Esas No
E. 2024/15453
Karar No
K. 2025/11009
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2024/15453 E.  ,  2025/11009 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/3317 E., 2024/1560 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 46. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/57 E., 2022/186 K.

Taraflar arasındaki fiili hizmet süresi zammı nazara alınarak yaşlılık aylığı tahsisi ve aylıkların tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinden 14.02.2012 tarihinde istifa ederek ayrıldığı, 3 yıl 10 ay 7 günlük fiili hizmet zammı süresinin bulunduğu, 30.07.2021 tarihinde Kuruma başvurdukları, Kurumun başvuruyu reddettiği iddiasıyla davacının 02.07.2021 tarihi itibariyle emeklilik hak kazandığının ve emeklilik aylığının bağlanması yönündeki 30.07.2021 tarihli başvurunun geçerli olduğunun tespiti ile 01.08.2021 tarihinden itibaren emeklilik aylığı bağlanması ve birikmiş aylıkların işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; beş yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, harp okullarında okuyan öğrencilerin 18 yaş dolumundan sonra geçen sürelerin fiili hizmet süresinden sayıldığı, 18 yaş altında geçen sürelerin fiili hizmetten sayılmadığı, idarenin işleminin usul ve yasaya uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; 5434 sayılı Kanun'un 32 vd. maddelerinde düzenlenmiş “fiili hizmet zammının”, 506 sayılı Kanun'daki ve içtihadı birleştirme kararı gereğince sadece sigortalılık süresine eklenmesi gereken “itibari hizmet” süresinden farklı olduğu bu yönüyle birleşen hizmetler sonrasında, 506 sayılı Kanun'un 60 ve geçici 81. maddesindeki yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin koşullar bakımından uygulama yapılırken, sigortalılık süresi yönünden, kişinin sigortalılık başlangıç tarihiden geriye doğru ekleme yapılması ile sigortalılık başlangıç tarihinin geriye çekilemeyeceği anlaşılmakla, yapılan hesaplamalarda davacının 3 yıl 10 ay 9 günlük fiili hizmet zammı süresi hizmet başlangıç tarihinden geriye çekilmediği, yaşlılık aylığı koşulları bakımından maddede öngörülen 25 yıllık sigortalılık süresi, 53 yaş ve 5600 prim günü koşullarının sağlanması gerektiği, davacının hizmet başlangıç süresi olan 15.10.1992 tarihine göre yapılan hesaplamada 25 yılın 30.11.2013 tarihinde dolduğu görülmekle, 25 yıllık sigortalılık süresi koşulunun sağlandığı ancak davacının doğum tarihi olan 09.05.1974'ten 3 yıl 10 ay 9 günlük fiili hizmet zammı süresinin indirilmesi sonucu doğum tarihi 30.06.1970 olarak bulunduğu talep tarihi olan 30.07.2021 tarihinde 53 yaşını doldurmadığından, maddede öngörülen koşulları sağlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, emeklilik için 506 sayılı Kanun'un geçici 81. maddenin ilk fıkrasının (B) bendinin (j) alt bendi gereğince 25 yıl sigortalılık süresi, 5600 gün ve 53 yaş şartlarına tabi olduğu belirgin olup, 09.05.1974 doğumlu davacının 53 yaşını doldurduğu 09.05.2027 tarihinden 3 yıl 10 ay 9 günlük fiili hizmet zammı süresinin geriye çekilmesi gerektiği hususu da dikkate alındığında; 30.06.2023 tarihi itibarıyla yaş yönünden de tüm şartları tamamlamakla, bu tarihi takip eden ayın başı olan 01.07.2023 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanılmak ve hak edilen aylıklara 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesi dikkate alınarak 01.10.2023 tarihinden itibaren faiz yürütülmek gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile Bakırköy 46. İş Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli, 2021/57 Esas, 2022/186 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacının 506 sayılı Kanun'un geçici 81. maddesi gereğince belirlenen yaş haddinden aynı yasanın Ek 39. maddesi gereğince fiili hizmet zammı süresinin indirilmesiyle yaşlılık aylığının koşullarının tamamlandığı 30.06.2023 tarihini takip eden ayın başı olan 01.07.2023 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin ve hak edilen aylıkların 01.10.2023 tarihi başlangıç kabul edilerek, her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle;

cevap dilekçesini tekrarla Kurum işlemlerinin yerinde olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, fiili hizmet süresi zammı nazara alınarak yaşlılık aylığı tahsisi ve aylıkların tahsiline ilişkindir.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog