Esas No
E. 2020/4224
Karar No
K. 2021/6365
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

KARAR TARİHİ: 08/10/2025

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

KARAR TARİHİ: 15/02/2022
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ:08/10/2025

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacılar vekili, ...’in faiz karşılığında para vereceğinden bahisle vekil edenlerden çek aldığını ve bu suretle TCK’nın 241. maddesinde düzenlenen Tefecilik,

TCK’nın 157 ve 158. maddelerinde düzenlenen Dolandırıcılık suçlarını, ayrıca ...’in ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. adına imzaya yetkili olmadığı halde yetkisiz imza atması nedeniyle TCK’nın 207. maddesinde düzenlenen Özel Belgede Sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle ..., ... ve ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, vekil eden şirketin davalılardan ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin davaya konu çek nedeniyle herhangi bir borcu bulunmadığı gibi çekin dolandırıcılık suretiyle vekil eden şirketten alındığını, vekil eden tarafından verilen çeklerden keşidecisi vekil eden olan, diğer davacı ...’ün avalisti olduğu T. ... Bankası A.Ş. Antalya Şubesi 28.04.2017 tarih ... nolu 50.000 TL bedelli çek yönünden (Antalya 13. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasıyla takibe konulan) davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mahkemece, “Davacı şirket çek keşidecisi, davacı ... ise aval veren kişidir. Davalı ... Mimarlık... A.Ş. lehine keşide edilen çek lehdar tarafından ciro edilerek davalı ...’e verilmiştir. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... sayılı soruşturma evrakının tetkikinden, müştekiler ..., ..., ..., ... Otelcilik... Ltd. Şti., Atila Sayar, ... tarafından dolandırıcılık suçu nedeniyle yapılan şikayet üzerine, şüpheliler ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yapılan soruşturma sonrası 28.11.2018 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve kararın 20.06.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davacılar, çekin bedelsiz olduğunu iddia ederek açmış oldukları davada; dava değeri gözetildiğinde iddialarını HMK’nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca kesin delil ile ispat etmekle yükümlüdürler. Davacıların bu yönde dosyaya senet sunamadıkları görülmüş ve dava dilekçesinde yemin deliline dayandıkları için davalı şirket yetkilisine yemin teklif etme hakları hatırlatılmıştır. Davalı şirket yetkilisine, davaya konu çekin bedelsiz olup olmadığına dair hazırlanan yemin metninin ihtarlı davetiye ile tebliğine rağmen belirlenen duruşma gününde hazır olmaması ve mazeret de bildirmemesi nedeniyle davalı şirket hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bedelsizlik def’inin davalı hamile karşı ileri sürülebilmesi için TTK’nın 818/1-e maddesi yollamasıyla 687. maddesi uyarınca çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun ispatı zorunlu olup, bu hususun tanık dahil her türlü delil ile ispat edilebileceği dikkate alınarak davacının bildirdiği tanıkların beyanları alınmış ise de tanık beyanları değerlendirildiğinde, davalı ...’in davaya konu çeki kötü niyetli olarak iktisap edip etmediği hakkında bilgi sahibi olmadıkları görülmüş ve bu nedenle ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.” İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, tanık beyanları ve davalı ... hakkında dosya kapsamında yer alan araştırma sonuçları incelendiğinde, davalı ...’in çeki haksız olarak iktisap ettiğinin açıkça görüleceğini, müvekkiline ait ilk vadeli T. ... Bankası A.Ş. Antalya Şubesi’nin 31.03.2017 tarih ve ... nolu 50.000,00 TL bedelli çek yönünden, müvekkili tarafından ... Mimarlık A.Ş. ve ... Demir Çelik Oto... Tic. Ltd. Şti.’ye borçlu olunmadığının tespiti için açılan Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasıyla görülen davanın devam ettiğini, dava dışı ... Demir Çelik Oto... Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ...’ın ... isimli şahsın eşi olduğunu, ... Demir Çelik Ltd. Şti.’nin yetkilisi olan ... ve ...’ın davalı ...

Mimarlık A.Ş.’nin yetkilisi ... ile birlikte hareket ettiklerini, bu konu hakkında müvekkili tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, tanık beyanlarının dava dilekçesinde ve sonraki dilekçelerde belirtilen tüm olayları doğrular nitelikte olmasına rağmen yerel mahkemece gerekçesiz şekilde ve tanık beyanlarına neden itibar edilmediği açıklanmadan karar verilmesinin yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yargılama aşamasında ...’in anılan çekleri ne şekilde ele geçirdiğini dahi beyan edemediğini, davalı ...’in ... firmasında çalıştığının yazı cevaplarında sabit olduğunu, şirket yetkilileriyle yakın ilişkisinin hem tanık beyanlarında hem de yerel mahkeme dosyasına sunulan ve haricen edinilen şikayet dilekçesi içeriğinde açık olduğunu belirterek, davanın davalı ... yönünden de kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüş, yerel mahkeme kararının davalı ... yönünden kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Dava, Antalya 13. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu 50.000,00 TL bedelli ... Bankası A.Ş. Antalya Şubesi 28.04.2017 tarih ... numaralı çek nedeniyle açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davalı ... Mimarlık ... A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK’nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklıya ait ise de, alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa, senede karşı senetle ispat kuralı gereği ispat yükü borçlu tarafa geçmektedir. (Bkz. Yargıtay 11. HD 2020/4224 Esas, 2021/6365 Karar) Hukuk yargılamasının ceza yargılaması ile ilişkisi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz.”

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun ... Esas ... Karar sayılı ve 27.04.2011 tarihli ilamında da belirtildiği üzere, ceza mahkemesince verilen beraat kararı; kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü, isnat yeterliliği ve illiyet gibi esaslar yönünden hukuk hâkimini bağlamaz ise de, maddi vakıanın tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararları hukuk hâkimini bağlar.

TTK’nın 818/1-e maddesi delaletiyle çekler hakkında da uygulanması gereken TTK’nın 687. maddesine göre, poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez. Ancak hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş ise bu def’i ileri sürülebilir.

Somut olayda; davacı şirket tarafından düzenlenen ... Bankası A.Ş. Antalya Şubesi 28.04.2017 tarih ... numaralı 50.000,00 TL bedelli çekte, davacı ...’ün avalist, ... Mimarlık ... A.Ş.’nin lehtar, davalı ...’in ise hamil olduğu, çekin 28.04.2017 tarihinde bankaya ibraz edildiği, çekteki imza ile banka kayıtlarındaki imza uyuşmadığından işlem yapılmadan iade edildiği, bu çeke dayalı olarak davalı ... tarafından Antalya 13. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında davacı şirket ile ... Mimarlık ... A.Ş. hakkında kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı anlaşılmıştır.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde, müştekiler ..., ..., ..., ... Otelcilik ... Ltd. Şti., ... ve ... tarafından, dava dilekçesinde yer alan iddialarla benzer sebeplerle davaya konu çekin de aralarında bulunduğu 11 adet çek ile ilgili dolandırıcılık suçu nedeniyle yapılan şikayet üzerine, şüpheliler ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yapılan soruşturma sonunda 28.11.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve kararın 20.06.2019 tarihinde kesinleştiği, davalı ... hakkında yapılmış bir şikayet bulunmadığı anlaşılmıştır.

Davalı şirket hakkında düzenlenen yemin metninin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, şirket yetkilisinin mahkeme huzurunda yemin etmemesi nedeniyle, davalı şirket aleyhine açılan dava kabul edilmiştir.

Davacılar vekili, davalı ... ile çekin düzenlenmesine aracılık eden ..., ... ve ...’in birlikte hareket ettiklerini ileri sürmüş ise de, davalı şirket aleyhine açılan dava, yemin edilmemesi nedeniyle kabul edilmiş olup, diğer davalı yönünden bağlayıcı nitelikte değildir. Tanık anlatımlarında; davacı şirket yetkilisinin nakit sıkıntısına düşmesi üzerine ... ile irtibata geçtiği, davacıların çeki düzenleyip verdikleri, ancak ...’i tanımadıkları, sonradan yaptıkları araştırma sonucu yalnızca duyuma dayalı bilgi edindikleri, görgüye dayalı bilgileri bulunmadığı belirtilmiştir. Dosya kapsamı ile Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... soruşturma sayılı dosyası birlikte değerlendirildiğinde, davalıların bedelsiz senet aldıklarına veya ...’in davalı şirketle birlikte hareket ettiğine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, ayrıca davalı ... ile davalı şirket yetkilileri arasında yakın akrabalık ilişkisinin mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davalının bedelsiz senet aldığı veya bedelsiz senedi kötüniyetli olarak iktisap ettiği iddialarının ispatlanamadığı, davalı ... hakkındaki davanın reddine yönelik mahkeme kararının yerinde olduğu tespit edilmiştir.

HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcının peşin olarak yatırılan 854,00 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 238,60 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talebi halinde davacılara İADESİNE,

3.Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4.Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

5.İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6.Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,

Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08/10/2025 ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog