Esas No
E. 2021/3386
Karar No
K. 2025/9808
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2021/3386 E.  ,  2025/9808 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/89 E., 2016/412 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER: 1.Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında beraat,

2.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mahkumiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerine ve suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının müsaderesi talebine yönelik olduğu anlaşılmakla katılan kurum vekili temyizi bakımından buna hasren inceleme yapılmıştır.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

II. Sanık ..

Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir.

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanığın hüküm tarihinden sonra 20.04.2024 tarihinde vefat ettiğinin T.C. Sağlık Bakanlığı ... Devlet Hastanesi tarafından tespit ve ... İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından tescil edildiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.

Açıklanan nedenle, sanık ve müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği vefat nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

III. Sanık ..

Hakkında Kurulan Beraat Hükmü; Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri ve Suçun İşlenmesinde Kullanılan Nakil Aracı Hakkındaki İade Hükmü Yönünden

A. Sanık ...

Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden;

Sanığın, kaçak akaryakıtın ele geçtiği iş yerini, sanık ... ile birlikte işletmek üzere kurduğunun, iş yerini metal işi yapmak üzere inşa ettirdiğinin kendisinin ve diğer sanıkların savunmalarından anlaşılması, olay sırasında iş yerinde işlerin başında bulunması, iş yerine ait işleyişten bilgisi ve yetkisi olması, yer altı tankına bağlantısı bulunan pompa ve sayaç düzeneğinin bahse konu iş yerinin bir bölümünde fark edilir durumda olması göz önüne alındığında, atılı suçu ... ve ... ve ... ile iştirak halinde toplu olarak işlediği sabit olan sanığın, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 4/2. Maddesi gereğince cezada artırım yapılmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilmesi yerine, suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmek ve delillerin takdirine yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,

B. Sanıklar ...

ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri ve Suçun İşlenmesinde Kullanılan Nakil Aracı Hakkındaki İade Hükmü Yönünden Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçen eşya miktarı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;

1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;

10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin "yirmiikinci" fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.

2.Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11-son maddesi delâletiyle anılan Kanun'un 3. maddesinin (5). fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra aynı maddenin (10). fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

3.6455 sayılı Kanun'un 55. maddesiyle 5607 sayılı Kanun'un 4. maddesine eklenen 8. fıkrası "Kaçak akaryakıt satışının, 3'üncü maddesinin ondördüncü fıkrasında belirtildiği şekilde sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipman kullanılarak gerçekleştirilmesi halinde verilecek cezalar iki kat arttırılır" şeklinde; 6455 sayılı Kanun'un 54. maddesiyle 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesine eklenen 14. fıkrası ise, "Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipman bulunduranlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır" şeklinde düzenlenmiştir. 5607 sayılı Kanun'un 4/8. maddesinin uygulanabilmesi için, kanun koyucu "... 3'üncü maddenin 14. fıkrasında belirtildiği şekilde sabit yada seyyar tank, düzenek veya ekipman kullanılarak..." demek suretiyle 5607 sayılı Kanun'un 3/14. maddesine atıfta bulunmuştur. 5607 sayılı Kanun'un 3/14. maddesinde tanımlanan suçun konusunu oluşturan eşya, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'ndan alınan izin belgesine (lisansa) esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak yapılan ya da bulundurulan sabit veya seyyar tank, düzenek yahut ekipmanlardır. 5607 sayılı Kanun'un 4/8. maddesinin uygulanabilmesi için 5607 sayılı Kanun'un 3/14. maddesine atıfta bulunulması karşısında, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'ndan alınan izin belgesine(lisansa) esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak yapılan ya da bulundurulan sabit veya seyyar tank, düzenek yahut ekipmanlar kullanılarak kaçak akaryakıt satışının gerçekleştirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, eylemin gerçekleştirildiği yerin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan lisans alınması zorunlu olan bir iş yeri vasfında olmadığı anlaşılmakla, sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 4/8. maddesi gereğince artırım yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

4.Sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın atılı suçu iştirak halinde ve toplu olarak işledikleri gözetilmeden eylemin ferdi kaçakçılık olarak değerlendirilmesi suretiyle sanıklar ... ve ... hakkında tayin edilen cezada 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi gereğince artırım yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,

5.Suçun işlenmesinde kullanılan ... plaka sayılı nakil aracının, kayden malik sanık ...'nın ve sanık ...'nın beyanları ve tüm dosya kapsamından, fiilen sanık ...'ya ait olduğu atılı suça tahsis edilidiği anlaşılmakla, yakalanan eşyanın değeri ile suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının suç tarihindeki değeri nazara alındığında, nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı ve bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesi uyarınca hakkaniyete aykırı bir yanın da bulunmadığının anlaşılması karşısında, dava konusu nakil vasıtasının müsaderesi yerine yazılı şekilde iadesine karar verilmesi,

6.İddianamede talep bulunduğu halde, suçun işlenmesinde kullanılan diğer eşyalar olan sabit tankın, pompanın, sayaç ve düzeneğin müsaderesi hususunda bir karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin, sanık ...'nın ve sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, temyiz edenlerin sıfatına göre sanık ...'nın ve sanık ...'ın 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca cezada kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 26.06.2025 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.