Esas No
E. 2023/974
Karar No
K. 2025/3361
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

4. Hukuk Dairesi

E. 2023/974 K. 2025/3361 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/974, K. 2025/3361, T. 27.02.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/974
Karar No
2025/3361
Karar Tarihi
27.02.2025
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

4. Hukuk Dairesi         2023/974 E.  ,  2025/3361 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2022/1102 - 2022/1102
SAYISI: 2022/İHK-60488
SAYISI: K-2022/237414

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın 19.05.2016 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu motosiklet sürücüsü olan müvekkilinin yaralandığını ve sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile dava değerini, 93.451,12 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; 15.04.2022 tarihinde davacı tarafa 133.973,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin yeterli olduğunu ve davalı ...'nın sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının %26 oranındaki maluliyeti ve davalının %75 kusuru üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 93.451,12 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğu, hesap ve kusur raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunduğu, ancak davacının kask takmaması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiği ve davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmayacak şekilde 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının itirazlarının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 74.760,90 TL tazminatın 11.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, hükme esas alınan aktüer raporun denetime elverişli olmadığını, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, faiz ve vekalet ücreti belirlemesinin doğru bulunmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına, faiz ve vekalet ücreti belirlemesinin isabetli bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince:

Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.

Somut olayda; ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 22.11.2021 tarihli raporda, davacının trafik kazası sonrası yaralanması sonucu sağ diz kırığı ve sol omuz kırığına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %26 olarak hesaplanmıştır. İtiraz Hakem Heyeti tarafından söz konusu raporun geçerli olduğu kabul edilerek tazminata karar verilmiştir.

Söz konusu maluliyet raporunun; kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına rağmen, raporda davacının kazaya bağlı önceki tedavi evrakının içeriklerine yer verilmediği, bu evrakın getirtilip ayrı ayrı incelenmek suretiyle maluliyet raporuna detayların yansıtılmadığı, bu nedenle eksik inceleme ile oluşturulan yetersiz maluliyet raporu esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve içerisinde ortopedi uzmanının da bulunduğu, davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı bölümünden, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran ve arazın süreklilik arz edip etmediği hususlarını kapsar şekilde rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.

3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.

Dosyanın incelenmesinde; kazaya ilişkin kolluk görevlilerince kaza tespit tutanağı tanzim edildiği, buna göre davacı motosiklet sürücüsünün kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle kusurlu olduğunun ve zorunlu trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsünün doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapması, sola dönerken davacı sürücüye geçiş hakkı vermemesi nedeniyle kusurlu bulunduğunun tespit edildiği,

Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 04.07.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre davacı motosiklet sürücüsünün %25 oranında kusurlu, zorunlu trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edildiği,

Uyuşmazlık Hakem Heyetince, bu raporun esas alınarak davalı taraf araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğu kabulüne göre hüküm tesis edildiği, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının reddedildiği anlaşılmaktadır. Olayın oluş şekli ve dosyada mevcut belgeler gözetildiğinde İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan 04.07.2022 tarihli bilirkişi raporunun yetersiz ve denetime elverişsiz olduğu görülmekle eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.

O halde, İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

VI. KARAR

1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Ceza Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog