Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ...Esas - ...

T.C.

KAYSERİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR

ESAS NO: ...
KARAR NO: ...
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av....
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: ...
KARAR TARİHİ: ...

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: ...

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, ... ndan almış olduğu 27/12/2012 tarihli tedarik lisansı kapsamında 01/01/2013 tarihinden itibaren elektrik enerjisinin tedariki alanında faaliyet gösterdiğini, davalı ile müvekkili şirketin arasında 23/11/2018 tarihine Perakende Satış Sözleşmesi imzalandığını, davalı müvekkili şirketin ... referans numaralı "ticarethane" tüketicisi olduğunu, davalı/borçlu hakkında başlatılan Merkezi Takip Sisteminin ... sayılı dosyasının ... referans numaralı aboneliğe ait fatura borçlarının hiç veya zamanında ödenmemesi sebebiyle müvekkili şirket tarafından başlatıldığını,28/11/2022 son ödeme tarihli 22.094,03-TL tutarındaki faturanın 919,25-TL dönemsel tüketimin 21.174,78-TL eski dönem borcu olarak göründüğünü, düzenlenen her faturanın bir önceki dönem ödenmeyen fatura borçlarını da kapsadığını, davalının 919,25-TL tutarında ki dönemsel tüketim borcunu ödediğini, 21.174,78-TL tutarındaki eski borcu ödemediğini (22.094,03-TL - 919,25 TL = 21.174,78-TL) 21.174,78-TL fatura tutarının 16.132,67-TL tutarı eski dönem tüketim tahakkuku 5.042,11-TL sinin gecikme bedeli olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 34. maddesinin 6ncı fıkrası; "Tüketicilerin zamanında ödenmeyen borçlarına, görevli tedarik şirketi tarafından bu Yönetmelikte belirlenen oranı aşmamak üzere, gecikme zammı uygulanır. Gecikme zammı günlük olarak uygulanır." şeklinde olduğunu, 5.042,11-TL tutarındaki gecikme, geçmiş dönem faturalarının zamanında ödenmemesinden kaynaklandığını, davalının hiç ödenmeyen 28/11/2022 son ödeme tarihli faturasına mevzuat kapsamında gecikme bedelinin işletildiğini, 15/01/2024 son ödeme tarihli 6.820,90-TL bedelli gecikme faturası düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, davalının ödenmeyen fatura borçları sebebiyle aboneliğin müvekkili şirket tarafından 24/01/2024 tarihin de sonlandırıldığını, müvekkili şirketin davalıya sözleşme süresince eksiksiz hizmet verdiğini, hizmet bedellerini usulüne uygun olarak faturalandırarak yine mevzuat ve sözleşme gereği davalıya ilettiğini, davalı tarafça fatura bedelleri ödenmeyerek müvekkilinin hak kaybına uğratıldığını beyanla davalı aleyhine başlatılan Merkezi Takip Sisteminin ... sayılı dosyasına 12/02/2024 tarihinde, haksız ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptaline, icra takibinin devamına, 2004 Sayılı İcra İflas Kanununun 67'nci maddesinin 2'nci fıkrası gereğince %20 den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılamaya sebebiyet vermesinden ötürü vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı taraftan tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından dava şartı olan tüketici hakem heyetine başvuru şartının yerine getirilmediğini, davacı şirketin davayı tüketici mahkemesinde açması gerekirken Asliye Ticaret Mahkemesinde açtğını, davanın görevsizlik nedeniyle reddi gerektiğini, davanın elektrik tüketimine ilişkin olup tüketici mahkemesinde açılması gerektiğini, taraflar arasındaki elektrik tüketimine ilişkin sözleşme kurulduğuna dair ispat yükünün davacıda olup, davacının yazılı olarak sözleşme kurulduğunu ispat edemediğini, davacı tarafından son düzenlenen faturadan 13 ay sonra fatura düzenlenerek icra takip aşamasına geçilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 11.11.2022 tarihli son faturanın ödenmemesinden sonra davacı şirketin 11 Aralık 2022 tarihinde elektrik kesintisi yapılacağını bildiren fatura düzenlenmesi gerekirken, son ödenmediğini iddia ettiği faturadan yaklaşık 13 ay sonra 15.01.2024 tarihinde davalıya kesinti yapılacağına ilişkin bildirim yaptığını iddia eden fatura düzenlendiğini, davacı şirketin 11.12.2022 tarihinde kesinti yapılacağına ilişkin usulüne uygun olarak bildirimde bulunarak elektrik kesintisi yapmalı ve gecikme bedeli ile 16.12.2022 tarihinde yasal takibe geçmesi gerektiğini, müvekkile usulüne uygun bildirim yapmadan 13 ay boyunca gecikme faizi uygulamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Dava, Merkezi Takip sisteminin... sayılı dosyasına karşı yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.

TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.

Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup,

TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Taraflar arasındaki var olduğu iddia edilen ilişkinin satım sözleşmesinden kaynaklanması ve satım sözleşmesinin TTK' nın 4/1 maddesinde düzenlenmemesi, Borçlar Kanunu'nda düzenlenmesi nedeni ile davanın mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmıştır. Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.

TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır. Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; davaya uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur Erciyes Vergi Dairesi'nin 02/10/2025 tarihli yazı cevabında davalı ...'in mükellefiyet kaydığının olmadığının tespit edildiği hususu mahkememize bildirilmiştir.

01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 Sayılı Kanunun 2. Maddesi ile değişik TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası ile Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü itirazından çıkarılmış, görev ilişkisine dönüştürülmüştür.

HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.

Dosya kapsamına göre, dava konusu edilen uyuşmazlığın TTK'nın 4. maddesine göre, ticari dava olmadığı, bu nedenle de mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, görev ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu,

HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:

1.H.M.K'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE,

2.Hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli KAYSERİ NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine,

3.HMK.'nun 20. maddesi gereği kararın kesinleştiği tarihten veya kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde,

HMK'nın 331/2. maddesi gereğince dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

4.Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde, harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede hüküm altına alınmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi' nde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.10/10/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog