Esas No
E. 2021/5019
Karar No
K. 2025/6885
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2021/5019 E.  ,  2025/6885 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/27 E., 2016/18 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER: Asıl karar: Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi

Ek karar: Sanık ...'ın temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma

Sanıklar hakkında kurulan asıl karar ve ek kararın; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I-Sanık ...'ın 21.04.2016 Tarihli Ek Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;

Sanık ...'ın 06.04.2016 tarihinde kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde öngörülen 1 haftalık yasal süresinden sonra 14.04.2016 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine ilişkin yerel mahkemenin 21.04.2016 tarihli ek kararında, sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık ...'ın temyiz sebeplerinin reddiyle ek kararın, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

II- Katılan ... İdaresi Vekilinin ... Plaka Sayılı Nakil Aracının İadesine Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracına ilişkin hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

III-Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Projesi Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hükümden sonra 05.12.2017 tarihinde vefat ettiğinin ve bu durumun Batman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen belgeye dayanılarak tescil edildiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.

Açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık ... hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi gereği sanığın vefat etmesi nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

IV. Katılan ...

İdaresi Vekili İle Sanık ... Müdafiin, Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden

25.12.2014 tarihinde saat 10.45 sıralarında kolluk görevlileri tarafından yapılan yol kontrolü sırasında, ... plaka sayılı kamyonetin kontrol noktasına 500 metre kala durduğu, araçtan inen sürücünün sol tarafta bulunan dereye doğru kaçtığı görülerek, kaçan sürücü olan sanıklardan ...'in görevlilerce takibe alındığı ve olay yerine 1 km. uzaklıkta yakalandığı, sanık ...'in yakalandığı sırada görevlilere şifahen, araçta sigara olduğu için kaçtığını, kendisi araçla sigara naklettiği sırada önünden ...plakalı araç ile seyreden diğer sanıklar ... ve ...'ın kendisine yardım ettiklerini beyan ettiği, bunun üzerine aynı gün saat 11.15 sıralarında sanıklar ... ve ...'ın ...plakalı araçta yakalandıkları, önleme araması kararı ile yapılan aramalarda ... plaka sayılı araçta 57.027 paket kaçak sigara ele geçirildiği, ...plakalı sayılı araçta ise suç unsuruna rastlanmadığı, olay tarihinde sanıklar ...ve ...ın üzerlerinden çıkan cep telefonlarının görüşme kayıtları incelendiğinde, adı geçenler arasında telefon irtibatına rastlanmadığı, sanık ...'in kolluk ifadesi ve mahkemedeki savunmalarında; olay tutanağı içeriğinde yer alan şifahi anlatımından farklı beyanda bulunarak, kaçak sigaraları tek başına naklederken kaza yaptığını ve aracının çamura saplandığını, yardım için sanık ...'ı arayarak olay yerine çağırdığını, bunun üzerine sanık ...'ın sanık ... ile birlikte yardıma geldiğini, sanıklar ... ve sanık ...'ın kaçak sigaralarla ilgilerinin bulunmadığını belirttikleri, sanıklar ... ve ...'ın savunmalarının da inkara yönelik olduğu olayda, sanık ...'ın atılı kaçakçılık suçuna iştirak ettiğine dair mahkûmiyetini gerektirir nitelikte her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi vekili ile sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,

V. Katılan ...

İdaresi Vekili İle Sanık ... Müdafiin, Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden Ele geçen kaçak sigaraların miktar itibarıyla ticari mahiyette olması, sanık ...'in ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre, sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;

1.Dosya kapsamına göre, sanıklardan ...'ın atılı suça iştirak ettiğine dair mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden, uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında; 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 4/2. maddesinde düzenlenen toplu kaçakçılık suçunun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun bulunmadığı ve sanığın eyleminin bireysel kaçakçılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden toplu kaçakçılıktan hüküm kurularak fazla ceza tayini,

2.Paranın alım gücü ve günün ekonomik koşullarına göre ele geçen kaçak eşyanın gümrüklenmiş değeri fahiş olduğu halde, sanığa verilen cezalarda 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 3/23. madde ve fıkra olarak değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesi gereği artırım yapılmaması,

3.Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek sanığa 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükmün yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,

4.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi gereği cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, sanığın 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi yollaması ile 3/5 ve 3/10. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi,

5.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi yerine, 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,

6.24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi ve aynı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

7.Suça konu kaçak eşyanın müsaderesi sırasında, 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi yerine, 54. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,

8.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine maktu vekâlet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ile sanıklar ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 29.04.2025 tarihinde karar verildi. (Karşı düşünce) (Karşı düşünce) KARŞI OY Sanık ... ile ilgili delilleri takdir eden mahkemenin verdiği mahkûmiyet kararının dosya kapsamına uygun olduğundan IV numaralı kararda çoğunluğun beraat gerektiği düşüncesiyle kurduğu bozma kararına muhalifim. KARŞI OY

Yargılama aşamasında ölmesi nedeniyle hakkında düşme kararı verilen sanık ... ile sanık ...’ın hakkında mahkumiyet kararı verilen sanık ...... hiç tanımadıklarını söylemelerine rağmen, sanık ...’in diğer sanıkların henüz yakalanmadığı aşamada isimlerini ve kullandıkları aracın plakasını vererek ve plakasını verdiği araçta yakalanmalarını sağladığı gözetildiğinde, sanıklar ......... ve .............hakkında mahkemenin vermiş olduğu mahkumiyete dair kararda bir isabetsizlik bulunmamakta olup, sanık ...’ın beraat etmesi gerektiğine dair sayın heyetimizin bozmaya ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.

Kollukça yapılan takibatta henüz haklarında bir delil olmadığı halde, diğer faillerin yakalanmasını sağlayan sanık ... hakkında 5607 sayılı kanunun 5/1 son cümle gereğince etkin pişmanlıktan yararlandırılıp cezasından indirim yapılmasına gerektiğine bir bozma kararı verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan bu yöne işaret etmeyen heyetimizin sayın çoğunluğunun kararına katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog