Esas No
E. 2022/259
Karar No
K. 2025/229
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

Ceza Genel Kurulu         2022/259 E.  ,  2025/229 K.

"İçtihat Metni"

KARARI VEREN

YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza

SAYISI: 312-116

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İhmali davranışla kasten öldürme suçundan açılan kamu davasında, eylemi olası kastla ihmal suretiyle öldürme olarak kabul edilen sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 82/1-e, 21/2, 83/1-son, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 16 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesince 25.02.2016 tarih ve 116-44 sayı ile kurulan hükmün, sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 13.12.2017 tarih ve 2424-5069 sayı ile gerekçeli kararın suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına tebliği üzerine temyizi hâlinde düzenlenecek ek tebliğname ile gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, suçtan zarar gören kurum vekili tarafından da temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 26.06.2018 tarih ve 1303-3010 sayı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nın 234. maddesi uyarınca duruşmadan haberdar edilmeyen kurumun davaya dâhil edilmemesi isabetsizliğinden, diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmaya uyan Yerel Mahkemece suçtan zarar gören kurumun davaya katılmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucu 29.11.2018 tarih ve 321-578 sayı ile sanığın,

CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine oy çokluğuyla karar verilmiştir. Bu hükmün de Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 11.09.2019 tarih ve 2144-3700 sayı ile; "... Sanık ...’in, alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçtan yargılanması karşısında, ...nin 188/1. maddesi uyarınca duruşmaya gelmeyen sanık vekilinin duruşmada hazır bulunarak görevini yapmaya zorlanması, katılmadığı oturumlardaki bilgi, belge ve işlemlere karşı savunma yapmaya davet edilmesi, gerektiğinde ...nin 150/3. maddesi uyarınca zorunlu bir müdafii görevlendirilmesi yoluna gidilerek savunmada oluşan boşluk ve kısıtlılığın giderilmesi gerektiği düşünülmeden, sanık müdafiinin hazır bulunmadığı celse hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması..." isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmaya uyan Yerel Mahkemece 14.01.2020 tarih ve 400-10 sayı ile sanığın müsnet suçtan CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin hükmün,

Cumhuriyet savcısı ile katılan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesince 21.10.2020 tarih ve 3349-2469 sayı ile; "...Maktul ... bebeğin sanık ...’in çocuğu olup olmadığının DNA incelemesi yaptırılmak suretiyle tesbit edildikten sonra, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması..." isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi ise 08.04.2021 tarih ve 312-116 sayı ile, bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

Direnme kararına konu bu hükmün de katılan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2021 tarihli ve 64361 sayılı bozma istemli tebliğnamesi ile dosya, 6763 sayılı Kanun'un 36. maddesi ile değişik CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 14.03.2022 tarih ve 318-1938 sayı ile direnme kararının yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

II. UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI VE KONUSU

İnceleme dışı sanık ... Öncel hakkında kurulan beraat hükmü temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olup direnmenin kapsamına göre inceleme, sanık hakkında maktule yönelik gerçekleşen ihmal suretiyle kasten öldürme suçundan kurulan beraat hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında eksik araştırma sonucu hüküm kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkindir.

III. DOSYADAKİ BİLGİ VE BELGELER

İncelenen dosya kapsamından;

Suç tarihinden iki gün önce kim tarafından sokağa bırakıldığı bilinmeyen maktul bebeğin ölümünün aydınlatılması amacıyla başlatılan soruşturma kapsamında; tanık beyanlarına başvurulduğu, ölü muayene tutanağı ve ahşa raporuyla bebeğin ölüm sebebinin yeni doğan pnomonisi olduğunun belirlendiği, kovuşturma aşamasında; hastane doğumlu olduğu anlaşılan bebeğin hangi sağlık kurumunda doğduğuna dair ilgili kurumdan bilgi alındığı, ancak resmî bir kayıt bulunamadığından bu hususun da tespit edilemediği, yapılan DNA testi ile bebeğin annesinin suça sürüklenen çocuk ... Öncel olduğunun tespit edildiği, inceleme dışı suça sürüklenen çocuk ... ve sanığın annesi hakkında açılan kamu davalarında, yüklenen suçu işlediklerine dair delil bulunmadığından beraatlerine karar verildiği, olaydan uzun süre sonra yakalanan sanığın ise aşamalardaki savunmalarında müsnet suçu işlediğini inkâr ettiği anlaşılmaktadır.

IV. GEREKÇE

A. İlgili Mevzuat ve Öğretide Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Görüşler

Ceza muhakemesi hukukumuzda duruşmanın doğrudan doğruyalığı (yüz yüzelik) ve sözlülük ilkeleri esas alınmış olup hüküm verecek olan mahkeme hâkimi sanık, tanık ve olayın tüm delilleri ile birebir karşı karşıya gelecektir. Böylece, belirtilen ilkeler ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde yer alan adil yargılama hakkının temel gerekleri yerine getirilmiş olacak ve CMK'nın 217. maddesi uyarınca hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilecektir.

Yine ceza yargılamasında hangi hususun hangi delillerle ispat olunacağı konusunda bir sınırlama bulunmayıp delil serbestisi içinde yargılama yapan hâkim, hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delili kullanmak suretiyle sanığın aleyhine olduğu kadar lehine olan delilleri de araştırıp değerlendirerek kuşkudan arınmış bir sonuca ulaşmalıdır. Yargılama konusu olayın açıklığa kavuşturulması ve maddi gerçeğin bulunabilmesi için ispat amacıyla kullanılan her araç delil olarak kabul edilir.

Eksik soruşturma durumunda yani delillerin tümünün toplanmaması, bilirkişi incelemesi yapılmaması, tanıkların dinlenmemesi veya deliller arasındaki çelişki, belirsizlik ve eksikliklerin giderilmemesi gibi hâllerde mahkûmiyet kararı verilemez (YCGK'nın 01.05.2007 tarihli ve 2007/1-43 Esas 2007/101 Karar sayılı kararı). Ancak böyle bir durumda şüpheden sanık yararlanır ilkesine dayanarak beraat kararı verilmesi de hukuka uygun olmayacaktır. Çünkü şüpheden sanığın yararlanabilmesi için tüm çabalara rağmen şüphenin yenilememiş olması gerekir. Oysa olayla ilgili toplanmamış delillerin bulunması hâlinde tüm çabanın sarfedildiğinden bahsetmek mümkün değildir. Ancak belirtilen eksikliklerin giderilmesinden sonra bir sonuca ulaşılabilir (Ünver, Ceza Muhakemesinde İspat, s. 125).

Eksik araştırma ve soruşturmaya dayalı mahkûmiyet kararı verilmesi kadar beraat kararı verilmesi de hukuka aykırıdır. Çünkü ceza muhakemesinin amacı somut gerçeğin ortaya çıkarılması için yeterli araştırma yapılması ilkesine dayanır. Bu nedenle hükmün kesinleşinceye kadar inceleme olanağı bulunan delillerin ele alınıp değerlendirilmesi gerekir. Başka bir ifadeyle, ceza sorumluluğu esaslarına uygun bir hüküm kurulabilmesi ve adaletin gerçekleştirilebilmesi için, öne sürülen ve olaya ışık tutabilecek nitelikteki tüm delillerin ve belgelerin duruşmada tartışılması ve hükümde değerlendirilmesi zorunludur (Erdal Yerdelen, Ceza Muhakemesinde Hükmün Gerekçesi, s. 356).

Öte yandan, ceza muhakemesinin amacı, her somut olayda kanuna ve usule uygun olarak toplanan delillerle maddi gerçeğe ulaşıp adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasının önüne geçebilmek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmektir. Gerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu gerekse CMK; adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşmayı amaç edinmiştir. Bu nedenle ulaşılma imkânı bulunan bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle, adaletin tam olarak gerçekleşebilmesi için maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edebilecek tüm kanuni delillerin toplanması ve tartışılması zorunludur.

B. Hukuki Değerlendirme Sanığın maktul bebeğin ölümüne yönelik eyleminin sabit olup olmadığının ortaya çıkarılabilmesi ve buna bağlı olarak isabetli biçimde vasıflandırılabilmesi amacıyla;

Öncelikle ve mümkün olması kaydıyla, bebeğin terk edilmiş hâlde bulunduğu olay yeri veya yakınlarında bir güvenlik kamerası arşiv kaydının bulunup bulunmadığının ilgili emniyet birimlerine sorularak araştırılması, sanık ... annesi ile tanık ... ve annesinin olay tarihini de kapsayacak şekilde bebeğin öldüğü tarihe kadar kullandıkları cep telefonlarının sinyal verdiği baz istasyonlarının tespitiyle olay sırasında bebeğin bulunduğu güzergahtan geçip geçmediklerinin tespit edilmesi, Elde edilen delillerin tüm boyutlarıyla sağlıklı şekilde yorumlanarak değerlendirilmesi için sanığın DNA örneği ile sahipsiz bebeğin DNA örneğinin karşılaştırılması sonucu biyolojik babasının sanık olup olmadığının belirlenmesi,

Suça sürüklenen çocuk ...’nin tanık sıfatıyla tekrar dinlenilerek doğumdan hemen sonraki sürece ilişkin aşamalarda değişiklik gösteren ifadelerindeki çelişkinin giderilmeye çalışılması, tanık ...’nin ifadesine bir kez daha başvurularak kızı ...’nin hamile olduğunu öğrenmesi üzerine durumu sanığın annesi ...’ye veya babası ...’e anlatıp anlatmadığının, bebeğin doğumu hâlinde ne olacağını konuşup konuşmadıklarının sorulması, olay tarihinde sanık ... ailesi ile tanık ... ve ailesinin komşularının tespit edilip tanık olarak beyanlarının alınması, özellikle tanık ...’nin hamile olduğunun öğrenildiği 09.11.2009 veya buna yakın tarihlerde sanık ..., annesi ... veya babası ...'in bebeğin annesi olan ...’nin evine gelerek kavga edip etmediklerinin sorulması ve bu doğrultuda sanık savunmasının alınması, buna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, eksik araştırma sonucu beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yerel Mahkemece kurulan direnme kararına konu beraat hükmünün, sanık hakkında eksik araştırma sonucu karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan altı Ceza Genel Kurulu Üyesi; direnme kararının isabetli olduğu düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır.

V. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

1.Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesince kurulan 08.04.2021 tarihli ve 312-116 sayılı direnme kararına konu beraat hükmünün, sanık hakkında eksik araştırma sonucu karar verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA,

2.Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog