11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2024/4380 E. , 2025/4674 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kayyımı ve feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 2005 yılında üç ortaklı davalı şirketin müdürü olarak seçilen davacının görev süresinin 2015 yılında sona ermesinden sonra diğer ortaklarla birlikte müdür atanması konusunda anlaşamamaları nedeniyle ortaklar kurulunun toplanamadığını, dolayısıyla kâr payı dağıtılamadığını, müvekkilinin ortaklar toplantısı için noter kanalı ile davet gönderdiğini, ancak toplantı sonucunda karar alınamadığını ve müdür atanamadığını, şirket hesabında bulunan banka hesapları üzerinde herhangi bir işlem yapılamadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 636/2 hükmü gereğince şirket ortaklarının birbirlerine karşı güvenlerinin kalmadığını ve şirketin devamının mümkün olmadığını, haklı nedenlerin varlığının bulunduğunu ileri sürerek davalı şirketin feshine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili ile feri müdahil vekili davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 16.05.1995 tarihinde kurulduğu anlaşılan şirketin 3 ortaklı olup, faaliyetinin devam ettiği, ancak şirket müdürünün 7 yıldır seçilememesi nedeni ile şirketin uzun süre organsız kaldığı ve verilen süreye rağmen bu eksikliğin giderilmediği, temsil kayyımının, genel kurulu toplantıya çağırıp gündemi düzenlemekle sınırlı olmak üzere yönetim kayyımı olarak yetkilendirildiği, yeni şirket müdürü seçimi hususunun kayyım tarafından gündeme alındığı, kayyımın çağrısı sonucu yapılan toplantıda çoğunluğun sağlanamadığı, organ eksikliğinin giderilmemesi halinde şirketin feshine karar verileceğine ilişkin TTK'nın 636. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan emredici hüküm gereği fesih koşullarının oluştuğu, bu emredici düzenleme karşısında anılan maddenin üçüncü fıkrasının uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davalı şirketin feshine ve tasfiyesine, tasfiye işlemlerini gerçekleştirmek üzere tasfiye memuru atanmasına karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ile feri müdahil vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin ve feri müdahil vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı kayyımı ile feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı kayyımı ile feri müdahil vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, alınmadığı anlaşılan 615,40 TL temyiz ilam harcı ile 3.033,70 TL temyiz başvuru harcının HMK'nın 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davalıdan alınmasına, 30.06.2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.