1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.12.2023 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü %100 kusurlu olarak müvekkiline ait ...plakalı araca hasar verdiğini, trafik kazasında, hasara uğrayan aracın onarım/tamir süresi boyunca kullanılamaması ya da işletilememesi sebebiyle ortaya çıkan zarar, ticari araçlarda (taksi, otobüs, servis, minibüs ve diğer ticari araçlar) ticari kazanç kaybı, ticari olmayan araçlarda ise araç mahrumiyet tazminatı (ikame araç bedeli) konusunu oluşturduğunu, bu tazminatın/kazanç kaybının tazmini hususunda kazada kusuru bulunan araç sahibi ve sürücüsü müteselsil olarak sorumlu olduğunu, dilekçe ekinde sunulan davalı aracın ZMM sigorta şirketince gönderilen eksper tarafından hazırlanan hasar ekspertiz raporundan ve hasar fotoğraflarından da görüleceği üzere kaza sonrası aracın tamiri için 7 günlük süre gerektiğini, müvekkiline ait ... plakalı araç 2022 model ...ve günlük yaklaşık 4.000,00-TL ila 4.500,00-TL arasında net kazanç elde ettiğini, müvekkili yolcu nakli işi yaptığı ticari aracından mahrum kalarak, kazanç kaybına uğradığını, müvekkilinin aracından mahrum kalması nedeniyle uğramış olduğu zararın davalı tarafça giderilmesi gerektiğini, bu nedenle Mahkemece davaya konu 034 TGG 02 plakalı araçta gerçekleşen kazanç kaybı bedelinin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep ettiklerini, izah edilen sebeplerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107/1. madde gereğince belirsiz alacak davanın kabulü ile şimdilik 100,00-TL kazanç kaybı bedelinin 19.12.2023-kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü. (II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1.... Belediye Başkanlığından gelen... plakalı aracın ... adına kayıtlı olduğunu, araca ait taksi çalışma ruhsatnameleri ve şoför kayıt bilgilerini gösteren ekran kayıtları,
2....den gelen 04.09.2001 tarihinden itibaren dairelerinde taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunduğu bilgisi ve mükellefin tarh dosyası,
3....Dairesi Müdürlüğünden gelen...'ın 01/01/1991 tarihi itibari ile taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetine başladığı, ve faaliyetine devam ettiğini, mükellefin 01/01/2021 tarihinden itibaren yıllık beyanname verme zorunluluğuna tabi tutulmadığının tespit edildiği bilgisi ve 2020 yılı vergisi beyannamesi, stopaj beyannameleri ve sicil kayıtları,
4.... Esnaf Odasından gelen ...'ye ait... plakalı aracın taksi kaydının Esnaf Odalarında hiçbir kaydının bulunmadığı bilgisi,
5.... Sigorta A.Ş.'den gelen dava konusu hasar dosyası,
6.Tüm dosya kapsamı. (III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER: Davacının davası, adına kayıtlı ticari taksi mahiyetindeki aracının davalının aracı ile çarpışması sonucunda meydana geldiği ileri sürülen kazan kaybının tahsiline ilişkindir.
Tarafların bağlı oldukları vergi müdürlüklerine yazılan müzekkere cevaplarına göre davacı ve davalının basit usule göre ticari kazanç mükellefi oldukları, defter tutma yükümlülükleri olmadığı ve gelir vergisinden muaf oldukları, her iki tarafın da taksi ve yolcu taşımacılığı alanında faaliyet yürüttükleri, netice itibariyle her iki tarafın tacir olmadıkları anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda, davacı adına kayıtlı...plakalı ticari taksiye, davalı ... adına kayıtlı aracın çarpması sonucu aracın onarımda kaldığı yedi günlük kazanç bedelinin talep edildiği, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olmadığı, davacı tarafın dosyadaki belgelere göre tacir olmadığı ve olayın haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek çözümlenmesi gerektiğinden davacının davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2018/1786 Esas 2018/2132 Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2024/1525 Esas 2024/1603 Karar) HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının Mahkememizin görevsizliği nedeni ile dava şartı yokluğundan reddine, Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
HMK 331/2 md. gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Süresi içinde dosyanın gönderilmesi için mahkememize başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/10/2025 KATİP
(e-imzalıdır)
HAKİM
(e-imzalıdır)