35. Hukuk Dairesi
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35.
HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/807 - 2025/1117 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/02/2024
NUMARASI : 2021/372 Esas - 2024/120 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 25/09/2025
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile asıl ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, 26.08.2020 tarihinde davacılar ..., ... ve çocukları ...'nın ... plaka sayılı araçları ile seyir halinde oldukları sırada sürücü ...'ın yönetimindeki ... model aracı ile davacıların aracına önce arkadan çarptığını, daha sonra davacıların aracının soluna doğru manevra yaparak tekrar arkadan çarpmak suretiyle davacıların aracının yolun sağına doğru savrulmasına, bariyerlerle çarpmasına ve bariyerleri aşmasıyla birlikte banketten aşağı düşmesine sebebiyet verdiğini, meydana gelen kaza sebebiyle davacıların ağır yaralanarak hastaneye kaldırıldığını, ... ve ...'nın müşterek çocukları ...'nın da kaza esnasında arabadan fırladığını ve bu sebeple yüzü, omuzu ve bacağının yaralandığını, kafasında dikiş izleri olduğunu, davalıların kazaya karışan aracın zorunlu trafik sigortacısı, sürücüsü ve işleteni olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak davası olarak 65.000,00-TL tazminatın ve 40.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Ankara 14.ASTM’nin 2022/236E. sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde, asıl dava konusu trafik kazası nedeni ile asıl dava dilekçesinde ileri sürülen maddi ve hukuki olgulara dayalı olarak davacılardan ... yönünden geçiçi ve sürekli işgöremezlik nedeni ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 1.000,00-TL maddi tazminat, müvekkilleri ... yönünden 5.000,00-TL, ... yönünden ise, 1.000,00-TL manevi tazminat ile 500,00-TL araç hasar bedeli alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili talep artırım dilekçesi ile; davacı ... için sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat tutarını 465.755,83 TL, bakıcı giderini 8.829 TL, geçici işgöremezlikten kaynaklanan tazminat tutarını 23.328,10 TL olarak, davacı ... için sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat tutarını 2.008,198,44 TL, bakıcı giderini 2.943 TL olarak, davacı Hava için geçici işgöremezlik, sürekli işgücü kaybı ve geçici bakıcı giderine ilişkin taleplerini toplam 237.490,27 TL olarak, araç hasarına ilişkin dava değerini 107.000,00 TL olarak arttırmıştır. Asıl ve birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; asıl davada davalı ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, (maddi tazminat talep kalemleri yönünden) davacılardan ... yönünden bedel artırım talebi gözetilerek 5.321,00-TL tedavi gideri, 23.328,10-TL geçici işgöremezlik, 465.755,83-TL sürekli işgöremezlik, 8.829,00-TL bakıcı gideri alacağı olmak üzere toplam 502.633,93-TL alacağın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 23/06/2021, diğer davalılar yönünden ise; trafik kazasının gerçekleştiği 26/08/2020 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,davacılardan ... yönünden bedel artırım talebi gözetilerek 4.811,00-TL tedavi gideri, 6.974,13-TL geçici işgöremezlik, 2.008.198,44-TL sürekli işgöremezlik, 2.943,00-TL bakıcı gideri alacağı olmak üzere toplam 2.022.926,57-TL alacağın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 23/06/2021, diğer davalılar yönünden ise; trafik kazasının gerçekleştiği 26/08/2020 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,davacılardan ... yönünden bedel artırım talebi gözetilerek 738,10-TL tedavi gideri, 686,70-TL bakıcı gideri alacağı dahil olmak üzere toplam 1.424,80-TL alacağın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 23/06/2021, diğer davalılar yönünden ise; trafik kazasının gerçekleştiği 26/08/2020 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik