Esas No
E. 2022/6555
Karar No
K. 2025/7684
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2022/6555 E.  ,  2025/7684 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1601 E., 2022/388 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 23.03.2013 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaya olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, geçici ve sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek belirsiz alacak olarak 1.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur ve maluliyet durumunun tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinden avans faizi talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı aracın kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle konusunda uzman ATK Trafik İhtisas Dairesince, Sigorta Tahkim Komisyonunca yapılan yargılama sırasında temin edilen ve tek bilirkişi tarafından düzenlendiği anlaşılan 12.06.2016 günlü kusur raporundaki konuya ilişkin değerlendirmelerin irdelenmesi, tartışılması sonucunda düzenlendiği anlaşılan 06.08.2018 günlü heyet raporundaki belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi ve bu değerlendirmelerin de esasen kaza tespit tutanağındaki kazanın oluş şekli ve taraf kusurlarına ilişkin tespitlerle de örtüşmesi karşısında hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıda bulunan husus dışında istinaf itirazının reddi gerektiği, ATK Trafik ihtisas Dairesinden temin edilen rapor için kurumca 314,50-TL tutarında fatura düzenlendiği ve bu fatura bedeli karşılığının da davacı vekilince 07.09.2018 tarihinde ATK Döner Sermaye Saymanlığına gönderildiği anlaşıldığı, hal böyle olunca, yapılan bu giderin davacı tarafça ödendiği açık bulunduğundan, ödeme yaplmamış gibi karar yerinde ATK fatura bedelinin davacıdan tahsiline karar verilmesi mükerrer ödemeye neden olacağından isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda gösterilen nedenle kabulüne, öteki istinaf itirazlarının ise reddine, kararın kaldırılarak yeni hüküm kurulmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini belirtmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ...

tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda; kaza tespit tutanağında; davacı yayanın araçların arasından yolun karşısına geçmeye çalıştığı, yayanın taşıt yollarından taşıt trafiğini tehlikeye düşürecek şekilde taşıt yolunda yürümek kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

Davacı tarafın daha önce Sigorta Tahkim Komisyonuna yaptığı başvuru sonucu makine yüksek mühendisi tarafından düzenlenen raporda yaya davacıya %75 oranında, sigortalı araç sürücüsüne % 25 oranında kusur verilmiştir.

Eldeki dosya kapsamında düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporunda; kaza sonrası aracın ve yayanın çarpma noktasına olan uzaklığı, yayanın akan taşıt trafiğinin arasından karşıdan karşıya geçmek istemesi de dikkate alındığında daha önce düzenlenen rapordaki kusur durumuna iştirak edilmediği, sürücünün görüş alanı dışından karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yayaya karşı alabileceği bir önlem bulunmadığından kusursuz olduğu belirtilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince bu kusur dağılımı esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bu haliyle kusur raporları arasında çelişki olduğu, kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

O halde, dosyanın Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi Üst Kuruluna tevdii ile daha önce düzenlenen kusur raporları irdelenerek tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Trafik Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog