4. Hukuk Dairesi
T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
TARİHİ :
NUMARASI :
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine ..... Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe konu senedin; ..... tanzim tarihli, ..... vade tarihli, ..... .-TL bedelli olduğunu, müvekkilinin davalıya böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin borcunu ödediğini, müvekkilinin, çocuğunun kanser hastalığına yakalanması sonrası, tedavi masraflarını karşılamakta güçlük çektiğini, çok zor durumda kalan müvekkilinin çaresizlik içinde çocuğunu sağlığına kavuşturabilmek ve tedaviyi devam ettirebilmek adına davalı yandan ödünç para istediğini, davalının, müvekkiline 30.10.2023 tarihinde 45.000 TL nakit parayı, faiz karşılığı elden nakit olarak verdiğini ve verdiği bu para karşılığında da davaya konu senedi müvekkilinden aldığını, hatta müvekkilinden ayrıca boş bir senet daha aldığını ve onu da iade etmediğini, davalının bu tarihten birkaç gün sonra davalı müvekkiline 20.000 TL daha para verdiğini, müvekkilinin davalıdan toplamda 65.000 TL aldığını ve almış olduğu borç karşılığı vermiş olduğu senet bedelinin fazlasını pey der pey ödediğini, müvekkilinin davalıya; 25.03.2024 tarihinde ..... (Müvekkilinin eşi) hesabından ..... Bankası ... hesabına ..... borç açıklamasıyla 10.000 TL, 29.04.2024 tarihinde ..... (Müvekkilinin annesi) hesabından ..... ... hesabına ... açıklamasıyla 10.000 TL, 07.05.2024 tarihinde ..... hesabından ..... Bankası ... hesabına ... açıklamasıyla 5.000 TL, 08.05.2024 tarihinde ..... hesabından ..... Bankası ... hesabına ... açıklamasıyla 5.000 TL, 14.05.2024 tarihinde ..... hesabından ..... Bankası ... hesabına ... açıklamasıyla 5.000 TL, 21.05.2024 tarihinde ..... hesabından ..... Bankası ... hesabına ... açıklamasıyla 15.000 TL, 22.05.2024 tarihinde ..... hesabından ..... Bankası ... hesabına ... açıklamasıyla 15.000 TL, 11.06.2024 tarihinde ..... hesabından ..... Bankası ... hesabına ... açıklamasıyla 10.000 TL, 26.06.2024 tarihinde ..... hesabından ..... Bankası ... hesabına ... açıklamasıyla 6.000 TL, 12.07.2024 tarihinde ..... hesabından ..... Bankası ... hesabına ... açıklamasıyla 10.000 TL, 18.07.2024 tarihinde ..... hesabından ..... Bankası ... hesabına ... açıklamasıyla 20.000 TL para ödediğini, müvekkilinin davalıya senet bedeli olan 85.000 TL. den daha fazla para ödediğini, bunun da sebebinin; 26.06.2024 tarihinde davalıya toplam 86.000 TL ödemişse de davalının, müvekkiline "bana parayı söylediğin tarihten çok sonra ödedin, ödediğin para yetmez, daha fazla ödeyeceksin" diyerek senedi müvekkiline iade etmediğini, bunun üzerine müvekkilinin davalıya 12.07.2024 tarihinde ve 18.07.2024 tarihinde toplam 30.000 TL. daha ödediğini, davalı ile müvekkili arasında para alıp verme dışında herhangi bir ticari ilişki ya da mal alım satımı söz konusu olmadığını, senedin tanzim tarihi paranın alındığı tarih olduğunu beyanla davanın kabulüne ve ..... Müdürlüğü'nün ..... . Sayılı icra takip dosyasına konu icra takibinin iptaline, müvekkilinin takip dayanağı senedin borçlusu olmadığının tespitine, icra dosyasında tahsil edilen ve davalı alacaklıya ödenen paralar olması halinde bu paraların ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte istirdadına, davalının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asil 24/09/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle: kendi ikametinin davacının işyerine çok yakın olduğunu, davacının kendisinden 85.000,00 TL değerinde zeytinyağını 10 gün içinde ödeyeceğini söyleyerek aldığını, karşılığında 1 senet ve 1 tutanak imzalayıp verdiğini, zamanı geldiğinde alacağını istediğinde onun da yaptığı işlerden 8 trilyon alacağı olduğunu, çocuğunun kanser olduğunu her ay 200.000,00 TL gideri olduğunu, onun için kredi çekmesini istediğini, sicili temiz ve puanının da yüksek olmasından dolayı bankanın anında kredinin kendisine verdiğini, ..... Bankasından 6 taksit faiziyle birlikte 180.000,00 TL tutarında kredi çektiğini, fakat taksitleri geldiğinde ödemediğini, maaşından kesilmeye başladığını, elektrik, su, doğalgaz faturalarının kesilme aşamasına geldiğini, kredi çektiğinden eşine ve babasına söylememesini istediğini ve kendisinin de davacının eşine ve babasına söylemediğini, kendisini telefonla arayıp görüşmek istediğini ve görüştüklerini, telefonunda bakiye olarak yazan 1 trilyon 496bin para olduğunu gösterdiğini fakat 70.000,00 TL'lik ufak bir pürüzden dolayı çekemediğini bloke konduğunu, bunu kaldırıp hesabı kapatmak ve de kendisine de lazım olduğundan ..... Bankasından 66.000,00 TL kredi kartı limitinden 5 taksit çektiğini 4.000,00 TL' nin yanında olanla birlikte 70.000,00 TL verdiğini, onu da ödemediğini, bloke kalkma işinin olmadığını söyleyerek daha da kötü duruma düşürdüğünü, davacının babasına söylediğinde sakin ol ben konuşurum dediğini ve bir daha görünmediğini, eşine söylediğini ve hesabına 10-5-6 bin gibi paranın aylar sonra yatırmaya başladığını, davacının çektiği krediler için açık senet imzalayıp verdiğini, traktörünün 170.000,00 TL değerindeki römorku 102.000,00 TL' ye satıp 15 mayısta 2 taksitini ve kredi kartından çekilen taksitini yatırdığını, ..... ve ..... isimli kişilerin bildiğini, tanık olduklarını, 85.000,00 TL senedi avukatına verip masrafını yatırıp işlem başladığını, kesinleştiğinde avukatının 150.sırada olduğunu bundan para almanın mümkün olmadığını söylediğini, yine avukatının ben bu işe karışmıyorum kendin takip et dediğini, arabuluculuk bürosuna müracaat ettiğini avukat tutup dava açtığını, iftira atıp yalan söylediğini, icra takibini durdurduğunu, cevap dilekçesinin kabulünü takibin devamını, icra inkar tazminatı ile borcunu ödemesi hususunda gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; Davacının ispat yükünü yerine getirdiği, yapılan ödemelerin davacının borcuna ilişkin olduğu hususunun davalının da kabulünde olduğu, yapılan ödemelerin tamamının bononun vade tarihinden sonra ve takip tarihinden önce yapıldığı göz önüne alınarak .... Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasına konu; ..... tanzim tarihli, ..... vade tarihli, ..... TL bedelli, keşidecisi davacı ..., lehtarı davalı ... olan bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyeti ispat edilemediği göz önüne alınarak İİK 72/5 şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ..... Dairesinin ..... Esas sayılı dosyasına konu; 30/10/2023 tanzim tarihli, ..... vade tarihli, ..... TL bedelli, keşidecisi davacı ..., lehtarı davalı ... olan bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminat talebinin reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Verilen hükmün hatalı olduğunu, dava dosyasının tetkiki halinde vakıf olunacağı üzere davacı ...'ın ikametine çok yakın bir muhitte su arıtma cihazları satan iş yerinin bulunduğunu, kendisi ile bu sebeple tanıştığını, davacının bu tanışıklık sebebi ile kendisinden zeytinyağı istediğini, bu konuda 85.000 TL bedel üzerinden anlaştıklarını, davacının bu meblağı 10 gün içerisinde ödeyeceğini belirttiğini, kendisinin yazıp imzaladığı bir adet bono ve keyfiyeti gösterir tutanağı verdiğini, bu senedin vadesi geldiğinde davacıdan alacağını istediğinde kendisini çeşitli bahanelerle oyaladığını, davacının bahanelerine inandığını, çocuğunun kanser olduğunu söylediğinden davalıya acıdığını, kredi çekerek kendisine maddi olarak yardımcı olduğunu, bu süreçte davacının iş yerine gidip bu hususlardan bahsetmesinden ötürü rahatsız olduğunu, hesabına küçük meblağlar yatırdığını, ancak bu meblağların davacı yararına çektiği ihtiyaç kredisine istinaden yapılan ödemeler olduğunu, 18/07/2024 tarihinde bittiği iddia olunan borca ilişkin tarafça 30/07/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığını, takip sebebiyle tanzim olunan ödeme emrinin 05/08/2024 tarihinde muhatap davacıya tebliğ olunduğunu, borçlu/davacıya ödeme emrinde açıkça ihtar olunmasına rağmen, davacının sözde itfa ettiği borç bakımından icra hukuk mahkemesine başvurmadığını, 3.kişiler tarafından yapılan ödemelerin, borçlu adına ve yararına ödendiği hususunun mahkemece araştırılmadığını, açıklanan sebeplerle istinaf başvurularının kabulü ile, ..... Mahkemesinin ..... tarih, ..... Esas, ..... Karar sayılı kararının kaldırılmasına, öncelikle istinaf mahkemesince değerlendirme yapılarak ve talepleri doğrultusunda davacı tarafından ikame olunan kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit istem ve konulu davanın tüm ferileri ile birlikte reddine, mahkeme aksi kanaatteyse yeniden inceleme yapılmak ve karar verilmek üzere dosyanın Muğla Asliye Ticaret Mahkemesine iadesine, yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık,