taleplerinin ayrı ayrı reddine, (manevi tazminat talep kalemleri yönünden) davacılardan ... ve ... yönünden ayrı ayrı takdiren 12.500,00-TL, diğer davacı ... yönünden 3.000,00-TL olmak üzere toplam 28.000,00-TL manevi tazminatın trafik kazasının gerçekleştiği 26/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak anılan davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı sigorta şirketine yönelik manevi tazminat talebinin reddine, birleşen Ankara 14.ASTM’nin 2022/336E. sayılı dosyasında davacılardan ... yönünden bedel artırım talebi gözetilerek 418,30-TL tedavi gideri, 6.974,13-TL geçici işgöremezlik, 227.159,34-TL sürekli işgöremezlik, 2.943,00-TL bakıcı gideri alacağı olmak üzere toplam 237.494,77-TL alacağın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 18/05/2022, diğer davalılar yönünden ise; trafik kazasının gerçekleştiği 26/08/2020 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak anılan davacıya verilmesine,davacılardan ... yönünden bedel artırım talebi gözetilerek 107.000,00-TL araç hasar bedelinin trafik kazasının gerçekleştiği davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 18/05/2022, diğer davalılar yönünden ise; trafik kazasının gerçekleştiği 26/08/2020 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak anılan davacıya verilmesine,davacılardan ... yönünden takdiren 3.000,00-TL, diğer davacı ... yönünden 1.000,00-TL olmak üzere toplam 4.000,00-TL manevi tazminatın trafik kazasının gerçekleştiği 26/08/2020 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi haricindeki davalıdan alınarak anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,davalı sigorta şirketine yönelik manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl ve birleşen davada davalı ... sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece verilen kararda kaza tarihi itibariyle geçerli olan poliçe teminat limitinin hatalı belirlendiğini, kaza tarihi itibariyle trafik sigortası poliçe teminat limitinin 410.000-TL olduğunu, mahkemenin poliçe teminat limitinin üzerinde hatalı karar verdiğini, tüm zarar görenler için poliçede tek bir ‘kaza başına maddi tazminat’ teminatı bulunduğunu, bu durumda KTK’nın 96.maddesi uyarınca ‘’bir teminat için birden fazla zarar görenin olması durumunda, teminatın zarar görenler arasında hasarları oranında paylaştırılması gerekir’’ hükmü uyarınca ‘’proporsiyon’’yapılarak teminatın paylaştırılması gerektiğini, davacının sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve tedavi giderine ilişkin taleplerinin tek kloz ile teminat altına alındığını, bu halde davacının 410.000,00-TL'yi aşan taleplerinin reddi gerektiğini, kararda davalı sigorta şirketinin sınırlı sorumluluğu gözetilmeksizin yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların tamamından davalı şirketin de sorumlu tutulmuş olmasının yerinde olmadığını, gerekçeli kararda davalı şirketin sorumluluğunun açıkça belirtilmesi gerektiğini, mahkemece kusur incelemesi yapmadan ve sigortalının kusur oranı nazara alınmadan müşterek ve müteselsil sorumluluğa hükmedilmesinin yerinde olmadığını, hükme esas alınan maluliyet oranlarının hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, davalının dava konusu kazaya sebebiyet vermediğini, davacıların içerisinde bulunduğu araca davalının sevk ve idaresinde olan araçla çarpmanın sözkonusu olmadığını, ceza yargılamasında da bu hususun sabit olduğunu, davalının kazayla bir ilgisi bulunmadığından beraatine karar verileceğinin kuvvetle muhtemel olduğunu, zira; kaza tarihinde kaza ile ilgili olarak beyanda bulunan davacılar ve görgü tanıklarının ifadelerinde kazanın meydana geliş şeklini anlatarak akabinde söz konusu aracın markasını belirttiklerini, ceza yargılaması kapsamında davacıların, kendilerine arkadan çarpıldığı ve söz konusu kazanın ani gelişmesi nedeniyle çarpan araca ilişkin detaylı bilgi sahibi olmadıkları, yalnızca çarpan aracın ... markası olduğu ve bunu da görgü tanıklarının beyanları doğrultusunda bildiklerini beyan ettiklerini, yerel mahkeme tarafından bu husus irdelenmeksizin karar verilmiş olmasının yerinde olmadığını, talimat yoluyla dinlenen tanık ...'un ifadesinde görüleceği üzere davalının herhangi bir kazaya karışmadığının sabit olduğunu, soruşturma kapsamında dinlenen tanıklar ...'in kazaya karışan aracın modelini ve markasını detaylıca belirttiklerini, kaza tarihinde davalının sevk ve idaresinde olan aracın bu modelde olmadığını, kazaya karışan aracın ... marka tek kapılı cup model önünde beyaz zenon farları olan bir araç olduğunu beyan ettiklerini, davalının kaza tarihinde hakimiyetinde bulunan aracın ... marka 1k4 tipi 2015 model ac steyşın cinsi olduğunu, davalıya ait aracın modelinin belirtilen modelden farklı olduğunu, araçlar arasındaki tek benzerliğin markalarının aynı olması ve kazanın gerçekleştiği olay yerinden rastgele geçmiş olmaları olduğunu, davalının kazayı kendisinin işlemediğini tespiti amacıyla ... Otomotiv Oto Ekspertiz Test Merkezi'ne giderek aracın ekspertizini yaptırdığını, ekspertiz merkezi tarafından davalıya ait ve dava konusu kazaya karıştığı iddia olunan ... plakalı aracın denetimi neticesinde 05.07.2021 tarihli raporun düzenlendiğini, bu raporda aracın sağ ve sol tarafının orijinal olduğu ve araçta herhangi bir işlem yapılmadığının belirlendiğini, Ankara 70.ASCM’nin 2023/231 esas sayılı dosyasında keşif yapıldığını, bilirkişi tarafından 14.11.2023 tarihli raporun alındığını, bu raporda da görüldüğü üzere davalının dava konusu kazaya karışmadığının sabit olduğunu, raporun sonuç ve kanaat kısmında; "1. Dava konusu aracın ... plakalı, ... şase numaralı, beyaz renkli, ... 1.18 i olduğu, 2.
13/10/2023 tarihli keşif esnasında dava konusu aracın hasarsız durumda olduğu, 3.
13/10/2023 tarihli keşif esnasında aracın ön sağ ve sol sürtme ile vurma hasarı bulunmadığı, 4. ... plakalı aracın sol ön çamurluğunda, sol ön kapısında, sol arka kapısında, sağ arka kapısında, sağ ön kapısında, ön tamponunda ve motor kaputunda boya ve tamirat işlemi yapıldığı, görüş ve kanaatine varılmıştır." ibarelerine yer verildiğini, kazaya davalının karışmadığı sabit olduğundan husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bununla birlikte mahkemece dava konusu kazaya ilişkin olarak kusur raporu alınmaksızın hüküm tesis edilmesinin de yerinde olmadığını, dosya kapsamında maluliyete ilişkin olan ATK raporlarına itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini, aracın hasar ve değer kaybına ilişkin alınan rapora itirazlarının da dikkate alınmadığını, raporda aracın geçmiş hasar kayıtlarının irdelenmediğini, raporda bilirkişi tarafından her ne kadar yetkili servis/satıcı ve ikinci el piyasalarında araştırma yapıldığı belirtilmişse de buna ilişkin tespitlere detaylı olarak yer verilmediğini, aracın pert olmadığını, perte çıkmış olması halinde dahi sovtaj bedelinin bilirkişi tarafından dikkate alınmadığını, tedavi giderlerine ilişkin raporda yapılan hesaplamaların faturaya dayanmadığı ve varsayımsal olduğunu, davacılar ... ve ...'nın hastanede yattığına dair bilgi ve belge bulunmadığı halde adeta hastanede müşaade altında kaldıkları kanaatiyle yapılan hesaplamanın farazi olduğunu, aktüer raporda davacıların yaşam süreleri belirlenirken normalden fazla hesaplama yapıldığını, hesaplamada Progresif Rant Yöntemi kullanılmasının yerinde olmadığını, davacıların iş göremezlik zararı kapsamındaki sürelerde %100 malul kabul edilerek hesaplama yapılmasının yerinde olmadığını, davacılardan ...'nın emekli olup olmadığı hususu dikkate alınmaksızın çalıştığı ve çalışmaya devam ettiği ve asgari ücret aldığı kanaatiyle yapılan hesaplamaların yerinde olmadığını, hesaplamalarda davacıların gelecek dönem için sürekli iş göremezlik hesaplamasında aktif ve pasif dönemlerinde herhangi bir değişiklik olmaksızın adeta davacılar hiç emekli olmayacakmış gibi yapılan hesaplamaların kabul edilemeyeceğini, geçici bakıcı giderleri kapsamında yapılan hesaplamaların gerçeklikten uzak olduğunu, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden,
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenlerin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Asıl dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat, birleşen dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar ve araç hasarı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, kaza tespit tutanağı uyarınca, 26.08.2020 tarihinde sürücü ...’nın yönetimindeki araç ile Ankara İli Yenimahalle İlçesi Kuzey Çevre Yolu İstanbul İstikametinde seyir halinde olduğu sırada arka gerisinden gelip plakası alınamayan beyaz renkli ... marka otomobilin, bu aracın arka kısmına çarptığı,çarpma etkisiyle direksiyon hakimiyetinin kaybeden sürücü ...’nın yönetimindeki aracın da yoldan çıktığı, bu suretle meydana gelen kazada sürücü ...' nın herhangi bir kusurunun bulunmadığı, beyaz ... otomobilin ise kaçıp gitmesi neticesinde herhangi bir kusur dağılımının yapılamadığının belirtildiği, mahkemece dosya kapsamında kazazede davacıların kazaya karışan araçta yolcu konumunda oldukları hususu ile birlikte kaza tespit tutanağındaki maddi olgular birlikte gözetilerek kusur bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmediği, dava konusu trafik kazasının oluşumunda kazaya karışan davalı araç sürücüsü asıl ve birleşen davalı ... kazanın oluşumunda tam kusurlu kabul edildiği, Ankara 70.ASCM'nin 2023/231E. sayılı dosyasında trafik kazası nedeni ile davalı sürücü ...’ın, taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf aşamasında olduğu, anılan dosyada alınan kusur raporu uyarınca sürücü sanık ...’un olayda tam kusurlu olduğunun belirlendiği, ... plakalı aracın kazanın gerçekleştiği 26/08/2020 tarihini de kapsayacak şekilde 28/06/2020 - 28/06/2021 dönemine ilişkin olarak asıl ve birleşen davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunun belirlendiği, mahkemece H.Ü. Adli Tıp ABD Başkanlığı’ndan alınan maluliyet raporları uyarınca davacı ...’nın kaza sonucu sol femur kırığı, bilateral klavikula kırığı, multıpl kot kırıkları, pnömötoraks, hemotoraks niteliğindeki yaralanmasına ilişkin olarak 'Erişkinler için Engellilik..Yönetmeliği' uyarınca yapılan belirlemede %8 maluliyet oranı olduğu, 9 ay geçici işgöremezlik 3 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, davacı ...’nın kaza sonucu kafasına dikiş atılması ve sıyrıklar niteliğindeki yaralanmasına ilişkin olarak 'Erişkinler için Engellilik..Yönetmeliği' uyarınca yapılan belirlemede maluliyeti bulunmadığı, 1 hafta bakıcı ihtiyacı olduğu ve 3 hafta geçici işgöremezlik süresi belirlendiği, davacı ...’nın kaza sonucu splenektomi, kaburga kırıkları, transvers proçes kırıkları niteliğindeki yaralanmasına ilişkin olarak Engellilik..Yönetmeliği uyarınca yapılan belirlemede %36 maluliyeti meydana geldiği, 3 ay geçici işgöremezliği ve 1 ay bakıcı ihtiyacı meydana geldiğinin belirlendiği, davacı ...’nın kazası neticesinde bedensel engel oranının %8 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 3 ay olduğu bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğunun belirlendiği, mahkemece hekim bilirkişi ve aktüer bilirkişiden oluşan heyet raporu uyarınca davacılara ait gelir verileri hesaplamaya esas alınarak TRH-2010 Yaşam Tablosu doğrultusunda ve %1,8 teknik faiz oranı uygulanmaksızın yapılan hesaplama sonucunda davacı ... yönünden yapılan hesaplama sonucunda davacı ...'nın Geçici işgöremezlikten kaynaklanan tazminat tutarının 6.974,13-TL, dava konusu sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat tutarının 2.008,198,44-TL, ancak kaza tarihinde (26.08.2020) ZMSS poliçesi ölüm ve sakatlanma teminat limit tutarının 410.000,00 TL olduğu, davacı tarafından davalı sigorta şirketinden talep edilebilecek tazminat tutarının 410.000,00-TL ile sınırlı olduğu, kalan tutardan diğer davalıların sorumluluğunun devam ettiği, geçici bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat tutarının ise; 2.943,00-TL olduğu, davacı ... yönünden yapılan hesaplama sonucunda geçici işgöremezlikten kaynaklanan tazminat tutarının 23.328,10-TL, sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat tutarının 465.755,83-TL, kaza tarihinde (26.08.2020) ZMSS poliçesi ölüm ve sakatlanma teminat limit tutarının 410.000,00 TL olduğu, davacı tarafından davalı sigorta şirketinden talep edilebilecek tazminat tutarının 410.000,00 TL ile sınırlı olduğu, kalan tutardan diğer davalıların sorumluluğunun devam ettiği, geçici bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat tutarının 8.829,00-TL olduğu, davacı ... yönünden yapılan hesaplama sonucunda; geçici işgöremezlikten kaynaklanan tazminat tutarının 6.974,13-TL, sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat tutarının 227.159,34 TL, geçici bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat tutarının 2.943,00-TL olduğu, kaza tarihinde (26.08.2020) ZMSS poliçesi ölüm ve sakatlanma teminat limit tutarının 410.000,00 TL olduğu, küçük ... (davacı) yönünden yapılan hesaplama sonucunda ise; anılan davacının Geçici iş gücü ve sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan tazminat alacağının bulunmadığı, geçici bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat tutarının 686,70-TL olduğu, kaza tarihinde (26.08.2020) ZMSS poliçesi tedavi giderleri klozu teminat limit tutarının 410.000,00-TL olduğunun belirlendiği, mahkemece birleşen dava konusu araç hasar bedeli yönünden makine mühendisi bilirkişiden alınan rapor uyarınca mülkiyeti davacı ...’e ait 2008 model ... marka, 2.0. D tipi, ... versiyonu aracın trafik kazasının gerçekleştiği 2020 Yılı Ağustos/Eylül ayında, dava konusu kazadan evvel 2. El oto alım satım piyasasında ortalama fiyatının 107.000.00-TL olabileceğinin belirlendiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
1.İstinaf eden taraf vekillerinin mahkemece hükme esas alınan kusur durumuna ilişkin istinaf taleplerinin incelenmesinde,
Somut olayda, kaza tespit tutanağı uyarınca, 26.08.2020 tarihinde sürücü ...’nın yönetimindeki araç ile Ankara İli Yenimahalle İlçesi Kuzey Çevre Yolu İstanbul İstikametinde seyir halinde olduğu sırada arka gerisinden gelip plakası alınamayan beyaz renkli ... marka otomobilin, bu aracın arka kısmına çarptığı, çarpma etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü ...’nın yönetimindeki aracın da yoldan çıktığı, bu suretle meydana gelen kazada sürücü ...'nın herhangi bir kusurunun bulunmadığı, beyaz ... otomobilin ise kaçıp gitmesi neticesinde herhangi bir kusur dağılımının yapılamadığının belirtildiği, mahkemece dosya kapsamında kazazede davacıların kazaya karışan araçta yolcu konumunda oldukları hususu ile birlikte kaza tespit tutanağındaki maddi olgular birlikte gözetilerek kusur bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmediği, dava konusu trafik kazasının oluşumunda kazaya karışan davalı araç sürücüsü asıl ve birleşen davalı ...'ın kazanın oluşumunda tam kusurlu kabul edildiği, Ankara 70.ASCM'nin 2023/231E. sayılı dosyasında trafik kazası nedeni ile davalı sürücü ...’ın, taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf aşamasında olduğu, anılan dosyada alınan kusur raporu uyarınca sürücü sanık ...’un olayda tam kusurlu olduğunun belirlendiği, ancak Ankara 70.ASCM'nin 2023/231E. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu karar verilip verilmediği ve karar verilmiş ise verilen hükümde hangi kusur durumunun esas alındığı, karar verilmiş ise kararın (bu suretle maddi vakanın kesinleşip kesinleşmediğinin) kesinleşip kesinleşmediği mahkemece açıklığa kavuşturulmamıştır.
