5. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12822
- Karar No
- 2025/9861
- Karar Tarihi
- 26.06.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
5. Hukuk Dairesi 2024/12822 E. , 2025/9861 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, .
. Mahallesi 531 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarece belirlenen bedelin düşük olduğunu belirterek gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.12.2014 tarihli ve 2014/282 Esas, 2014/431 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin 10.12.2014 tarihli ve 2014/282 Esas, 2014/431 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur
2.Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın arsa mı arazi mi olduğu tespit edilmeden soyut olarak değer biçilmiş olup arsa ise emsal incelemesi yapılarak, arazi vasfında ise gelir metodu esas alınarak dava tarihindeki değerinin tespiti için alınacak bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması gerekirken, taşınmazın nitelikleri denetlemeye elverişli şekilde belirlenmeden soyut ifadelerle değer belirleyen bilirkişi raporuna göre eksik inceleme sonucu karar verilmesi ve 27.09.2014 tarihinden karar tarihine kadar tespit edilen kamulaştırma bedeline faiz uygulanması gerekirken, faizin 26.09.2014 gününden başlatılması hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 13.04.2017 tarihli ve 2016/598 Esas, 2017/233 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin 13.04.2017 tarihli ve 2016/598 Esas, 2017/233 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı idarece yapılmış kamulaştırma satışı emsal olarak esas alınmış olup, özel amaçlı bu satışın somut emsal olarak değerlendirilmesi hatalı olup bu rapora göre hüküm kurulamayacağından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ağaç ve yapı bedelleri yönünden yapılan değerlendirme bozma konusu yapılmadığı halde, bozma sonrası hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapı ve ağaçlar yönünden yeniden değerlendirme yapılıp daha yüksek bedel tespit edilerek, davacı idare lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesinin ihlal edilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 21.04.2022 tarihli ve 2019/9 Esas, 2022/186 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1.Mahkemenin 21.04.2022 tarihli ve 2019/9 Esas, 2022/186 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; bilirkişi kurulunca emsal alınan taşınmazların satışına ilişkin akit tablosu ... Müdürlüğünden, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların 2014 yılında Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerleri ilgili ... Müdürlüğünden getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi yoksa imar planına dahil olmakla birlikte, olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili ... İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak, alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulu raporunun denetlenmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, emsal kabul edilen ... Mahallesi 735 parsel, 826 parsel sayılı ev vasıflı taşınmaz ile 846 parsel sayılı dükkan vasıflı taşınmazlar, üzerinde bulunan yapılar ile birlikte satıldığı halde, yapı bedeli satış bedelinden mahsup edilmeden ve emsal satış bedellerinin aritmetik ortalaması alınmak suretiyle değer biçildiğinden bu rapora göre hüküm kurulamayacağının düşünülmemesi, kabule göre de ilk karar ile temyize konu son karar arasında oluşan fark bedel 7.878,72 TL olup bu bedele ikinci karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken, yazılı şekilde 39.750,50 TL'ye ikinci karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle;
bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, belirlenen bedelin fahiş olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2.Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin davalıya derhal ödenmesine karar verilmesinde temyiz edenin sıfatı nazara alınarak bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakta olup davacı idare vekilinin aşağıdaki husus dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
4.Tespit edilen kamulaştırma bedeli 94.074,50 TL’ye 27.09.2014 tarihinden ilk karar tarihi olan 10.12.2014 tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken, yazılı şekilde 104.613,50 TL bedele ilk karar tarihine kadar, 39.750,50 TL bedele ikinci karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının; (4) numaralı bendi hükümden tümüyle çıkartılarak yerine “Tespit edilen kamulaştırma bedeli 94.074,50 TL’ye 27.09.2014 tarihinden ilk karar tarihi olan 10.12.2014 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.