10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/8574 E. , 2025/5925 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 2. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket işyerinde çalıştığı sırada 23.10.2013 tarihinde içerisinde sıvı çelik bulunan potada gaz sıkışması nedeniyle patlama meydana geldiğini ve etrafa fışkıran kaynar vaziyetteki sıvı çeliğin davacının neredeyse vücudunun tamamına teması etmesi sonucu davacının yanarak ağır şekilde yaralandığını, davacının 1 yıla yakın tedavi sürecinde çalışamaması nedeniyle kazanç kaybına uğradığını, tedavi süresince hastaneye gidip gelmek ve sair ihtiyaçları için harcama yaptığını, maluliyet oranına göre çalışma gücünün azaldığını ve bundan dolayı da kazanç kaybı ve efor kaybına uğradığını, ayrıca manevi olarak üzüntü ve acı duyduğunu ileri sürerek ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 1.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava olunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kast ve kusurunun bulunmadığını, kazalı işçiye işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili her türlü eğitim ve koruyucu malzemenin verildiğini, kazanın gaz sıkışması neticesi beklenmedik hal nedeniyle meydana geldiğini, davacının tecrübeli bir işçi olduğunu, müvekkiline kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, davacının maluliyet oranını kabul etmediklerini bu nedenle YSK ve ATK Genel Kurulundan rapor alınmasını, manevi tazminat talep miktarının fahiş olduğunu, maddi tazminat talebinin de yersiz olduğunu zira davacıya gelir bağlanması suretiyle maddi zararının karşılandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "1-Davanın kısmen kabulü ile 590.138,14 TL maddi, 90.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yasal kesintilerin kararın icrası ve infazı sırasında gözönünde bulundurulmasına,.." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tazminat hesabı yapılırken hüküm tarihine en yakın asgari ücret verilerinin esas alınması gerektiğini ancak Mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, emsal içtihatlarına göre; maddi zarar hesabı yapılırken hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücret verilerinin esas alınması gerektiğini, somut olayda hükme en yakın tarihli 2023 yılı ikinci altı aylık dönemi (Temmuz 2023 ve sonrası) asgari ücret verilerine göre maddi zarar hesabı yaptırılması ve bu hususta da ek rapor aldırılması gerektiğini ancak Mahkeme bu hususları göz artı ettiğini, davalı şirketin ekonomik olarak Ülkenin önde gelen şirketlerinden olduğunu, talep edilen 100.000,00 TL'lik manevi tazminat miktarının makul oranda olduğunu, Mahkemece talep edilen miktarın 10.000,00 TL'lik kısmını reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin tamamen kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla temyiz talep etmiştir.
Davalı vekili katılma yolu ile temyiz dilekçesinde özetle; çelişkili kusur raporlarına göre karar verildiğini, meydana gelen iş kazasında müvekkilinin hiçbir kasıt ve kusurunun bulunmadığını, SGK Başkanlığı tarafından, müvekkili aleyhine, davacıya yapılan ödemelerin rücuen tahsili için; İskenderun 2. İş Mahkemesinin 2018/225 Esas sayılı dosyasından rücuen tazminat davasının açıldığını, iki dosyadan alınan kusur raporları arasında çelişkilerin olduğunu ve yargıda birliğin sağlanması açısından çelişkinin giderilmesi gerektiğini, Mahkemece, davacının %53 maluliyet oranı doğrultusunda hesap raporu düzenlenmesi yönünde talimat verildiğini, davacı, müvekkili ve SGK Başkanlığı aleyhine İskenderun 1. İş Mahkemesinin 2022/651 Esas sayılı dosyasından maluliyet oranının tespiti için dava açtığını, söz konusu tespit davasının henüz kesinleşmediğini, maluliyet tespiti dava dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiğini, maluliyet tespiti davası kesinleşmeksizin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı hesap raporu esas alınarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi hesap raporunda; kusur raporlarından kaynaklı olarak, maluliyet, kusur ve kurum tahsisinin mahsubunun hatalı olduğunu, manevi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zamanaşımı yönünden itirazlarının olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası sonucu nedeniyle maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle bozmaya uyulmakla taraflar yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı dikkate alınarak, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından; Mahkemece 26.12.2022 tarihli hesap raporuna davacı vekili tarafından süresinde itiraz edildiği, Mahkemece kararın Temmuz 2023 verilerinden sonra verildiği ve Temmuz 2023 yılına ait güncel asgari ücret miktarının da belirlendiği ve yeni verilere göre yeniden rapor alınmasını talep ettiği ancak Mahkemece davacının itirazı dikkate alınmadan 26.12.2022 tarihli hesap raporuna göre karar verildiği, ancak tazminat hesabında hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınması gerekmekte olup bunun nedeni tazminatların hesaplanma yöntemiyle ilgili olup tazminat miktarının belirlenmesi ileriye dönük varsayımsal hesaplamaları gerektirmesi ve gerçek belli iken varsayıma dayalı hesaplama yapılıp buna göre karar verilmesinin mümkün olmaması esasına dayalıdır. Bu durumun gerçek belli iken varsayıma gidilemez ilkesine uygun olduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.05.1991 tarihli ve 1991/9-102 Esas, 1991/267 Karar ile 17.05.2022 tarihli ve 2019/(21)10-595 Esas, 2022/639 Karar sayılı kararlarında da belirtilmiştir.
O halde, Mahkemece yapılacak iş davacının, maddi tazminatının hesabında hüküm tarihine en yakın tarihteki asgari ücretin esas alınması gerektiği dikkate alınarak hesaplama yaptırılarak sonucuna göre karar vermesi gerekmektedir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni olup İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmalıdır VI. KARAR Açıklanan sebeplerle,
1.Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Davacı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA
Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.