Danıştay 5. Daire Başkanlığı
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/4407 E. , 2024/17054 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
İstemin Özeti :
Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Üniversite Yönetim Kurulunun .... tarih ve .... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin .... tarih ve E:...., K:.... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin .... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin .... tarih ve E:...., K:.... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Usulüne uygun savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir irtibat ve iltisakının bulunmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, ceza yargılamasının devam ettiği, olağanüstü hal döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelere dayanılarak görevine son verilemeyeceği, adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve Anayasa ile uluslararası sözleşmeler ile güvence altına alınan bir çok temel hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Öte yandan, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; hükümlü olarak cezaevinde bulunan davacının 22/07/2023 tarihinde tahliye edildiği, bu nedenle halihazırda kısıtlılık halinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bunun yanında, davacı hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ....Ağır Ceza Mahkemesinin .... tarih ve E:...., K.... sayılı kararında yer alan; "...Sanığın (davacının) lise yıllarında okurken örgütle iltisaklı olan dersaneye gittiği, üniversiteyi bitirdikten sonra Ankara ve Niğde illerinde örgütle iltisaklı olan okul ve dersanelerde çalıştığı, daha sonra şehit olan kardeşi nedeniyle kamu görevine atandığı ve .... Üniversitesinde satın alma memuru olarak göreve başladığı, sanığın (davacının) bu süreç içinde örgütle iltisaklı olan Zaman gazetesi ve Sızıntı dergilerine abone olduğu, örgütün mali kalesi olarak bilinen Bank Asya'da bulunan hesabını kullandığı, alınan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzerine, 21/01/2014 tarihinde 7.500 TL para yatırarak katılım hesabı açtırdığı, örgüt liderinin talimat verdiği Ocak 2014 tarihinden önce hesaplarının ay sonu bakiyeleri çok düşük iken 2014 yılı Ocak ayından itibaren artış gösterdiği, bu şekilde sanığın (davacının) verilen talimat doğrultusunda örgütle iltisaklı olan bankaya destek olma amacıyla işlemler yaptığı, sanığın (davacının) örgütle iltisaklı olan Pak İş isimli sendikaya üyeliğinin bulunduğu, sanığın (davacının) örgütün görevlendirmesi doğrultusunda TSK mahrem yapılanması bünyesinde öğretmen olarak görev yaptığı, bu kapsamda öğrenci olarak tanımlanan asker kişilerle ilgilendiği, bu hususun dinlenen tanıklar M. ve M.A.'nın beyanlarıyla anlaşıldığı, yine sanığın (davacının) örgüt içinde Yahya kod ismini kullandığı, benzer suçtan hakkında işlem yapılan ve ayrıca örgütün kriptolu haberleşme aracı olan ByLock uygulaması kullanan kişilerle görüşmeler yaptığının saptandığı, sanığın (davacının) isnat edilen maddi eylemlerin bu şekilde sabit olduğu,..." tespit ve değerlendirmeleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.