Her ne kadar hukuk hakimi ceza mahkemesinde verilen karar ile bağlı değil ise de ceza yargılamasında maddi vaka olarak belirlenen kusur durumunun hukuk mahkemesi için bağlayıcı olduğu gözetildiğinde mahkemece öncelikle ceza dosyasının dosyaya kazandırılması, ceza dosyasında hükme esas alınan kusur raporlarının da değerlendirilmesi suretiyle var ise çelişkilerin giderilmesi amacıyla İTÜ Öğretim Üyelerinden oluşan heyetten kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderici mahiyette ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınması ve kusur durumunun netlikle belirlenmesi, gerektiğinde aktüer bilirkişiden (usuli kazanılmış hakların korunmasıyla) ek rapor alınması suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
2.Diğer yandan, trafik kazalarından kaynaklanan sorumluluk davalarında Sigorta Şirketinin (yahut Güvence Hesabı'nın) sorumluluğunu gerektiren durumlarda, sigorta şirketinin (veya Güvence Hesabı'nın) sorumluluğu limit ile sınırlı olduğundan, zarar görenlerin çokluğu durumunda, sorumluluklarının ne şekilde olacağı KTK'nın 96. maddesinde düzenlenmiştir. KTK'nın 96. maddesinde; "Zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin Sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur. Başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır." denilmiştir. İlgili düzenlemede aktüer hesaplamayı gerektiren zararlar yönünden, zararın hangi tarihteki veriler nazara alınarak yapılacağına ilişkin açıklamaya yer verilmediğinden Yargıtay içtihatları ile geliştirilen, “zararın hüküm tarihine en yakın aktüer rapora göre belirlenmesi” gerektiğine ilişkin uygulama nedeniyle zarar görenlerin farklı zamanlarda talep ettikleri zararlarda limitin ne şekilde paylaştırılması gerektiği de uygulama ile ortaya çıkan bir durum olduğundan uygulama ile oluşan bu durum da Yargıtay içtihatları çerçevesinde değerlendirilmeli hakkaniyete uygun şekilde limitten sorumluluk belirlenmelidir.
Bu çerçevede KTK'nın 96. maddesi kapsamında yapılacak garame hesabında, tazminat hesaplama şeklinin bir sonucu olarak zarar görenlerin birlikte tazminat talep etmesi, farklı zaman dilimi içinde tazminat talep etmeleri, bir kısmın zarar görenlere karşı daha önce yapılan ödeme ile sigortanın sorumluluğunun sona ermesi, yahut bir kısmına ödeme yapılmış olmasına rağmen ödemenin yetersiz olması, ödemenin iyi niyetli olması veya kötü niyetli olması gibi durumlar ortaya çıkabileceğinden, uygulanacak garame hesabı ve Sigortanın/Güvence Hesabı'nın sorumluluğu dosya özelinde değerlendirilerek, garame hesabında uygulanacak yöntem belirlenmelidir.
Bu kapsamda, zarar görenlerin henüz hiç birisine ödeme yapılmamış ise, Yargıtay içtihatları ile hüküm tarihine en yakın tarihte zarar miktarı belirleneceğinden garame hesabında bu tarih itibariyle zararlar nazara alınarak sorumluluk belirlenmeli, henüz dava açmayan zarar gören olduğunun anlaşılması durumunda, bu kişinin zararı da tespit edilerek, garame hesabında gözetilmelidir.
