzaların taşıyan belgelerin celbi ile yeniden rapor alınması gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararın kaldırılarak yeniden mahkememize gönderildiği görülmüştür.
Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış;
.... Noterliğinden belge asıllarının geldiği, dosyanın imza incelemesi yapılması için ... gönderildiği, ... sayılı dosya suretinin geldiği, ... esas sayılı dosyası, ... Esas sayılı dosyası, ... esas sayılı dosyasının geldiği, ... kararı doğrultusunda davacının mukayese imzalarının bulunduğu belgelerin toplandığı ve bilirkişi raporunun aldırıldığı anlaşılmıştır. ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davalı ... ... tarafından davacı aleyhine 05.01.2017 tarihinde başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte 245.000,00 TL bono bedeli, 735 TL bono komisyonu ve 79.485,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 325.220,72 TL istendiği, takibin derdest olduğu anlaşılmıştır. ...r sayılı dosyasının incelenmesinde;
Davacı tarafından davalı aleyhine imza inkarına dayalı olarak dava açıldığı, davacının imzaya ve borca itiraz ettiği,%10 teminat yatırılarak takibin geçici olarak durdurulduğu, mahkeme dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edilmesi nedeniyle davanın reddine, %20 icra inkar tazminatına, %10 para cezasına karar verildiği görülmüştür. ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davalı ... ... tarafından davacı aleyhine 12.06.2017 tarihinde başlatılan ilamlı icra takibinde; 49.000,00 TL inkar tazminatı, 555,78 TL işlemiş faiz, 660 TL vekalet ücreti, 7,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 50.223,27 TL istendiği görülmüştür.
İİK'nun "Menfi tesbit ve istirdat davaları" başlıklı 72. maddesinin 1. fıkrasında "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.", aynı maddenin 5. fıkrasında "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.", 6. fıkrasında "Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. İmzaya itiraz doğrultusunda davacı borçlunun ... kararı doğrultusunda senet tarihine yakın tarihlerdeki mukayese imzalarının bulunduğu belge asılları getirtilmiş, davacının imza ve yazı örnekleri alınmış, tatbike medar imza aslı bulunan belgeler getirtilmiştir. Tarafların göstermiş olduğu delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuştur. Bozmadan önce Mahkememizce Adli Belge İnceleme Uzmanı Bilirkişisi ...'dan aldırılan 20.05.2021 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "Belirtilen tüm bulgular birlikte değerlendirildiğinde;
Tetkike konu, borçlusu ..., Kefili ... ve alacaklısı ... olan, ...10.06.2013 Düzenleme ve 15-0cak-2014 Ödeme Günü tarihli “245.000 İkiyüzkırkbeşbin TL” değerindeki senedin sağ alt köşesinde atılı bulunan dört adet imzanın üst kısmında “Borçlu ...” adına atılı bulunan iki adet imzanın, ...'ın dava dosyası içerisinde bulunan mevcut mukayese imzalarına kıyasen, ... elinden çıktığı kanaatına varıldığı" bildirmiştir Bozmadan sonra Mahkememizce ...'den aldırılan 07.11.2024 tarihli adli tıp raporundan özetle; "İncelemeye Verilen Bulgu bölümünde tanımlanan belgeler üzerinde Doküman İnceleme (...), (...) ve Makroskop (...) cihazları ile fiziki, optik, karakteristik inceleme ve karşılaştırmalar yapılmış olup, varılan sonuçlar aşağıda belirtilmiştir.
İnceleme konusu senedin ön yüzünde “...” adına atfen atılı bulunan imzalar ile ...'ın mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada;
1.İmzaların genel şekli ve işleklik derecesi,
2.İmzaların başlangıç hareketinin yapılışı,
3.İmzalardaki dönüş hareketlerinin yapılışı,
4.İmzalardaki dikey çıkış hareketlerinin yapılışı,
5.İmzalardaki buklesel hareketlerin yapılışı,
6.İmzaların bitim hareketinin yapılışı,
7.Kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden benzerlikler görülmüş olup, inceleme konusu senet üzerinde atılı bulunan söz konusu imzaların ... ELİ ÜRÜNÜ OLDUĞU kanaatine varılmıştır." bildirmişlerdir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde; takibe konu bononun ön yüzünde atılı imzanın davacı borçlunun eli ürünü olduğu, davacının tanzim ve ödeme tarihi bulunmayan sadece miktar kısmı dolu olan bir senet keşide ederek ...'a teslim ettiğini, bononun sonradan iradesi dışında doldurulduğunu, ...'a senet bedelini ödemesi karşısında sahte senet hazırlanarak kendisine sahte senedin teslim edildiğini, takibe konu yapılan bono nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığını iddia ederek, borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, davacının takibe konulan bononun bedelsiz olduğunu, imzanın veya senet üzerindeki yazıların kendisine ait olmadığını yazılı delille kanıtlamaları gerekir. Dosyada aldırılan bilirkişi raporlarında senet altındaki imzanın davacının eli ürünü olduğu sabittir. Tanık dinleme yoluyla bononun geçersizliğinin ispatı ancak, 18.03.1959 gün ve 18/21 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki şartlar dairesinde mümkün olup, eldeki davada ise, bu şartlar gerçekleşmemiştir. Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre, bir senedin hatır senedi, teminat senedi olduğu gibi iddialarının ancak "senet", "yemin" ve "ikrar" ile ispatlanacağı yönünde kararlarını oluşturmuşlardır. (... sayılı kararları). Davalının dosya içinde ikrarını içeren bir belge bulunmadığı, davacının davalıya yemin teklif etmeyeceğini açıkça duruşmada beyan ettiği, elinde yazılı bir belge de bulunmadığı anlaşıldığından, davacı borçlunun takibin dayanağı olan bonodan dolayı davalıya borcunun bulunmadığını, senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ispat edemediğinden aşağıdaki şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
DAVANIN REDDİNE,
-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 3.756,39-TL'nin yatıran tarafa iadesine, -Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 39.200,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin e-duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 25/12/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)