11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/35504 E. , 2025/4972 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yapılan ön inceleme neticesinde sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerinin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ... ... hakkında verilen kararın incelenmeksizin iade edilmesi gerektiği tespit edilmekle, gereği dünüşünüldü:
A. Sanık ...
hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Karara Yönelik Katılan Kurum Vekilinin Temyizi Yönünden; Mahkemece verilen karar verilmesine yer olmadığına dair kararın, 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinde sayılan hüküm niteliğindeki kararlardan olmadığı ve temyizinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, bu karar yönünden dava dosyasının, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanıklar ..., ..., hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Kurum Vekilinin Temyizi Yönünden;
Doğrudan gelir desteğinden faydalanmak amacıyla hazırlanan belgelerin sunulduğu kurum olan İlçe Tarım Müdürlüğünün sanıklar tarafından doldurulan formdaki bilgilerin doğruluğunu araştırma, yerinde tespit etme ve sonucuna göre prim desteğinden kişiyi faydalandırma veya faydalandırmama görevlerinin bulunması, sanıkların İlçe Tarım Müdürlüğünün denetleme olanağını ortadan kaldıran hileli herhangi bir davranışının bulunmadığının anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri yasal ve yeterli gerekçe ile değerlendiren Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan düşme hükmünün yapılan incelenmesinde; sanık ...'ın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden önce 01.02.2013 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; ayrıca diğer sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümlerinin yapılan incelenmesinde; yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan kurum vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden düşme ve beraate ilişkin hükümlerin Tebliğname'ye kısmen uygun/kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanıklar ..., ..., ile ...
hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Kurum Vekili ile Sanıklar ... ve ... Müdafii, Sanıklar ... ve ... Müdafii, Sanık ... Müdafii ve Sanık ... Müdafiinin Temyizleri Yönünden;
Katılan kurum vekilinin temyiz taleplerinin hükümlerin esasına, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafii, sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz talebinin ise nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümleri nedeniyle vekalet ücretine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şeklde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan kurum vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1136 sayılı Kanun’un 168. maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanıklar lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “3.000,00 TL (tek vekalet ücreti) maktu avukatlık ücretinin hazineden alınarak beraat eden ve kendilerini tek vekil ile temsil ettiren sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ...'a, 3.000,00 TL (tek vekalet ücreti) maktu avukatlık ücretinin hazineden alınarak beraat eden ve kendilerini tek vekil ile temsil ettiren sanıklar ... ile ...'ya, 3.000,00 TL maktu avukatlık ücretinin hazineden alınarak beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık ...'a ve 3.000,00 TL maktu avukatlık ücretinin hazineden alınarak beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık ...' e verilmesine” cümlesi eklenmek suretiyle, katılan kurum vekilinin temyiz nedenleri ise yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname’ye kısmen uygun/kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
D. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ...
ile ... hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Kurum Vekilinin ve Sanıklar ... ile ... Müdafiinin Temyizi Yönünden; Katılan kurum vekilinin temyiz taleplerinin hükümlerin esasına, sanıklar ... ile ... müdafiinin temyiz talebinin ise nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümleri nedeniyle vekalet ücretine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık ...'ın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre sanığın hükümden önce 01.11.2013 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı bulunmakla, ayrıca sanıklar ..., ..., ..., ... ile ...'nun UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kayıtlarına göre hükümden sonra sırasıyla 15.02.2017, 10.02.2021, 25.10.2023, 11.01.2024, 07.07.2024 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu ve bu itibarla katılan kurum vekili ile ... ile ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen ölüm nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye kısmen uygun/kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.