Sigorta Şirketi tarafından iyi niyetle zarar görenlere daha önce bir ödeme yapılmış ve eldeki dava da bu nedenle açılmış ise, alınan raporda Sigorta tarafından yapılan ödeme tarihi itibariyle ödemenin yetersiz olduğu ve bakiye limit kaldığı anlaşılmış ise karar tarihine en yakın tarih itibariyle tazminat miktarları daha önce hiç ödeme yapılmamış gibi yeniden hesaplanmalı, belirlenen tazminat miktarları üzerinden, yine Sigorta Şirketi tarafından hiç ödeme yapılmamış gibi garame hesabı ile Sigorta Şirketinin ödeyeceği miktar belirlenmeli, tazminata yönelik ödeme ve limitten eksilme farklı kavramlar olduğundan, bundan sonra Sigorta Şirketi tarafından yapılan tazminat ödemeleri davadan önce yapılmış ise güncellenerek tazminattan düşülmeli, ancak limitten düşülecek miktarlar zarar görene daha önce yapılan kadar (güncellenmeden) düşülerek, aradaki fark çerçevesinde ("A şahsına gareme sonucu ödenmesi gereken miktar" (-) "A şahsına daha önce ödediği miktar" arasındaki fark), Sigorta Şirketinin/Güvence Hesabının sorumluluğu belirlenmelidir.
Bir diğer durum ise, Sigorta Şirketinin ifa yahut kısmen ifa ile bir kısım zarar görenlere karşı sorumluluğun sona erdiği durum olup, burada garame hesabında adil çözüm elde etmek adına, Sigortanın iyiniyetle ödeme yaptığı ve sorumluluğu sona erdiği durumda, ödemenin iyiniyete olduğunun kabulü halinde, sonuç sorumluluk belirlenmesinde yapılacak garame hesabında, bu kişilere yapılan ödeme nedeniyle limitten azalacak miktar garame hesabı sırasında nazara alınmamalı ve bu kişilerde sonuç garame hesabına dahil edilmemelidir. Zira Sigortanın (ya da Güvence Hesabı'nın) daha önce yapılan ödemeler ile bu kişilere karşı sorumluluğu sona ermiş ise bu kişilere limitten pay ayrılması adalete uygun olmayacaktır. Bu durumda bir kısım kişilere yapılan ödemenin iyiniyetle olduğunun anlaşıldığı durumda, hükme esas alınan rapor tarihinde, bu kişilerin de destek payı gözetilerek hesaplama yapılması, ancak Sigortanın bu kişiye yaptığı ödeme nedeniyle sorumluluğu daha önce sona erdiğinden, söz konusu ödeme iyi niyet ölçüsünde limitten indirilerek, kalan limit, diğer zarar görenlere garame hesabı ile paylaştırılmalıdır ("Bakiye limit x A Şahsı/Bakiye Toplam Zarar" şeklinde paylar belirlenmeli).
Diğer bir durum ise, Sigorta Şirketi tarafından bir kısım zarar görenlere hiç ödeme yapılmaması, bir kısımına yetersiz, bir kısmına zarar miktarınca ödeme yapılması durumu olup, bu durumda hesaplama diğer durumların karması şeklinde yapılacaktır. Dolayısı ile daha önce ödeme yapıldığı tarih itibariyle, öncelikle tazminat miktarları hesaplanmalı, Sigorta Şirketi tarafından yapılan ödemenin bir kısım zarar görenler açısından yeterli, bir kısım zarar görenler açısından yetersiz olduğu tespit edilmiş ise, Sigortanın sorumluluğu sona erdiği kişiler yönünden Sigorta/Güvence Hesabı tarafından iyiniyetle yapılan ödeme miktarları limitten indirilmeli, hüküm tarihine en yakın tarih itibariyle hesaplama ise, tüm zarar görenler dahil edilerek hesaplanarak, hiç ödeme yapılmayan veya yetersiz ödeme yapılanların güncel zararları bu şekilde belirlenmeli, Sigorta tarafından daha önce yapılan ödeme ile tazminat alacağı hiç kalmayan kişilere yapılan ödemeler iyiniyetli ise limitten düşülerek, bakiye limit belirlenmeli, sonrasında bakiye limit üzerinden hiç ödeme almamış kişiler ile yetersiz ödeme almış kişiler arasında (bu kişilere yapılan ödeme mahsup edilmeksizin) garame hesabı yapılarak, Sigorta Şirketinin sorumlu olacağı miktarlar belirlenmeli, hiç ödeme yapılmayanlara karşı Sigorta/Güvence Hesabının garame hesabında bulunan kadar, yetersiz ödeme yapılanlara ise garame hesabı ile bulunan miktardan, daha önce Sigorta/Güvence hesabı tarafından yapılan ödeme mahsup edilerek bakiyesi üzerinden belirlenmelidir. Sigorta Şirketi tarafından yapılan yetersiz ödeme ise dava tarihinden önce yapılmış ise bu miktarda toplam tazminattan güncellenerek mahsup edilmelidir. Bu şekilde yapılacak hesaplamada ilk yapılan ödeme yetersiz olduğu halde, gelir artış hızı, enflasyon ve faiz uygulamaları sonucunda hükme esas alınan rapor tarihi itibariyle yapılacak hesaplamada, yapılan ödeme güncellenerek mahsup edildiğinde bakiye alacak kalmamış ise, bilenen bu durum karşısında, zarar gören ilk yapılan ödeme yetersiz dahi olsa, bilinen ve oluşan durum karşısında tazminat talep edemeyeceği de göz ardı edilmemelidir.
Tüm bu açıklamalara göre somut olayda; asıl ve birleşen davada davalı sigorta şirketi, mahkemece verilen hükümde limitin aşıldığını savunarak itirazda bulunmuş ise de mahkemece bu yönde bir değerlendirme yapılmadan, limit aşılacak şekilde düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasıyla yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
3.İstinaf eden taraf vekillerinin birleşen Ankara 14.ASTM’nin 2022/336 Esas nolu dosyasında hükmedilen araç hasar bedeline yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde,
Haksız fiilden kaynaklanan araç hasar bedeli taleplerinin değerlendirilmesinde, aracın kaza tarihindeki değişmesi gereken parçalarının parça ve işçilik bedeli ile değişmesi gerekmeyen parçalar açısından onarım bedelleri değerlendirilip, bu şekilde kaza tarihi itibariyle onarım bedeli tespit edilerek, tespit edilen onarım bedelinden aracın yaşı, yılı, kullanım şekli dikkate alınarak değişen parçalar nedeniyle kıymet kazanma tenzili, hurda ve amortisman uygulanıp uygulanmayacağı hususlarında denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda ilk derece mahkemesi tarafından birleşen dava konusu araç hasar bedeli yönünden makine mühendisi bilirkişiden alınan rapor uyarınca mülkiyeti davacıya ait 2008 model ... marka, 2.0. D tipi, ... versiyonu aracın trafik kazasının gerçekleştiği 2020 Yılı Ağustos/Eylül ayında, dava konusu kazadan evvel 2. El oto alım satım piyasasında ortalama fiyatının 107.000.00-TL olabileceğinin belirlendiği anlaşılmakla birlikte ,anılan raporun yukarıda açıklanan ilkeler gözetilmeden düzenlendiği,hüküm vermeye ve denetime elverişli olmadığı anlaşılmakla mahkemece anılan raporun hükme esas alınmasıyla eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
4.Kabule göre de, davalı Sigorta Şirketi meydana gelen zarardan poliçe limiti ile sorumlu olduğundan mahkemece kurulacak hükümde davalı Sigorta Şirketinin sorumlu olduğu zarar miktarının (tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin) tüm kalemlerinin açıkça belirtilmesi ve infazda tereddüte neden olmayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken bu husus nazara alınmadan hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf eden asıl ve birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile asıl ve birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulüne,
HMK 353/1-a-(6) maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek yukarıda belirtilen eksikliklerin giderilmesiyle oluşacak sonuca göre hüküm kurulması, hüküm kurulurken istinaf eden taraflar lehine oluşan usuli müktesep hakların da korunması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Asıl ve birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile asıl ve birleşen davada davalı ... vekili istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜ İLE; Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, 14.02.2024 tarihli, 2021/372 Esas - 2024/120 Karar sayılı kararının,
HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, kararın kaldırılma sebebine göre istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf istemlerinin şimdilik İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2.Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3.İstinaf eden taraflarca yatırılan "istinaf karar harcının" istek halinde istinaf edenlere iadesine,
4.İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5.İİK'nın 36.maddesi gereğince Samsun İcra Dairesinin 2024/24480 Esas sayılı dosyasına yatırılan 2.375.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,
6.Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.