10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/363 Esas - 2025/16
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememize açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı Vekili, Dava Dilekçesinde Özetle; Davalı “... .... .... ”in maliki olup davalı ... .... .... dan Manisa istikametinden İzmir istikametine doğru seyri esnasında olay yeri yol bölümünde aracının kontrolünü kaybederek yolun kenarındaki Çelik Bariyerlere çarparak hasar verip davacı işletmenin zarara uğramasına neden olduğunu, davalılardan davacı zararı için 30.354,16 TL'nin 12.06.2022 olan kaza tarihinden itibaren tahsiline karar verilmesini dava ve talep edilmiştir.
CEVAP
Davalı Sigorta Vekili, Cevap Dilekçesinde Özetle; Dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde 22.03.2022-22.03.2023 tarihleri arasında 021054877367 numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu ve bu poliçeden dolayı sorumluluklarının, sigortalılarının kusuru oranında 50.000,00 TL poliçe limiti ilse sınırlı olduğunu, dolayısıyla kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının da belirlenmesinin gerektiğini, davacı talebinin fahiş olup taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, keza talebin haksız zenginleşme niteliğinde olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte zarar hesabının KDV hariç olarak belirlenmesinin gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'in usulüne uygun tebligat çıkarılmasına rağmen davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
DELİLLER
Manisa İl Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'nden dava konusu trafik kazasına ilişkin ... plakalı aracın 12/06/2022 tarihli kazasına ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağı getirtilmiş, incelenmiştir. Davalı sigorta şirketinden dava konusu trafik kazası sonucu tazminat ödemesine ilişkin başvuru yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgi ve belgeler getirtilmiş, incelenmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Ve Ön İnceleme Duruşmasında Belirlenen Uyuşmazlık Konuları Hakkında Makine Mühendisi Ve İleri Sürüş Tekniklerinde Uzman Kusur Bilirkişisi ile İnşaat Mühendisi Bilirkişiden Oluşturulan Bilirkişi Heyetinden Alınan Bilirkişi Raporunda Özetle; Davalı ... Sigorta A.Ş.'ye ZMM(Trf) Sigorta poliçesiyle sigortalı olup dava dışı “...” olduğu ... plakalı araç sürücüsü ...'un meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 52/b. maddesi kural ihlalini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağı, davacı kuruluş zararının kdv dahil toplam 30.354,16 TL olacağı ve davalıların oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları yönünde görüş ve kanaatleri bildirilmiştir. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; Davacının İşletmekte Olduğu Otoyolda Davalı Gerçek Kişinin Maliki Olduğu Davalı Sigorta Şirketince Sigortalanmış Aracın Karıştığı Trafik Kazası Nedeniyle Yol Ekipmanlarında Meydana Geldiği İddia Edilen Bakiye Hasar Bedelinin Tahsili İstemine İlişkindir.
Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık; Davada kusur oranlarının ne olduğu, Yol ekipmanlarında ödenmemiş bakiye hasar bedelinin bulunup bulunmadığı ve miktarının ne olduğu, Davalının ve sigorta şirketinin bakiye hasar bedelinden sorumlu olup olmadığı, Davalıların temerrüdünün bulunup bulunmadığı, Davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı hususlarına ilişkindir. Davalının zamanaşımı itirazının bulunduğu görülmekle kaza tarihi ve dava tarihi dikkate alınarak 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan davanın açıldığı görülmekle zamanaşımı ve hakdüşürücü süre definin reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı Borçlar Kanunun 49 ve devamı maddelerinde haksız fiil sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu zararın ne şekilde hesaplanacağı ve kimin ne şekilde sorumlu olduğu devamı maddelerde açıklanmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun hükümlerine göre, trafik kaydı "işleten"i kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş olup 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 91/1 maddesine göre işletenlerin bu kanunun 85/1 maddesine göre sorumluluklarının karşılanmasının sağlanmak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunlu kılınmış, aynı yasanın 85/1 maddesinde motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veyahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işleteninin sorumlu olacağı, aynı yasanın 85/son maddesinde ise işleten veya araç işleticisi teşebbüs sahibinin, araç sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olacağı öngörülmüştür. Aracın trafik kaydı itibariyle maliki olan davalının aracın işleteni olmadığı yönünde karinenin aksini gösterir dosyada delil bulunmamaktadır. Bu nedenlerle olaya tam kusurla sebep olmuş araç sürücüsü , aracın kayıt maliki olarak işleteni ve onu sigorta ettiren sigorta şirketi sorumludur. Kazada sürücünün tek taraflı kazada %100 oranında kusurlu olduğu, davalıların kaza nedeniyle oluşan hasardan sorumlu olduğu anlaşıldığından hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporu ile davacı kuruluş zararının kdv dahil toplam 30.354,16 TL olacağı tespit edilmiş olup davanın kabulüne karar verilmiş, hükmedilen bedele davalı araç maliki için kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi için başvuru evraklarının tarihi esas alınarak temerrüt tarihi olan 17.10.2023 tarihinden yasal faiz işletilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1.Davanın KABULÜ ile; 30.354,16 TL nin davalı sigorta şirketi için temerrüt tarihi olan 17.10.2023 tarihinden diğer davalı ... için kaza tarihi olan 12.06.2022 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi için poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline
2.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 2.073,49 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 609,13 TL harcın mahsubu ile noksan olan 1.464,36 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
3.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
4.Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.800,00 TL giderin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5.Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 609,13 TL peşin harç olmak üzere toplamı 1.036,73 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
6.Davacı tarafından yapılan 7.117,00 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı ve bilirkişi ücreti yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine,
7.Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, Miktar İtibariyle Kesin olmak üzere 13/01/2025 tarihinde karar verildi. *Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.