4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2024/8734 E. , 2024/10361 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.11.2016 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı karşı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 39.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 58.680,59 TL’ye yükseltilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının sunduğu rapordaki % 5 maluliyet oranı, PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre 09.12.2020 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile taleple bağlılık ilkesi gereğince 39.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 08.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin 05.03.2021 tarihli ve 2021/İHK-5870 sayılı kararı ile davalı vekilinin itirazı üzerine alınan 25.02.2021 tarihli ek aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre hesap yapıldığı, bu rapora göre 58.680,59 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, İtiraz Hakem Heyetince bu raporun benimsendiği, ancak davacının 39.000,00 TL tazminat talep etmesine göre raporun sonuca etkili olmayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin 05.03.2021 tarihli ve 2021/İHK-5870 sayılı kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 13.02.2023 tarihli 2022/16970 E., 2023/1596 K. sayılı ilamıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının aktif çalışma devresi olarak kabul edilen süre için Asgari Geçim İndirimi (AGİ) bedeli dâhil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı, asgari geçim indirimi bedelinin, fiili çalışmanın karşılığı olan bir ödeme olup fiilen çalışmayan kişiler için efor kaybı tazminatı hesaplanırken ücrete dahil edilmesinin mümkün olmadığı, bu itibarla ev hanımı olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalışmayan davacı için, iş gücü kaybı (efor kaybı) tazminat hesabı yapılırken tazminat hesabının yapıldığı tüm dönemlerde (aktif dönem olarak kabul edilen dönem için de) AGİ dâhil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerektiği, bu nedenle bilirkişi raporunun hatalı olduğu, davacının aktif dönemi olarak kabul edilen süre için de AGİ dâhil edilmemiş net asgari ücret üzerinden tazminat hesabının yapılması (pasif dönem hesabının kök rapordaki gibi yapılması gerektiği, kararı yalnızca davalının temyiz ettiği ve rapordaki diğer hususlarda davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınarak) için rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi, davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı uyarınca 20.02.2024 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunun alındığı, raporda Asgari Geçim İndirimi (AGİ) bedeli dâhil edilmemiş 2024 yılı güncel asgari ücret verilerine göre 336.331,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, kaza tarihindeki poliçe teminat limitinin sakatlanma için 310.000,00 TL olduğu, raporun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin 28.02.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 58.680,59 TL'ye yükselttiği, bozma kararından sonra ıslah yapılamayacağı, davacı vekilince İtiraz Hakem Heyetinin 05.03.2021 tarihli ve 2021/İHK-5870 sayılı ilk kararının temyiz edilmediği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davacının davasının kabulüne, 39.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 08.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması, uyuşmazlık tutarının kesinlik sınırı altında bırakılması amacıyla yapılan kötü niyetli ıslah talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davalıya sigortalı aracın sürücüsüne %100 oranında kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde Karayolları İdaresinin hizmet kusuru olup olmadığı araştırılmaksızın kusur tespitinin yapıldığını, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyetinin 11.03.2024 tarihli ve KIT/2024-351 sayılı son kararında 39.000,00 TL tazminata hükmedildiğini, ancak kabul edilen miktarın hatalı olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu Başkanlığına sundukları 28.02.2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 58.608,59 TL’ye yükselttiklerini ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, avans faizine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, davacı lehine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi, bu kapsamda davacı lehine 39.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ...
tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ve davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dosya kapsamından,
Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 09.12.2020 tarihli aktüer bilirkişi kök raporunda 60.662,27 TL sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, davacı vekilince ıslah dilekçesi sunulmadığı, bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 21.12.2020 tarihli ve K-2020/101493 sayılı kararı ile başvurunun kabulüne taleple bağlılık ilkesi gereğince 39.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği, karara karşı yalnızca davalı vekili tarafından itiraz edildiği, İtiraz Hakem Heyetinin 05.03.2021 tarihli ve 2021/İHK-5870 sayılı ilk kararı ile; davalı vekilinin itirazının reddine karar verildiği, kararın yalnızca davalı vekili tarafından temyiz edildiği, yapılan temyiz incelemesinde Dairenin 13.02.2023 tarihli 2022/16970 E., 2023/1596 K. sayılı ilamıyla; ev hanımı olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalışmayan davacının aktif çalışma devresi olarak kabul edilen süre için Asgari Geçim İndirimi (AGİ) bedeli dâhil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması, bu nedenle 09.12.2020 tarihli aktüer bilirkişi kök raporundaki diğer hususlarda davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınarak ek aktüer bilirkişi raporu alınması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, bozma ilamı uyarınca 20.02.2024 tarihli aktüer bilirkişi ek raporu alınmış, raporda Asgari Geçim İndirimi (AGİ) bedeli dâhil edilmemiş 2024 yılı güncel asgari ücret verilerine göre 336.331,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanmış, davacı vekilince 28.02.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile talep 58.680,59 TL'ye yükseltilmiş, hakem heyetinin 11.03.2024 tarihli ve KIT/2024-351 sayılı son kararı ile taleple bağlı kalınarak davacının davasının kabulüne, 39.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda,
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 21.12.2020 tarihli ve K-2020/101493 sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmediği, İtiraz Hakem Heyetinin 05.03.2021 tarihli ve 2021/İHK-5870 sayılı ilk kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmediği, İtiraz Hakem Heyetince Dairenin 13.02.2023 tarihli 2022/16970 E., 2023/1596 K. sayılı bozma ilamına uyulduğu,
Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan aktüer bilirkişi kök raporundaki 09.12.2020 tarihindeki veriler yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmıştır. Bu nedenle bozma ilamından sonra İtiraz Hakem Heyetince alınan 20.02.2024 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda 2024 yılı güncel asgari ücret verilerine göre hesaplama yapılması doğru olmamıştır.
Şu durumda; ev hanımı olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalışmayan davacının aktif çalışma devresi olarak kabul edilen süre için Asgari Geçim İndirimi (AGİ) bedeli dâhil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekmekle birlikte, 09.12.2020 tarihli aktüer bilirkişi kök raporundaki diğer hususlarda davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınarak, 09.12.2020 tarihi itibariyle yürürlükte olan asgari ücret verilerine göre tazminat hesabının yapılacağı ek aktüer bilirkişi raporu alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Kararın bu nedenle bozulması gerektirmiştir.
3.28.07.2020 tarihli ve 31199 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun ile 6100 sayılı HMK’nın 177 inci maddesine getirilen 2 nci fıkra düzenlemesi ile “Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.” hükmü yürürlüğe girmiştir.
Dairemizin, 13.02.2023 tarihli 2022/16970 E., 2023/1596 K. sayılı bozma ilamı sonrasında İtiraz Hakem Heyetince yapılan yargılamada alınan 20.02.2024 tarihli aktüer bilirkişi ek raporu doğrultusunda davacı vekilince 28.02.2024 tarihli ıslah dilekçesinin sunulduğu, temyize konu edilen İtiraz Hakem Heyetinin 11.03.2024 tarihli ve KIT/2024-351 sayılı son kararı ile Yargıtay Bozma Kararı sonrasında ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle davacının ıslah ettiğini bildirdiği 58.680,59 TL hakkında karar verilmediği anlaşılmaktadır.
Yukarıda ifade edilen yasa hükümleri ışığında, usul hükümlerinin derhal yürürlüğe girdiği gözetilerek 28.07.2020 tarihli ve 31199 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun ile 6100 sayılı HMK’nın 177 inci maddesine getirilen 2 inci fıkradaki hüküm uyarınca davacı vekilinin ıslah dilekçesi gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya ve davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.