Esas No
E. 2023/6918
Karar No
K. 2024/10410
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2023/6918 E.  ,  2024/10410 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1042 E., 2021/1184 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2018/787 E., 2020/194 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili özetle; müvekkilinin 18.08.2006 tarihinde geçirdiği iş kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik oranının % 47,00’den % 64,00’e arttığından bahisle fark % 17,00 sürekli iş göremezlik oranı için 133.678,89 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle davacının %17,00’lik fark sürekli iş göremezlik alacağının 274.624,91 TL olduğundan bahisle taleple bağlı kalınmak suretiyle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan hesap raporunun eksik inceleme ile düzenlendiğini, oysa davacının daha önce açmış olduğu Batman İş Mahkemesinin 2010/959 Esas sayılı dosyasında maluliyet oranının tartışılmış olduğunu ve bu davada verilen kesinleşmiş karara istinaden müvekkil ortaklık tarafından ödeme yapıldığını, dolayısıyla ortada kesin hüküm bulunduğundan yeniden artan bir maluliyet oranından söz edilemeyeceğini, aksi kanaatle fark maluliyet hesabı yapılacaksa bile bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, zira dava dilekçesindeki talebin fark % 17 oranındaki maluliyete dayalı olduğunu, buna rağmen bilirkişinin % 64 oranı üzerinden hesaplama yaptığı ve yalnızca % 47’lik kısmı tenzil ettiği, oysa daha önce ödenen bu miktara faiz işletildiği gözetilerek fark hesabının buna göre yapılması gerektiğini, ayrıca PSD tenzilatının da dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu ifade ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan fark sürekli iş göremezlik oranı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

Dosya kapsamından, davacının davalıya ait iş yerinde çalışmakta iken 18.08.2006 tarihinde iş kazası geçirdiği, bu kazadan dolayı ilk olarak aynı davalıya karşı 2010 yılında bir dava açtığı, bu kazadan dolayı % 47,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığını ileri sürerek 108.637,80 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminat talep ettiği, dosya kapsamına giren Kurum sağlık kurulu tespit kararına göre davacının sürekli iş göremezlik oranının % 47,00 olduğu, davalı işverenin davacının tespit edilen sürekli iş göremezlik oranına itiraz ettiği, davacı vekilinin ise anılan bu ilk dava dosyasının 06.03.2012 tarihli celsesinde "Müvekkilime verilen maluliyet oranı kesinleşmiştir ve maluliyet maaşı da bağlanmıştır. Aynı zamanda işveren tarafından maluliyet oranı nedeniyle ağır ve tehlikeli işlerden alınıp büro hizmetlerine verilmiştir. dolayısıyla davalı tarafın maluliyet oranına yaptıkları itiraz yersizdir." şeklinde beyanda bulunulduğu, o ilk dosyaya bakan Mahkemece kusurun % 50 davacı % 50 davalı, sürekli iş göremezlik oranının % 47,00 kabul ederek ve gerekçeli kararda davacının bu kaza dolayısıyla % 47,00 oranında sürekli iş göremez duruma geldiği açıkça belirtilerek davacı lehine 104.679,14 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği, anılan mahkeme kararının sadece davalı işveren tarafından temyiz edildiği, temyiz eden davalı vekilinin temyiz dilekçesinde sürekli iş göremezlik oranına itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürdüğü, mahkeme kararını temyiz etmeyen davacı vekilinin temyize cevap dilekçesinde mahkeme kararının onanmasını istemekle birlikte davalının sürekli iş göremezlik oranına Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde itiraz ettiğini ancak sürekli iş göremezlik oranının % 64,00 olarak tespit edildiğini, davalının sürekli iş göremezlik oranına yönelik temyizlerinin haksız olduğunu, bakiye %17,00’lik fark için fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını ileri sürdüğü, sonuç olarak Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi tarafından bu ilk dosyanın temyiz edenin sıfatına temyizin kapsam ve nedenlerine göre onanmasına karar verildiği, davacı tarafından ilk açılan dava dosyasının karar tarihinin 21.10.2014 tarihi olduğu, davacının sürekli iş göremezlik oranının artma kaydıyla % 64,00 olarak tespit edildiği Yüksek Sağlık Kurulu karar tarihinin ise bu tarihten daha önce 25.09.2013 olduğu, diğer bir deyişle davacının sürekli iş göremezlik oranının % 64,00 oranına artması şeklindeki durumun ilk dosyaya karar verilmezden önce gerçekleştiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294/1. maddesinde mahkemelerin usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdireceği belirtilmektedir. Bilindiği gibi, hakimin davadan el çekmesini gerektiren, davayı sonuçlandıran kararlarına nihai kararlar denilmektedir. Nihai kararlar, usule ilişkin nihai kararlar veya esasa ilişkin nihai kararlar (hükümler) olmak üzere ikiye ayrılır. Usule ilişkin nihai kararlar, davanın esasıyla ilgili olmayan kararlar olup, başka bir ifade ile mahkemenin maddi hukuk bakımından değil de usul hukuku bakımından verdiği kararlardır (Pekcanıtez, .../Atalay, .../Özekes, ...: Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, Ankara 2011, s.540). Bu nedenle, Mahkemece verilen görevsizlik, yetkisizlik, davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararlar usule ilişkin nihai kararlar olduğu gibi, dava şartı yokluğu nedeni ile verilen, usulden ret kararları (HMK m.115/2) da, usule ilişkin nihai kararlardır. Esasa ilişkin kararlar ise, hakimin uyuşmazlığın esasını inceleyerek verdiği kararlardır (HMK m. 294/1). Yani davada ileri sürülen taleplerin maddi hukuk açısından incelenerek esas bakımından kabul veya reddine ya da kısmen kabul ve kısmen reddine ilişkin kararlardır (Pekcanıtez/Atalay/Özekes: age., s.540). Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303)(Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005).

Somut olaya geldiğimizde Batman İş Mahkemesine ait 21.10.2014 tarih, 2010/959 Esas, 2014/1247 Karar sayılı dava dosyasında davacının 18.08.2006 tarihinde geçirdiği iş kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik oranının % 47,00 olduğu tartışılarak kesinleşmiştir, bu nedenle fark sürekli iş göremezlik oranı nedeniyle açılan eldeki davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. Mahkemece yapılacak iş, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.294/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog