Esas No
E. 2024/3301
Karar No
K. 2025/9100
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Uyuşturucu

10. Ceza Dairesi         2024/3301 E.  ,  2025/9100 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/1207 Değişik iş
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının durmasına dair İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesinin 10.10.2022 tarihli ve 2022/962 Esas, 2022/805 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulüne kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 11.01.2024 tarihli ve 2023/3444 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/9510 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/9510 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1- İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22/06/2020 tarihli ve 2020/34773 soruşturma, 2020/3844 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararı müteakip şüphelinin denetim yükümlülüklerine uymaması üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 28/06/2021 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının durması üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09/05/2022 tarihli ve 2022/91539 soruşturma, 2022/3466 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının verildiği, yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının verilmesinin sanki yeni bir denetimin başlayacağı anlamına geldiği ancak kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın tebliğinin hatalı olması veya denetimin eksik ya da hatalı uygulanması durumunda iddianamenin iadesi ya da durma kararı veren mahkemenin kararını takiben yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararı verilmesine gerek olmadığı, temelde bir tane kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın bulunması gerektiği ve bu kararın infazının usulüne uygun yapılması gerektiği, bu bağlamda somut olayda yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar verilmesi yerine önceki kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar ile verilen denetimin infazına devam edilmesi gerektiği, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 09/05/2022 tarihli ikinci kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın verilmesinin hatalı olduğu, verilen bu ikinci kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın yok hükmünde olduğu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22/06/2020 tarihli ve 2020/34773 soruşturma, 2020/3844 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın dayanak alınması gerektiği değerlendirilerek yapılan incelemede; 10/11/2021 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 44/3. maddesinde yer alan, "Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün ikinci kez uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde üçüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır. Suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından ise yükümlünün bir yıl içerisinde üçüncü kez uyarılmasının ardından bir yıl içinde dördüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, yükümlülüğe uymamada ısrarın, suça sürüklenen çocuk için yükümlülüğün dört defa ihlal edilmesi olarak sayıldığı, üç defa uyarılma sonrası dördüncü kez yükümlülüğün ihlâl edilmesi halinde ise infaz dosyasının kapatılacağı şeklindeki değişikliğin suça sürüklenen çocuk lehine bir düzenleme içerdiği, somut olayda daha önce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine başlanan suça sürüklenen çocuğun 1 yıl içinde üç defa ihlalde bulunmadığının dosya kapsamından anlaşılmakla itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesinde,

Kabule göre de,

2.İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesinin 10/10/2022 tarihli durma kararına karşı itiraz edilmişken hatalı olarak dosyada yer almayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin değerlendirme yapılarak itiraz hakkında karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE

A. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 26.12.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 24.04.2018 tarihli ve 2017/223257 soruşturma, 2018/1908 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği,

B. Suça sürüklenen çocuğun yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 24.04.2018 tarihli iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama neticesinde, "denetim sırasında yükümlülüğe uymayan suça sürüklenen çocuğun mazereti kabul edildikten sonra görüşme gününden haberdar olup olmadığı anlaşılmadığı" gerekçesi ile İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesinin 08.10.2019 tarihli ve 2019/804 Esas, 2019/773 Karar sayılı kamu davasının durmasına karar verildiği,

C. Durma kararı üzerine, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 22.06.2020 tarihli ve 2020/34773 Soruşturma, 2020/3844 sayılı kararı ile ikinci kez kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ancak şüphelinin yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi nedeniyle, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2021 tarihli mükerrer iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama neticesinde, "31655 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 44/3. maddesi uyarınca yükümlülüğün bir yıl içerisinde kasıtlı olarak dört defa ihlal edilmesinin yükümlülüğe uymamada ısrar sayılacağı" gerekçesiyle İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli ve 2021/559 Esas, 2022/212 Karar sayılı kararı ile yeniden kamu davasının durmasına karar verildiği,

D. Durma kararı üzerine bu kez üçüncü kez aynı eylem ile ilgili İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 09.05.2022 tarihli ve 2022/91539 soruşturma, 2022/3466 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 14.09.2022 tarihli mükerrer iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama neticesinde, "Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 44/3. maddesi uyarınca yükümlülüğün bir yıl içerisinde kasıtlı olarak dört defa ihlal edilmesinin yükümlülüğe uymamada ısrar sayılacağı" gerekçesiyle İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesinin 10.10.2022 tarihli ve 2022/962 Esas, 2022/805 Karar sayılı kararı ile kamu davasının durmasına karar verildiği ve bu durma kararına itiraz üzerine mercii İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2022 tarihli ve 2022/1207 Değişik iş sayılı kararı ile İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesinin 10.10.2022 tarihli kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır.

E. Dosyalar kapsamına göre;

Suça sürüklenen çocuk hakkında, 26.12.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 24.04.2018 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 24.04.2018 tarihli iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama neticesinde İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesinin 08.10.2019 tarihli ve 2019/804 Esas, 2019/773 Karar sayılı kamu davasının durmasına karar verildiği, bundan sonraki hukuki sürecin durma kararı verilen dava üzerinden sürdürülmesi gerekirken, durma kararından sonra, yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına kararları verildiği ve mükerrer şekilde kamu davaları açıldığı anlaşılmakla; Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada,

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan incelemeye konu suç tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla,

Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, usulüne uygun şekilde verilip kesinleşen erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61.maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, davaların derdest olması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, mükerrer dava açılmış olduğundan durma kararlarına konu davaların da birleştirilmesi gerektiği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, mercii İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince, İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesinin 10.10.2022 tarihli durma kararına karşı itiraz edilmişken hatalı olarak dosyada yer almayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin değerlendirme yapılıp gerekçesiz olarak itirazın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, hukuka aykırılığın giderilebilmesi için "itirazın kabulüne" ilişkin kararın gerekçe yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiş, kanun yararına bozma istemi değişik gerekçeyle yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2022 tarihli ve 2022/1207 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3.

maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.09.2025 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.