Esas No
E. 2024/2011
Karar No
K. 2025/9476
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

10. Ceza Dairesi         2024/2011 E.  ,  2025/9476 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARLARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

TARİHLERİ : 1. 20.12.2022

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararların kanun yararına bozulması

Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 20.12.2022 tarihli kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesine karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin 24.01.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 03.11.2020 tarihli kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 11.11.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 24.05.2022 tarihli kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 01.06.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 03.01.2024 tarihli ve 2023/18477 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2024 tarihli ve KYB - 2024/5166 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2024 tarihli ve KYB - 2024/5166 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/12/2022 tarihli ve 2022/676 esas, 2022/956 sayılı kararına yönelik yapılan incelemede;

Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 13/06/2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak suçundan dolayı Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30/06/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin denetim süresi içinde 28/11/2017 tarihinde aynı nev'îden suç işlemesi nedeniyle Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 24/12/2017 tarihli ve 2016/9026 soruşturma, 2017/5823 esas, 2017/4014 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa usulüne uygun tebliği ile kesinleşmesi beklenilmeksizin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi nedeniyle dava şartının gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verildiği ve anılan kararın itiraz edilmeksizin 07/01/2019 tarihinde kesinleştiği,

Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2018 tarihli kararına yönelik olarak Genel Müdürlüğümüzün 08/04/2019 tarihli ve 94660652-105-23-1843-2019-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 20/05/2019 tarihli ve 2019/1635 esas, 2019/2988 karar sayılı ilâmı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa tebliğ edildiği, sanığın kuruma müracaat ederek tedbirin infazına başladıktan sonra da karara hiçbir aşamada itiraz etmediği ve tedbirin infazına devam ettiği, bu nedenle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenmeden denetimli serbestlik ve tedavi tedbirinin infazına başlanmış olmasının dava şartının gerçekleşmesine bir etkisi olmayacağı, öte yandan kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin kabulü hâlinde ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği gerekçeleriyle bozulduğu,

Anılan Dairesinin bozma ilamını takiben, yeniden yapılan yargılama neticesinde, sanığın mahkûmiyetine ilişkin Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/12/2019 tarihli ve 2019/792 esas, 2019/1570 sayılı kararına karşı sanık tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 24/05/2022 tarihli ve 2021/16113 esas, 2022/6730 karar sayılı ilâmı ile 5271 sayılı Kanun'un 309/4-c. maddesi uyarınca mahkûmiyet hükümleri dışında kalan ve davanın esasını çözen hükümlerin hangi nedenle olursa olsun kanun yararına bozulması hâlinde aleyhe sonuç doğurmayacağı ve yeniden yargılamayı gerektirmeyeceği gibi Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 30/06/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz hakkının açıkça belirtilmediği, tebliğ edilen kararda ilgilinin erteleme kararına itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin itiraz süresi ve merciinin de gösterilmesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için kararın sanık tarafından öğrenilmiş olması hâlinde bile kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla usulüne uygun şekilde kesinleşmiş bir erteleme kararı bulunmadığından kamu davası açılma koşulunun gerçekleşmediği gerekçeleriyle anılan kararın bozulmasına karar verildiği,

Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/12/2022 tarihli kararı ile bozma ilâmını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonunda, dava şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının düşürülmesine, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa yöntemince tebliği ve kesinleşmesi hâlinde infaz edilmesi, sonucuna göre sanık hakkında dava açılıp açılmayacağının tayin ve tespit edilmesi için dosyanın Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği ve kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 15/07/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı başvurulabilecek kanun yolunun, başvuru süresinin ve merciinin belirtilmediği, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 4. fıkrasında, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır " şeklinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/1. maddesinde, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde düzenlemeler ile, Yine benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 18/02/2019 tarihli ve 2019/667 esas, 2019/963 karar sayılı ilâmında, "..."kovuşturma şartının" gerçekleşmediğinin anlaşılması durumunda

Mahkeme tarafından CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi gereğince bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere “davanın durmasına” ve denetimli serbestlik dosyanın infazına devam edilebilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilerek davanın esasını çözen bir kararla yargılama sonlandırıldıktan sonra, sanki durma kararı verilmişcesine “kamu davası açılmasının ertelenmesine dair kararın infazının devamına” karar verilerek hükümde çelişkiye neden olunması ve hükmün karıştırılması yasaya aykırı olduğundan,..." şeklinde belirtildiği üzere,

Somut olayda, Mahkemesince yukarıda açıklandığı üzere kovuşturma şartının gerçekleşmediği kabul edilerek “düşme” kararı verilmiş ise de, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sanığın cezalandırılması istemiyle açılan davada aynı maddenin 4. fıkrasında sayılan kovuşturma şartlarının gerçekleşmediğinin anlaşılması durumunda gerçekleşmesi muhtemel olan dava şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesi gereğince davanın durmasına karar verilerek, geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiğinin gözetilmeksizin, düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.

2.Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/11/2020 tarihli ve 2019/760 esas, 2020/921 sayılı ve Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/05/2022 tarihli ve 2022/134 esas, 2022/421 sayılı kararlarına yönelik yapılan incelemede;

Adı geçen sanığın, 29/04/2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin olarak yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 26/07/2019 tarihli ve 2019/6485 soruşturma, 2019/3551 esas, 2019/2553 sayılı iddianamesiyle kamu davası açılmasını müteakip, yapılan yargılama sonunda, Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/11/2020 tarihli ve 2019/760 esas, 2020/921 sayılı kararıyla sanığın mahkûmiyetine karar verildiği,

Yine adı geçen sanığın, 19/11/2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin olarak yapılan yargılama sonunda, 52371 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 03/02/2022 tarihli ve 2021/18531 soruşturma, 2022/511 esas, 2022/377 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/05/2022 tarihli ve 2022/134 esas, 2022/421 sayılı kararıyla sanığın mahkûmiyetine karar verildiği ve anılan mahkûmiyet kararların kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği,

Somut olayda, sanık hakkında, 13/06/2016 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca 30/06/2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, ancak anılan erteleme kararının 1 nolu gerekçemizde belirtildiği üzere kanun yolu, mercii ve süresi gösterilmeksizin kesin olduğu belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltılması nedeniyle kesinleşmediği, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi sebebiyle sanığın 13/06/2016 tarihli eylemine ilişkin olarak Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/12/2022 tarihli ve 2022/676 esas, 2022/956 sayılı kararıyla kamu davasının düşürülmesine karar verildiği ve anılan kararın yukarıda yazılan gerekçelerle kanun yararına bozulması hâlinde ise kamu davasının durmasına karar verileceği, sanık hakkında uyuşturucu madde kullanma veya bulundurma suçuna ilişkin usulüne uygun verilmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmadığı, bu durumda artık sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliğinin ortadan kalktığı, bundan sonra sanık hakkında verilecek ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden soruşturma dosyalarının birleştirilmesinin temini amacıyla durma kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir" Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Elazığ 2.

Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/676 Esas ve 2022/956 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:

1.Şüpheli hakkında, 13.06.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 30.06.2016 tarihli ve 2016/9026 Soruşturma, 2016/251 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3. maddesi gereğince bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın şüpheliye 14.07.2016 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, kararın tebliği ve kesinleşmesi beklenmeksizin 30.06.2016 tarihinde infazı için Elazığ Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Elazığ Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 09.08.2017 tarihli ve 2016/897 DS sayılı yazısı ile şüphelinin yükümlülüklerine uyduğu ve 08.08.2017 tarihinde infazın tamamlandığının bildirildiği,

2.Şüphelinin 28.11.2017 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2017 tarihli ve 2016/9026 Soruşturma, 2017/5823 Esas, 2017/4014 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

3.Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2018 tarihli ve 2018/19 Esas, 2018/1693 Karar sayılı kararı ile, erteleme kararının 30.06.2016 tarihinde verildiği, aynı tarihte Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının "düşmesine" karar verildiği, kararın 07.01.2019 tarihinde kesinleştiği,

4.Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebi üzerine, Dairemizin 20.05.2019 tarihli ve 2019/1635 Esas, 2019/2988 Karar sayılı kararı ile, erteleme kararının tebliğ edildiği, itiraz etmediği, erteleme süresi içinde yeniden uyuşturucu madde kullanması nedeniyle dava açıldığı, ayrıca düşme kararı verildiği halde infazın devamına karar verilerek hükmün karıştırıldığı, mahkemenin iradesi açık şekilde ortaya çıkmadığı için kazanılmış haktan söz edilemeyeceği davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği, kabule göre de, durma kararı verilmesi gerektiği gerekçeleriyle hükmün kanun yararına bozulmasına karar verildiği,

5.Kanun yararına bozmadan sonra Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli ve 2019/792 Esas, 2019/1570 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın temyiz kanun yoluna başvurduğu,

6.Dairemizin 24.05.2022 tarihli ve 2021/16113 Esas, 2022/6730 Karar sayılı kararı ile, düşme kararının kanun yararına bozulması halinde aleyhe sonuç doğurmayacağı, yeniden yargılamayı gerektirmeyeceği, kabule göre de erteleme kararında itiraz hakkı gösterilmediğinden durma kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği,

7.Bozmadan sonra, Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20.12.2022 tarihli ve 2022/676 Esas, 2022/956 Karar sayılı kararı ile,

CMK'nın 223/8.maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine, erteleme kararının usulüne uygun tebliği ve kesinleşmesi halinde infaz edilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

B. Elazığ 2.

Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/760 Esas ve 2020/921 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:

1.Şüpheli hakkında, 29.04.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 26.07.2019 tarihli ve 2019/6485 Soruşturma, 2019/3551 Esas, 2019/2553 sayılı iddianamesi ile, TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı,

2.Yapılan yargılama sonucunda, Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 03.11.2020 tarihli ve 2019/760 Esas, 2020/921 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62.maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

C. Elazığ 2.

Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/134 Esas ve 2022/421 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:

1.Şüpheli hakkında, 19.11.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2022 tarihli ve 2021/18531 Soruşturma, 2022/511 Esas, 2022/377 sayılı iddianamesi ile, TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı,

2.Yapılan yargılama sonucunda, Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.05.2022 tarihli ve 2022/134 Esas, 2022/421 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

D. Dosyalar kapsamına göre;

1.Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli ve 2022/676 Esas, 2022/956 Karar sayılı kararına yönelik yapılan incelemede;

28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, sanık hakkında Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30.06.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar her ne kadar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle infaz işlemlerine başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla ihlâl kabul edilen 28.11.2017 tarihli eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği,

TCK'nın 191/4. maddesinde düzenlenen kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; Mahkemesince kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden düşme kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

2.Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli ve 2019/760 Esas, 2020/921 Karar sayılı ve Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli ve 2022/134 Esas, 2022/421 Karar sayılı kararlarına yönelik yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." hükmüne yer verildiği,

Somut olayda, sanık hakkında, 13.06.2016 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca 30.06.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, ancak anılan erteleme kararında yukarıda belirtildiği üzere usulüne uygun bir kanun yolu bildirimi yapılmadığından kararın kesinleşmediği, Mahkemesince durma kararı verilmesi gerektiği, bu nedenle TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan işbu kamu davalarında da kovuşturma şartının gerçekleşmediği, doğrudan açılan davaların dayanaksız kaldığı anlaşılmakla, mahkemesince, durma kararları verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine yönelik kararlar verilmesi, Kanun'a aykırıdır.

3.Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada sonuç olarak;

Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir erteleme kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden;

Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli ve 2022/676 Esas, 2022/956 Karar sayılı düşme kararının sanık lehine ve davanın esasını çözen bir karar olması nedeniyle bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek kanun yararına bozulmasına karar verileceğinden, düşme kararına konu 13.06.2016 tarihli eylem yönünden artık herhangi bir işlem yapılamayacağı gözetildiğinde; düşme kararı ile 30.06.2016 tarihli erteleme kararının hukuken geçerliliğini yitirdiği, bu durumda, sanığın 28.11.2017, 29.04.2019 ve 19.11.2021 tarihli eylemleri yönünden ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği,

Her ne kadar sanığın adli sicil kaydı ve UYAP kayıtlarından 13.06.2016 ve 10.01.2021 tarihli eylemleri nedeniyle Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 20.03.2025 tarihli ve 2023/3925 Soruşturma, 2025/199 Karar sayılı kararı ile yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği anlaşılmakta ise de, yukarıda açıklanan nedenlerle düşme kararına konu 13.06.2016 tarihli eylem nedeniyle artık yeni bir soruşturma yapılamayacağı anlaşıldığından 20.03.2025 tarihli ve 2023/3925 Soruşturma, 2025/199 Karar sayılı erteleme kararının kaldırılması gerekmektedir.

Bu durumda, Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesince, doğrudan açılan 2019/760 Esas ve 2022/134 Esas sayılı davaların birleştirilmesi, davaların birleştirilmesinden sonra, sanığın 28.11.2017, 29.04.2019 ve 19.11.2021 tarihli eylemlerine ilişkin olarak ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmek üzere CMK'nın 223/8.maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek Cumhuriyet Savcılığına bildirimde bulunulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararları verilmesi, Kanun'a aykırı olup Kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Elazığ 2.

Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli ve 2022/676 Esas, 2022/956 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı CMK'nın 309/4-c maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

C. Elazığ 2.

Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli ve 2019/760 Esas, 2020/921 Karar sayılı ve Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli ve 2022/134 Esas, 2022/421 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.10.2025 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog