Esas No
E. 2024/10563
Karar No
K. 2025/8884
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

5. Hukuk Dairesi         2024/10563 E.  ,  2025/8884 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2023/104 Esas, 2024/315 Karar
KARAR: Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedeli ve daimi irtifak hakkı bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın ve irtifak hakkının Hazine adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ..., ... Mahallesi 445 parsel (yeni 257 ada 69 parsel) sayılı taşınmazın mülkiyet ve daimi irtifak bedelinin tespiti ile taşınmazın kamulaştırılan kısmının tapuya tesciline ve irtifak hakkı tesis ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 31.01.2014 tarihli ve 2013/300 Esas, 2014/130 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1.Mahkemenin 31.01.2014 tarihli ve 2013/300 Esas, 2014/130 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arazi niteliğindeki taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiş; ancak 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince açılan tespit ve tescil davalarında değerlendirmenin; 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin son bendi uyarınca dava tarihindeki veriler esas alınarak yapılması gerekir buna karşın dava konusu taşınmaza dava tarihi olan 2013 yılı verileri esas alınmak suretiyle değer biçilmesi gerekirken, 2012 yılı resmî verilerine göre tespit edilen metrekare birim fiyatına endeks uygulanmak suretiyle değer biçen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması, dosya içindeki bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmaz kuru tarım arazisi niteliğinde olup, kuru tarım arazilerinde % 5 kapital faizi uygulamak suretiyle metrekare bedelinin belirlenmesi gerekirken, kapital faiz oranının % 6 olarak uygulanarak metrekare bedelinin eksik tespiti doğru olmadığı gibi 7139 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden ve dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan takyidatın bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 25.11.2021 tarihli ve 2021/174 Esas, 2021/886 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazda yenileme çalışmaları yapıldığı belirtildiğinden bu husus araştırılarak, yapıldığının tespiti halinde oluşan yeni tapu kaydı ile kadastro krokisi, ilgili Tapu ve Kadastro Müdürlüklerinden getirtilerek yeni duruma göre kamulaştırma konusu mülkiyet ve daimi irtifak alanının ölçekli kroki üzerinde gösterilmesi için fen bilirkişisinden, kamulaştırma bedelinin yenileme sonrası oluşan yüzölçümüne göre yeniden tespiti için ise bilirkişi kurulundan ek rapor alınması gerektiği gibi bozma öncesinde dava konusu taşınmazın tespit edilen metrekare birim bedeline %50 oranında objektif değer artışı uygulandığı ve bu husus bozma nedeni yapılmadığı hâlde, davalı lehine oluşan usulî kazanılmış hak gözetilmeden bozma sonrası %20 oranında objektif değer artışı uygulanması ve Mahkemece verilen ilk kararın bozma ile ortadan kalktığı gözetilmeden tescil ve irtifak tesisi hususunda karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin 30.05.2024 tarihli ve 2023/104 Esas, 2024/315 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kadastro yenilemesi nedeniyle taşınmazın yüzölçümünün değiştiğinin gözden kaçırıldığını, kamulaştırma bedel tespit ve tescil davalarında vekâlet ücreti maktu iken taraflarına maktu vekâlet ücreti verilmemesinin hatalı olduğunu, yüksek üretim maliyetleri dikkate alınarak, üretim giderinde 1/3 oranınında indirim yapılmayarak eksik kamulaştırma bedeli belirlendiğini düşük net getirisi olan ürünlerin alınmasının hatalı olduğunu, objektif değer artış oranına ve kamulaştırmadan arta kalan kısım için değer azalış oranı verilmemesine itiraz ettiklerini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma konusu mülkiyet ve irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine hükmedilen vekâlet ücreti kabul edilen miktarı geçemeyeceğinden takdir edilen vekâlet ücreti yerindedir.

3.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davalından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog