10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/534 E. , 2024/13609 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı ... vekili asıl dava dilekçesinde; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanun'u 31. maddesi uyarınca vergi indiriminden yararlanarak bağlanmış olan yaşlılık aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptalini, aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasını, maaş kesintisinin yapıldığı günden karar kesinleşinceye kadar işleyecek olan aylıkların yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsilini 2.09.2019 tarihli borç bildirim belgesi ile istenen borcun iptalini ve Kuruma borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davacı ... vekili birleşen 2019/566 Esas sayılı dava dilekçesinde; 05.09.2019 tarihli ... sayılı borç bildirim belgesi ile istenen "bayram ikramiyesi yersiz ödeme" konulu borcun iptali ile davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davacı SGK Başkanlığı vekili birleşen 2020/282 Esas sayılı dava dilekçesinde; davalı sigortalıya 6.402,38 TL yersiz aylık ve 2.000.00 TL yersiz bayram ödemesi nedeniyle yapılan icra takibine yapılan itirazın iptaline %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
" Asıl dava ile asıl dava üzerinde birleşen Mahkemenin 2019/566 Esas sayılı davanın kabulü ile
1.Davacının çalışma gücü kayıp oranının %43 olması sebebiyle engellilik indiriminden yararlanması gerektiğinin tespitine,
2.Davalı Kurumun davacının aylığının kesilmesine ilişkin işleminin iptali ile davacıya kesintinin yapıldığı günden itibaren aylık bağlanmasına,
3.Davacıya, maaş kesintisinin yapıldığı günden itibaren ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4.Davacıya gönderilen 02.09.2019 tarih ... sayılı borç bildirim belgesinin iptali ile davacının bu bildirim nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının tespitine,
5.Davacıya gönderilen 05.09.2019 tarih ... sayılı borç bildirim belgesinin iptali ile davacının bu bildirim nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının tespitine, Mahkeme dosyası üzerinde birleşen 2020/282 Esas sayılı davanın reddine, dosya davalısı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinde isabetsizlik olmadığı sigortalı ...'ın kontrol muayenesine sevk edilerek Kayseri Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen 14.05.2019 tarih... nolu sağlık kurulu raporunun Merkez Sağlık Kurulunca incelendiği ve çalışma gücünü %37 oranında kaybettiğinin tespit edildiği, dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu raporlarında hukuki uyarlık bulunmamakta olup hükme esas alınmaması gerektiğini, Merkez Sağlık Kurulunca kesin karara bağlanan raporlar üzerine işlemler tesis edildiği, bu şekilde ilgilinin vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanıp kazanmayacağına, ilgiliye yaşlılık aylığı bağlanıp bağlanmayacağına idarece karar verildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali, davacının borçlu olmadığının tespiti, birleşen davada itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 06.04.2016 tarihli engelli sağlık kurulu raporunda davacının engel oranının %43 olarak tespit edildiği, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının 5.5.2016 tarihli kararı ile 6.4.2016 tarihli sağlık kurul raporunun Merkez Sağlık kurulunca incelenmesi sonucu çalışma gücünün %43’ünü kaybettiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre 6.4.2016 dan itibaren üçüncü derece engelliler için uygulanan engellilik indiriminden faydalanması gerektiğinin bildirildiği, davacıya 1.7.2016 tarihinden başlamak üzere ... SK Geçici .../A maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, 3.4.2019 tarihli yazı ile davacıya teftiş incelemesi neticesinde kontrol muayenesine tabi tutulduğunun bildirildiği, kontrol muayenesi sonucu temin edilen Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 14.05.2019 tarihli engellilik sağlık kurulu raporunun Merkez Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının 23.8.2019 tarihli kararında Merkez Sağlık Kurulunca çalışma gücünün %37 sini kaybettiği belirtildiğinden ve engel oranı %40 altında olduğundan engellilik indiriminden yararlanmasının mümkün olmadığının belirlendiği ve yaşlılık aylığının 21.5.2019 tarihi itibariyle kesildiği anlaşılmaktadır.
Yargılama sırasında mahkemece davacının çalışma gücü kaybı oranının ve başlangıç tarihinin tespiti isteğiyle Yüksek Sağlık Kuruluna gönderilmesi üzerine Yüksek Sağlık Kurulunun 18.01.2021 tarihli kararında, “ Kayseri Şehir Hastanesinin 14.05.2019 tarihli sağlık kurulu raporu değerlendirildiğinde oranın %43 olduğuna" karar verildiği, Adli tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulunun 20.09.2021 tarihli kararında 14.05.2019 tarihinden beri ve hâlihazırda engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %43 olduğunun bildirildiği görülmektedir.
Davanın yasal dayanağını belirleyen 5510 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesinde 2. fıkrasında "Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 60 ıncı maddesinin (C) bendinin (b) alt bendi ve Geçici 87 nci maddesine göre işlem yapı..." lacağı düzenlenmiştir. 506 sayılı Kanun'un mülga 60. maddesinin (C) bendinin (b) alt bendinde sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlananlara hangi koşullara göre yaşlılık aylığı bağlanacağı düzenlenmiş: Geçici 87 nci maddesinde ise anılan koşullardan yaş sınırlarının yükseltilmesi nedeniyle kademelendirme hükümleri getirilmiştir. Söz konusu 60 ıncı maddenin (C) bendinde belirtilen sakatlık nedeniyle vergi indiriminden kimlerin yararlanabileceği ve yararlanmanın diğer koşulları 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda düzenlenmiştir. 193 sayılı Kanun'un "Engellilik indirimi" başlıklı 31 inci maddesi uyarınca "çalışma gücünün asgarî % 80'ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece engelli, asgarî % 60'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece engelli, asgarî % 40'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece engelli sayılır ve aşağıda engelli dereceleri itibariyle belirlenen aylık tutarlar, hizmet erbabının ücretinden indirilir." Aynı maddede, bu engellilik derecelerinin tespiti ile uygulamaya ilişkin usul ve esasların, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından birlikte hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği açıkça hüküm altına alınmıştır.
28.04.1981 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tespit Şekli ile Uygulaması Hakkında Yönetmelik’in 1. maddesinde; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun değişik 31. maddesi kapsamında sakatlık indiriminden yararlanacak hizmet erbabının sakatlık derecelerinin tespiti ile indirimin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesinin amaçlandığı belirtilmiştir.
Yönetmeliğin 6. maddesi, vergi indiriminden yararlanmayı sağlayacak sağlık kurulu raporunun hangi sağlık kuruluşları tarafından düzenleneceğini belirlemiştir. Yönetmeliğin 7., 8. ve 10. maddelerinde ise düzenlenen raporlar üzerine yapılacak işlemler detaylı şekilde açıklanmıştır. Bu çerçevede, Maliye Bakanlığı bünyesinde Merkez Sağlık Kurulu oluşturulmuş olup, Kurulun bir tür yasal bilirkişi olarak görev yapması öngörülmüştür. Yetkili sağlık kuruluşlarınca düzenlenen raporlardaki laboratuvar bulguları, klinik muayene sonuçları, sakatlık bulguları ve teşhisler Merkez Sağlık Kurulu tarafından incelenmekte; rapor formunda kendine ayrılan bölümde, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ekindeki cetvellerde yer alan sakatlık arızaları esas alınarak çalışma gücü kaybı oranı belirlenmektedir. Dolayısıyla, bir kişinin sakatlık indirimi kapsamında vergi indiriminden yararlanıp yararlanamayacağına karar verme yetkisi doğrudan Merkez Sağlık Kurulu eliyle Maliye Bakanlığına aittir.
Her ne kadar 18.03.1998 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ile bazı değişiklikler yapılmışsa da, bu değişiklikler yalnızca sakatlık grupları ve arıza çeşitlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin olmuş; 24.09.1998 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tespit Şekli ile Uygulaması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik ile de birtakım düzenlemeler getirilmişse de Merkez Sağlık Kurulu’nun görev ve yetkileri korunmuştur. Ayrıca, 14.01.2012 ve 30.03.2013 tarihli Resmî Gazetelerde yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelikler ile 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında da 28.04.1981 tarihli yönetmelikte Merkez Sağlık Kuruluna ilişkin herhangi bir değişiklik yapılmamış, bu düzenleme aynen yürürlükte kalmıştır.
Eldeki davada; engellilik oranının tespiti amacıyla alınan raporlarda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından davacının engellilik oranının %43 olarak belirlenmesi üzerine Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki söz konusu raporlar yukarıdaki açıklamalar kapsamında Merkez Sağlık Kuruluna gönderilerek davacının vergi indiriminden yararlanıp yararlanmayacağı ve derecesine ilişkin görüş alınmadan eksik değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.