3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2025/168 E. , 2025/3944 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Turgutlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; davacıya ait 325 sayılı parselde kayıtlı taşınmazın tapu kaydına 20.02.2006 tarihinde kamulaştırma şerhinin konulduğunu, bu şerh nedeniyle davacının ekonomik olarak zor duruma sokulduğunu, 02.11.2018 tarihinde şerhin kaldırıldığını, davalının taşınmazı satın alma girişiminde bulunması üzerine 02.04.2020 tarihinde satış bedelinin 975.000,00 TL olması hususunda anlaştıklarını, davalı tarafından davacının hesabına 975.000,00 TL ödeme yapıldığını ve tapuda taşınmazın devredildiğini, bu işlemden sonra davacının davalı adına hareket eden emlakçılarla banka şubesine gittiğini, davacının banka hesabından çekilen 425.000,00 TL'den davacıya yalnızca 50.000,00 TL ödeme yaptıklarını, kalan 375.000,00 TL'nin davalının kız kardeşinin hesabına havale edildiğini, taşınmazın satış tarihi itibari ile değerinin 1.605.000,00 TL olduğunun anlaşıldığını, ödenen 600.000,00 TL bedelin taşınmazın gerçek değerinin çok altında kaldığını ileri sürerek; taşınmaz üzerinde bilirkişilerce yapılacak olan hesaplama sonucu tespit edilecek gerçek değer ile ödenen 600.000,00 TL arasındaki fark tutarın satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava dışı ... tarafından aleyhinde açılan ön alım davasında satış bedelinin 550.000,00 TL olarak iddia edildiğini, 975.000,00 TL bedel davacıya ödenerek taşınmazın satın alındığını, yapılan satışın o günün piyasa şartlarına uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın süresinde açıldığı, davacı her ne kadar bu satış işleminden eline 600.000,00 TL para geçtiğini ileri sürmüş ise de, tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olduğundan gerçek satım bedelinin tapuda gösterilen değerden daha düşük olduğunun ileri sürülemeyeceği, tapu senedindeki satış bedelinin gerçek satış bedeli olarak kabulü gerektiği, alınan raporlarda taşınmazın devir tarihi itibariyle değerinin 1.021.000,00 TL olarak hesaplandığı, buna göre edimler arasında aşırı oransızlık olmadığından gabin için aranan objektif unsurun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuat doğru olarak tespit edilerek karar verildiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; hukuki nitelendirmeyi hakimin yapması gerektiğini, dava dilekçesi ve delillerden talebin, tapu satış bedeline göre davacıya eksik ödenen 375.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili talebini de içerdiği, talebin bu niteliği gözetilmeden davanın reddine karar verildiği, kamulaştırma şerhleri nedeniyle yaklaşık 13 yıl tasarrufu kısıtlanan ve taşınmaz üzerinde iyileştirici işlemlerde ve yatırımlarda bulunamadığı gibi taşınmazını teminat göstererek bankalardan kredi kullanma imkanı ve taşınmazını üçüncü kişilere satma imkanından mahrum kalan davacının ekonomik olarak hayli zor duruma sokulduğunu, emlak komisyoncuları aracılığıyla babası yakın dönemde ... Organize Sanayi Bölgesinin başkanlığını yapan davalının taşınmazı gerçek değerinin çok altında bir bedel olan 600.000,00 TL bedelle almak için pazarlık yaptığını ve satış bedeli 975.000,00 TL olmasına rağmen davacının eline 600.000,00 TL para geçtiğini, 02.04.2020 tarihinde tapuda yapılan satış işleminden sonra davacının hesap hareketlerinin durumu ortaya koyduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, taşınmaz satışına dair sözleşmede karşılıklı edimler arasındaki oransızlığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulandığı, tapu resmi senedinde gösterilen taşınmaz satış bedeli 975.000,00 TL'nin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödendiğinin davacının da kabulünde olduğu, alınan bilirkişi raporlarıyla belirlenen taşınmaz değeri ile satış bedeli 975.000,00 TL satış bedeli arasında aşırı bir oransızlık bulunduğundan söz edilemeyeceği, gabin şartlarının oluştuğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.