16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilleri tarafından, müvekkillerin murisi murisi İsmail Burhan Demirkan adına kayıtlı ve alacaklı lehine ipotekli olan ... İli ... İlçesi ... Mah. 156 Ada 1 Parselde kayıtlı taşınmazdaki ipoteklerin fekki talepli dava ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas nolu dosyada görülmekte olduğunu, dosya kapsamında yapılan yargılamada ... A.Ş'nin adresinin tespiti amacıyla İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmış olduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen müzekkere cevabında ... A.Ş.'nin sicilden terkin edilmiş olduğu belirtilmiş olduğunu, akabinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından taraflarına ilgili şirket hakkında ihya davası açılması için 2 haftalık süre verilmiş olduğunu, 29/04/2025 tarihinde mahkemece gönderilen muhtıra ekte sunulduğunu, söz konusu şirketin, Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri gereğince 16.07.2014 tarihli 8613 sayı 201 sayfa numaralı Türkiye Sicil Gazetesi'nde yapılan ilan ile ticaret sicilinden re’sen terkin edilmiş olduğunu, şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinme (terkin) ile sona ereceğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanmasının gerek olduğunu, şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış olduğunu, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksız olduğunu, tüm bu bahsi geçen sebeplerden dolayı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinde ...
E. Nolu dosyasında yargılamaya devam edilebilmesi ve taraf teşkilinin sağlanabilmesi için ...
A.Ş'nin (Mersis No: ...) ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün resen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olduğunu ve tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici 7'nci Maddenin 15'nci fıkrasının, "Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuk menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak .. mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmünü haiz olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, söz konusu şirketin ihyası istenmekte ise; “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 16’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında yer alan “Bu Tebliğ hükümlerine göre, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü gereğince, bu işlemin madde hükmünde de belirtildiği üzere ancak bu hususta mahkemeye başvurulmak suretiyle gerçekleştirileceğinin açık olduğunu, taraf teşkilinin sağlanması istenen, yani huzurdaki davanın sebebi olan dava dosyasının da, şirket re'sen terk edildikten sonra tarihinde açılmış olduğunu, (... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası); kabul edilmemekle birlikte, re'sen terkin işlemi sırasında derdest bir dava veya icra takibi bulunmadığından; müvekkili Müdürlük tarafından, derdest davası bulunan şirketlerin silinemeyeceğine ilişkin düzenlemeye aykırı bir işlem yapılmamış olduğunu, nitekim, Yargıtay içtihadı da, re'sen terk sonrası açılan davaların, Geçici 7. madde hükümlerine aykırılık teşkil etmediği ve müvekkili Müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine yüklenemeyeceği şeklinde olduğunu, müvekkili davanın açılmasına sebep olmamış olduğunu, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, re'sen terkin işlemi hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi, davacı tarafça re'sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia ileri sürülmemiş olduğunu, son bir husus olarak da, Yargıtay içtihatları gereğince sermaye artırımı yükümlülüğünü yerine getirmediği için ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin, tekrar ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi mümkün olmadığından; taleple bağlı kalınarak sınırlı olarak dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilebileceği ve tasfiye memuru atanması gerektiği hususunu sayın mahkemenin takdirlerine sunduklarını, beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizde açılan işbu dava, ... ANONİM ŞİRKETİ'nin ihyası istemine ilişkindir.
TTK.'nın 547. maddesi; "(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" şeklinde düzenlenmiştir. Ayrıca, TTK' nın 547. maddesi kapsamında açılan davada, zamanaşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir. ... ANONİM ŞİRKETİ'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasına kayıtlı iken terkin sürecine girdiği, 07/07/2014 tarihinde resen terkin edildiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile davacı vekiline ihya davası açmak için süre verildiği, mahkememizdeki iş bu davanın açıldığı, işbu şirketin ihyasının talep edilmesinin zorunlu hale geldiği ve şirketin TTK 547.maddesi gereğince ihyasına karar verilmesi isteminde bulunduğu, davacı tarafın ihya talebinde bulunmasında HMK m.114/1-h uyarınca ihya talebinde hukuki yararın bulunduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK geçici 7. Maddesi ; "şirketler hukuku temelinde, şirketlerin sona ermesi, tasfiyesi ve ek tasfiye işlemleri ile ilgili bir hükümdür. Zira söz konusu madde esasında, şirketlerin belirli durumlarda sona ermesi halinde uygulanacak tasfiye işlemlerini ve ek tasfiye sürecini düzenlemektedir." şeklinde düzenlenmiştir.
Mahkememizce ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, ihyası istenilen şirketin TTK'nun geçici 7.maddesine göre sicilden terkin edildiği, gerek davacının davasını açmasında hukuki yararının bulunması gerek ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının yargılamasının devam etmesi ve infaz aşamasına kadar şirketin ihya edilerek yeniden tüzel kişilik kazandırılması gerekli olduğundan İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasına kayıtlı ... ANONİM ŞİRKETİ'nin ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında ve işbu kararın infaz aşamasına yönelik işlemlerle sınırlı olmak kaydıyla ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası yönünden ihyasına ve TTK'nın 547/2.maddesine göre, davanın niteliği dikkate alınarak Av. ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Davanın KABULÜ ile;
1.Davacı tarafından açılan, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil nolu ... ANONİM ŞİRKETİ'nin ihyasına ilişkin açılan davanın KABULÜNE, Davacı yanın ihyası istenilen ... ANONİM ŞİRKETİ'nin ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında ve işbu kararın infaz aşamasına yönelik işlemlerle sınırlı olmak kaydıyla ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası yönünden İHYASINA,
2.Şirketin ticaret siciline tescil ve kararın özetinin ticaret sicil gazetesinde İLANINA,
3.a) TTK'nın 547/2.maddesine göre, davanın niteliği dikkate alınarak Av. ...'in tasfiye memuru olarak ATANMASINA, b-Tasfiye memuru için aylık 7.500-TL ücret takdiri ile davacı tarafından 6 aylık 45.000-TL tasfiye ücreti avansının karar kesinleştikten sonra 2 hafta içerisinde mahkememiz veznesine depo edilmesine, tasfiye memurunun görevinin işbu ücretin depo edilmesinden sonra başladığının ilgili tasfiye memuruna BİLDİRİLMESİNE, c-Tasfiye memuru ücretlerinin tasfiye memuru atanan şirketten dava sonunda tasfiye sırasında davacıya yana ÖDENMESİNE,
4.Gerekli harçlar alındığından BAŞKACA HARÇ ALINMASINA YER OLMADIĞINA,
5.Davacı tarafından yapılan masrafların davalının yasal hasım olması nedeniyle kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
6.Davacılar kendini vekil ile temsil ettirmiş ise de; davalı yasal hasım konumunda bulunduğundan davacı vekiline vekalet ücreti verilmesine YER OLMADIĞINA,
7.6100 sayılı HMK m.333 gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra bakiye avansın yatırana İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı yanın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)