10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA:
Davacı vekili 30/05/2025 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil telefon alım satımı ile uğraşan iletişim şirketidir. Dava dışı ---- ile müvekkil şirket arasında 24.03.2023 tarihinde------ marka ve model cep telefonunu konu edinen bir satış sözleşmesi yapılmıştır. Daha sonra -------- cep telefonunun şarj olmadığı ve açılmadığı şikayeti ile tüketici hakem heyetine ----- İlçe Tüketici Hakem Heyeti ------- sayılı karar ile bu durumun kullanıcı kaynaklı olmadığı mekanik donanım kaynaklı olduğu tespit edilmiş ve ürünün ayıpsız benzeri ile değişimine karar vermiştir. Müvekkil verilen bu karara ------ Tüketici Mahkemesinin -------. Sayılı dosyasıyla itiraz etmiştir. Tüketici mahkemesi davanın reddine ve şikayete konu olan ürünün ayıpsız misli ile değişimine hükmetmiş ve karar kesinleşmiştir. ------ tüketici hakem heyetine başvurduğu süreci müvekkil şirket gecikmeksizin şikayete konu olan ürünün distribütörü olan davalı ----- mail yoluyla iletmiş ancak herhangi bir yanıt alamamıştır. Mezkur olay neticesinde müvekkil şirket, kusuru ve sorumluluğu bulunmadığı halde bozuk ürün yerine başka sıfır ürün vermek sureti ile zarara uğramış olup meydana gelen zararın sorumlusu davalıdır. Zira sıfır ürün olarak ----- tarafından müvekkile verilen ürün en başından beri ayıplıdır. Müvekkilin kendisine verilen sıfır ürünü açarak veya kullanarak denemesi ve ayıbı öğrenmesi mümkün değildir. Müvekkil ancak müşterinin kullanması halinde bu durumu bilecek durumdadır ki olayda da ------ tarafından yapılan başvurular üzerine alınan bilirkişi raporlarında bu durum ortaya çıkmış ve ürünün hiç kullanılmadan donanımdan kaynaklı olarak başta hatalı olduğu tespit edilmiştir. İşbu nedenle ortaya çıkan zararın davalıya rücusu ve davalının müvekkil şirketi uğratmış olduğu zararın tazmini için iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olmuştur. ----- cep telefonunun distribütörüdür. Fatura ,bayi kodu ve sipariş numarası ekte sunulmuştur. Üretim kaynaklı ayıplar, alıcının kusuruna dayanmayan ve satıcının/üreticinin garanti sorumluluğunu doğuran hallerdendir. Davalı firmanın sessiz kalması, zarar giderme yükümlülüğünden kaçınma anlamına gelmektedir. Hakem heyeti kararının kesinleşmesi neticesinde müvekkil 02.05.2025 tarihinde söz konusu ürün yerine müşteri talebi doğrultusunda müşteriden 35.000 TL fark alarak 83.999 TL tutarındaki ------ marka ve modeldeki telefonu ayıpsız benzeri ile değişmiştir. Bu itibarla müvekkil ürünü ayıpsız benzeri ile değiştiği sıradaki ürün fark bedeli olan 43.999 TL tutarında zarara uğramıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen 5/A maddesi kapsamında arabulucuya müracaat edilmiş ise de uzlaşma sağlanamamıştır." denmiştir.
Davalı tarafın usulüne uygun tebligatta rağmen dosyamıza herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ayıplı mal satışı iddiasından kaynaklı olarak ödenen bedelin rücu talebine ilişkindir.
Öncelikle taşınır satışına ilişkin ayıptan sorumluluğu düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 219.maddesi uyarınca ayıp olgusunu tanımlamak gerekmektedir. 6098 sayılı TBK'nın 219.maddesi şu şekildedir : '' Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.''
Ayıp; bir malda sözleşme ve yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların yer almasıdır. Bu çerçevede ayıp kavramının içeriği belirlenirken öncelikle; sözleşme hükümlerine bakılmalıdır. Sözleşme ele alınırken bakılacak ilk husus, taraflar arasında satılan malın hangi özellikleri içermesi konusunda açık bir anlaşmanın olup olmadığıdır. Üzerinde anlaşma olmayan durumda ise, sözleşmenin yorumundan hareketle tarafların zımnen bu konuda bir anlaşma yapıp yapmadıklarına bakılacaktır. Zımni anlaşmanın dahi olmadığı durumlarda, sözleşmenin tümü dikkate alınacak ve dürüstlük kuralına göre malın taşıması gereken vasıflar belirlenecektir. Bu anlamda ayıp, malın sözleşmeye göre taşıması gereken nitelikleri taşımaması hâli veya bu hususta özel bir hüküm olmasa da, sözleşmenin niteliği ve içeriği dikkate alındığında, malda mevcut olması gereken vasıfların eksikliği şeklinde ortaya çıkacaktır. Satılan maldaki ayıp, açık veya gizli ayıp şeklinde olabilir. Açık ayıplar, ilk bakışta görülebilen veya basit bir muayene ile anlaşılabilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıplar, ilk bakışta fark edilemeyen, sonradan yapılacak detaylı bir muayene ile anlaşılan ayıplardır. Bu tür ayıplar genelde malın yapısıyla ilgili olan ve kullanılmasıyla anlaşılan ayıplardır. Nitekim ayıba karşı tekeffül hükümlerinde alıcının seçimlik haklarını düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 227.maddesi şu şekildedir : '' Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1.Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2.Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3.Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme
4.İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.''
Somut olayda davacı vekilinin davalı tarafından tedarik edilen ürünün ayıplı olması nedeniyle ayıpsız benzeri ile değişim sırasındaki fark bedelini talep ettiği davaya konu cep telefonun 22.02.2023 tarihli fatura uyarınca davalı tarafından tedarik edildiği ve davacı bayiye verildiği bahse konu ürün hakkında dava dışı tüketici 3. Şahıs tarafından ------ İlçe Tüketici Hakem Heyetine yapılan başvuru sonrası ürünün ayıpsız benzeri ile değişimine karar verildiği davacı tarafaça bahse konu karara yönelik yapılan itirazın ----- Tüketici Mahkemesince ----- Esas ------Karar sayılı dosya ile kesin olmak üzere reddine karar verildiği bu haliyle karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporu da dikkate alındığında dava konusu cihazdaki ayıbın üretim aşamasından kaynaklı olduğu tespitine yer verildiği dikkate alındığında bahse konu üründe kullanım sırasında ortaya çıkan gizli ayıp hali bulunduğunun açık olduğu bu ayıptan ise davalı distribütörün sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın kabulü ile; 48.999,00 TL’nin temerrüt tarihi olan 02.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine
3.Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 3.347,12 TL harçtan, peşin yatırılan 836,79 TL harcın düşümü ile geri kalan 2.510,33 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4.Davacı tarafından yapılan 836,79 TL Peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı 47,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.499,19 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5.Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
7.4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.