İİK'nın 72. maddesine dayalı takipten sonra açılan borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit istemine yöneliktir. Davaya ve icra takibine dayanak senedin tanzim tarihi ..... , vade tarihi ..... olup, 85.000TL bedellidir.Davaya konu takibin de 30.07.2024 tarihinde başlatıldığı anlaşılmaktadır. Yine davacının eşi ve annesi tarafından davalının banka hesabına ..... tarihinden itibaren ..... tarihine kadar farklı tarihlerde 11 kez toplamda 111.000,00-TL tutarında para gönderilmiştir. Banka dekontlarında işlem açıklaması kısmında davacının adının yazılı olduğu görülmektedir. Davalı da zaten cevap dilekçesi ile ödemeleri kabul ettiği gibi cevap dilekçesi ekinde hesap özeti sureti sunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı davalıdan 65.000,00TL borç para aldığını, dava konusu senedin de buna ilişkin verildiğini ve de ayrıca davalıya boş senet verdiğini ve aralarında başkaca bir hukuki ilişki olmadığını ileri sürmekte, davalı ise davacıya zeytinyağı sattığını ve dava konusu senedi buna ilişkin aldığını ve bundan hariç davacının zor durumda olması sebebiyle kendi adına kredi çekerek ve de kredi kartından nakit çekerek çeşitli tarihlerde davacıya borç para verdiğini ve de mezkur işbu verdiği borç paralara ilişkin de davacı taraftan boş senet aldığını ileri sürmektedir. Dairemizce inceleme işbu davaya konu ..... Dairesinin ..... Esas sayılı dosyası ve ona konu ..... tanzim tarihli, ..... vade tarihli, ..... TL bedelli, keşidecisi davacı ..., lehtarı davalı ... olan bonoya istinaden yapılmıştır. Dava konusu senet metninde neye ilişkin verildiğine ilişkin kayıt olmadığı, davalı tarafça 30.10.2023 tarihli tutanakta 85.000TL bedelli dava konusu senedin zeytin yağı alımına ilişkin olarak verildiği yazılı tutanak düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık aslında, davalı tarafa, davacı annesi ve eşi tarafından gönderilen paraların neye (hangi borca) istinaden yatırıldığı hususundan kaynaklanmaktadır.
Davalı taraf ödemelerin 3. kişiler tarafından yapılmış olduğunu ve bu hususun mahkemece araştırılmadığını savunmuş ise de işbu dava menfi tespit davası olup, alacak ve/veya itirazın iptali talebi olmadığı, ödemelerin davacı tarafın eşi ve annesi tarafından ve de açıklama kısmına davacı adı yazılarak davalı hesabına yapıldığının belirlenmesi ve de davalının kabulü karşısında paraların davalıya davacı borcunun ödenmesi amacıyla yapıldığı anlaşılmakla davacı ile para yatıran annesi ve eşi arasındaki hukuki ilişkinin bu davanın konusu olmadığı değerlendirilmekle tartışılmasına gerek bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Davalı tarafın; davacı annesi ve eşi tarafından kendisine yapılan ödemelerin, davacıya kredi çekerek ve kredi kartından ve sair şekilde borç verdiğini iddia ettiği borca ilişkin ödendiği hususu sübut bulmadığı gibi, 6098 sayılı 101 . Maddesi "Birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir.
Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır." ve de 102. Maddesi de; "Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır." düzenlemelerini içermektedir.
Dolayısıyla aksinin yani yapılan ödemelerin başka bir borca karşılık yapıldığı davalı tarafça ispatlanamadığı da dikkate alınarak vade tarihinden sonra yapılan toplam 111.000,00-TL 'lik ispatlanan ödemelerin işbu dava konusu senet borcuna mahsuben yapıldığının kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.'nun 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1...... Mahkemesinin ..... Esas, ..... Karar sayılı dosyasında verilen ..... tarihli karara karşı davalı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Alınması gerekli 5.806,35 TL harçtan peşin alınan 1.935,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.870,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4.Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5.HMK’nın 359/4. maddesi uyarınca iş bu kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 02/10/2025 ... Başkan ... ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.