2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA; Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: Tasfiye Halinde ... isimli şirketin ihyasına, Mahkeme giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, şirketin ihyası istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın ihya koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi (davanın mesmu, yani dinlenebilir olabilmesi) bazı şartların tahakkukuna bağlı olup bunlara dava şartları denir. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil davanın esasını girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.
Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından, hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkeme davanın mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddetmesi gerekir. Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartları arasında sayılmıştır. (HMK 114/1-h) 6100 sayılı HMK`nın 114/1-h maddesine göre "hukuki yarar" dava şartı olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Bu sayede, iç hukukumuzun bir parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme)`nin 6. maddesi ve 1982 Anayasası`nın 36. maddesinde düzenlenen "hak arama özgürlüğü'nün dürüstlük kuralına uygun kullanılması sağlanabilecek; bu durum, haksız davalar açmak suretiyle, dava hakkının kötüye kullanılmasına karşı bir güvence oluşturacaktır.
Dava açmaktaki hukuki yarar için; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmalıdır. Ayrıca, açılacak davanın ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin, hakkına ulaşmak için, mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan söz edilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez (Pekcanıtez H., Atalay, O./Özekes, M.: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2011, s.297).
TTK.
547.Maddesinde belirtilen ek tasfiyenin ne şekilde yapılacağı, 27/01/2013 tarih 28541 sayılı Ticaret Sicil Yönetmeliğinde düzenlenmiştir. İhya, Hukuka aykırı sona erme, tasfiye veya sicilden silinmenin söz konusu olduğu hallerde, tekrar tüzel kişiliğin kazanılması için yöneltilen bir dava türüdür. İhya tasfiyeden dönme ve ve ek tasfiye olarak ayrılarak şirketlerin belirli durumları için uygulanmaktadır
İhya belirli şartlara bağlıdır. Ek tasfiye, tasfiye sürecinin tamamlanmasından sonra ortaya çıkan sorunlar hakkında şirketlerin tekrar canlandırılarak sorunların ortadan kaldırılması ve devamında eksik işlemlerin tamamlanarak ortadan kaldırılması ve tekrar ticaret sicili nezdindeki tasfiyeden dönerek şirket tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak amacın değiştirilmesi ve faaliyete devamı sağlanır.
Somut olayda, davacı taraf, ihyası istenen şirketten alacaklı oldukları iddiasıyla şirketin ihyasını talep etmiş ise de, ihyası talep edilen şirkete karşı açılmış bir dava ya da icra takibi bulunmadığı, bu haliyle açılan davada hukuki yararın bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... Müdürlüğü yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Tasfiye nedeniyle terkin edilen şirketin ihyası talebiyle açılacak davada husumetin şirkete değil, tasfiye memuruna yöneltilmesi gerektiğinden ihyası talep edilen şirkete yöneltilen talep yönünden ise davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: Davalı ... Müdürlüğü'ne yönelik davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE,
Davalı şirkete yönelik davanın PASİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE,
1.Alınması gereken harç peşin alındığından bu hususta hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA,
2.Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
3.Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle karar verildi. 25/08/2025 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)