Esas No
E. 2025/446
Karar No
K. 2025/5278
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Tüketici Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

11. Hukuk Dairesi

E. 2025/446 K. 2025/5278 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/446, K. 2025/5278, T. 11.09.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/446
Karar No
2025/5278
Karar Tarihi
11.09.2025
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Tüketici Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

11. Hukuk Dairesi         2025/446 E.  ,  2025/5278 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1725 Esas, 2024/1323 Karar

BİRLEŞEN MERSİN 3.TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NİN 2016/502 E.SAYILI DOSYASINDA

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2.Tüketici Mahkemesi

SAYISI: 2016/217 E., 2021/269 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin temsilcisi olan ... Sigorta Reasürans Brokerliği tarafından ..., ..., ..., ..., ... poliçe numaraları ile narenciye bahçesindeki ürünlerin davalı sigorta şirketine Devlet destekli tarım sigortası ile sigortalandığını, bilahare sigorta kapsamında olmayan don riskine karşı narenciye bahçesindeki ürünlerin zeyilname ile sigorta kapsamına alınmasının istendiğini, bu hususta defalarca mail atılmasına ve istemde bulunulmasına rağmen don riskine karşı zeyilname düzenlenerek sigorta kapsamına alınmadığını ve sürenin geçirildiğini, 09.12.2013 ile 12.12.2013 tarihleri arasında sigorta konusu bahçenin bulunduğu Mersin ... mevkiinde meydana gelen don nedeniyle ürünlerde ve ağaçlarda çok fazla zarar meydana geldiğini, don olayından sonra bahçedeki ürünlerin çok cüzi bir bedel ile satılmak zorunda kaldığını, poliçedeki ürünlerin sigorta bedelleri ile satış bedelleri arasında çok fahiş fark olup, bunun nedeninin ürünün don vurgunu yemiş olmasından kaynaklandığını, meydana gelen zararın tazmini için ihtarname keşide edilmiş ise de davalı tarafça bu taleplerin karşılanmadığını, müvekkil temsilcisinin ısrarlı taleplerine rağmen don zeylini düzenlemeyen davalının müvekkilin zararının oluşmasında kusurlu olması nedeniyle müvekkil zararlarının tespiti ile gerektiğini ileri sürerek davanın kabulü ile ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların her birinin ayrı ayrı poliçelere dayanarak tazminat davası açtıklarını, yine davacılardan her birinin maliki olduğu tarlaların birbirinden bağımsız mülkiyete tabi olduğunu, tarlalarda oluştuğu iddia edilen zarara ilişkin olarak talepte bulunmak suretiyle açılan bu davanın zorunlu veya ihtiyari dava arkadaşlığının kanundaki yasal şartları oluşmadığından davacıların davasının tefrik edilmesi gerektiğini, dava değerinin açık olması gerektiğini, her gayrimenkulün her bir davacı poliçesi yönünden dava değerinin ne kadar olduğunun ayrı ayrı açıklanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı tarafça, tensiben birleştirme kararı verildiğinden cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile don olayı gerçekleştiğinde ürünlerin mevcut durumunun, don olayının ürünlere verdiği zararın davacılar tarafından tespit ettirilmediği, davacıların meydana gelen zararın ispatı yönünden sadece fotoğraflar ve ürünlerin düşük fiyatla satışının yapıldığına dair faturaları ibraz ettiği, fotoğrafların hangi zamanda çekildiğinin ve dava konusu edilen ürünlere ait olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı, ürünleri satın alan şirket tarafından tutulan tutanağın ürünlerdeki zararın ispatı yönünden delil olarak kabul edilemeyeceği, hasarın meydana geldiği tarihte inceleme yapılarak tutulmuş resmi bir tutanağın bulunmadığı, aldırılan 14/09/2017 tarihli bilirkişi kurul raporunda dosya içerisindeki bilgi ve belgelerdeki eksiklik nedeniyle zarar hesaplamasının mümkün olmadığının tespit edildiği, don olayının gerçekleştiği tarihte bahçenin ve ürünlerin durumunun delil tespiti yapılmak suretiyle tespit edilmemesi nedeniyle yargılama aşamasında zararın tespit edilmesinin mümkün olmadığı, davacılar tarafından açılan maddi tazminat davası yönünden zararın varlığının ve zarar ile don olayı arasında illiyet bağı bulunduğunun ispat yükünün davacılarda olmasına rağmen bu hususların ispat edilemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar celp edilen meteoroloji kayıtlarına göre narenciye bahçesinin bulunduğu yerde iddia edilen tarihte don olayı gerçekleşmiş ise de don olayı gerçekleştiğinde ürünlerin mevcut durumunun, don olayının ürünlere verdiği zararın davacılar tarafından tespit ettirilmediği, davacıların meydana gelen zararın ispatı yönünden sadece fotoğraflar ve ürünlerin düşük fiyatla satışının yapıldığına dair faturaları ibraz ettiği, fotoğrafların dava konusu edilen ürünlere ait olup olmadığının anlaşılmadığı, yine ürünleri don vurduğuna dair ürün fotoğrafının mevcut olmadığı, ürünleri satın alan şirket tarafından tutulan tutanağın ürünlerdeki zararın ispatı yönünden delil olarak kabul edilemeyeceği, davacılar tarafından 352.000 kg ürünün zarar gördüğünün iddia edilmesine karşın bu zarara ilişkin her hangi bir tespit yaptırılmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacılar tarafından açılan maddi tazminat davası yönünden zararın varlığının ispat yükünün davacılarda olmasına rağmen bu zarara ilişkin başka delil öne sürülmediği, dolayısıyla asıl ve birleşen davanın reddine dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Asıl ve birleşen dava; devlet destekli tarım sigortası ile sigortalanan narenciye bahçesindeki ürünlerin teminat kapsamında bulunmayan don riskine karşı ek zeyilname ile sigorta kapsamına aldırılmak istenmesine rağmen davacıların taleplerine kayıtsız kalındığı iddiasına dayalı olarak sigorta konusu bahçede meydana gelen don olayı sonucu oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2 hükmü gereğince Tüketici Mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacılardan alınan temyiz başvuru harcı ile temyiz ilam harcının istekleri halinde davacılara iadesine, 11.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog