Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/191
Karar No
K. 2025/664
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/191 Esas
KARAR NO: 2025/664
DAVA: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
DAVA TARİHİ: 20/03/2024
KARAR TARİHİ: 09/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili davalı şirketin davalı ile ortak murisi olan ...'a ait iken babalarının vefatı üzerine hisselerin davacı dahil mirasçılara geçtiğini, bu tarihten itibaren davacının kardeşi olan davalı ...'ın şirketi yönetmeye başladığını, davacının şirket faaliyetlerinden dışlandığını, kendisine talep etmesine rağmen bilgi verilmediğini, noter ihtarından sonra bilgilendirildiğini, ortakların herhangi bir toplantı yapmadan imza taklidi yapılarak pay devri ve müdür seçiminin yapıldığı şüphesinin yüksek olduğunu, olağanüstü genel kurul toplantısının usulüne uygun yapılmadığını, şirketin iyi yönetilmediğini, kâr oranının çok düşük olduğunu, davalı müdür tarafından borçlandırıldığını, davalı müdür tarafından borçlandırıldığını, davalı müdürün özen gösterme burcunu yerine getirmediğini, bu nedenlerle şirket müdürünün haklı sebeplerle görevden alınıp yerine bağımsız bir müdürün atanmasını talep etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Müdürün azli davasının şirkete yöneltilemeyeceğini, şirket yönünden davanın usulden reddi gerektiğini, davalı müdürün tecrübeli özenli iş yapan biri olduğunu, tarafların kardeş olup davacının kişisel nedenlerle huzurdaki davayı açtığını, şirketin faaliyet konusunun karayolu yolcu taşımacılığı olup son dönemde uçakla yolculuğun tercih edilir hale gelmesi ve Covid 19 pandemisi yüzünden eski karlılık olmasa bile şirketin kötü yönetilmediğini, davanın reddini talep etmiştir.

Davanın konusu Limited Şirket müdürünün azli ve yerine müdür olarak bir kayyım atanması talebidir.

Dava dilekçesi incelendiğinde davacı davasını iki temel vakıaya dayandırmıştır. Birincisi mevcut müdürün seçildiği olağanüstü genel kurulunun usulüne uygun toplanmadığı ve imzaların taklit olabileceği diğeri de mevut müdürün kötü yönetimi nedeniyle azli davasıdır. Öncelikle ilk neden olan olağanüstü genel kurul incelendiğinde davacının da içinde bulunduğu tüm ortakların imzasını taşıyan .... Noterliği'nin 7 Temmuz 2023 tarih ... yevmiye nolu karar ile ve oybirliği ile (davacının da oyu ile) davalı ... münferit müdür olarak seçilmiştir. Buna ilişkin ilan ise Ticaret Sicili Gazetesinde 12 Temmuz 2023 tarihinde yapılmıştır. Her ne kadar davacı davasında genel kurul kararlarının iptali şeklinde talepte bulunmamış ise de müdürün seçimine ilişkin itiraz ve talebi bu sonucu doğurduğundan bu hususun açıklanması ihtiyacı doğmuştur.

TTK 622 maddesi yollaması ile TTK 445- 446 maddeleri gereğince bu dava kararın ilanından itibaren 3 aylık hak düşürücü sürede açılmalıdır. Karar 12 Temmuz 2023 tarihinde ilan edilmiş olup 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra 20/03/2024 tarihinde dava açıldığından genel kurulda atılan imzaların taklit oluşu ve usulsuz genel kurul yapıldığı şeklindeki iddiaların bu davada incelenmesine gerek duyulmammış, bu vakıaların incelenmesine gerek duyulmamıştır. Davacının bir diğer iddiası ise davalı müdürün özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi olup dosyaya sunulan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile şirket müdürünün kötü yönetimine ilişkin kayyum müdür atanmasına gerektirir somut bir delil elde edilmediğinden davacı bu iddiasını da ispat edememiştir. Yine bizzat davacı dava dilekçesinde kendisine bilgi ve belge gösterilmediğini iddia etmesine rağmen aynı dilekçede daha sonra noter ihtaratıyla bu talebinin yerine getirildiğini beyan etmiştir.

Sonuç olarak davacı iddialarını somut delillerle ispat edemediği gibi genel kurulda alınan imzaların incelenmesinin yukarıda yazılı gerekçelerle gerekmediği anlaşıldığından davanın reddi yoluna gidilmiştir. Dava iki kişiye karşı açılmış olup davalı ... yönünden açılan dava yukarıda yazılı gerekçelerle red edilirken, limited şirketlerde müdürün azli davası sadece azli istenen müdüre karşı açılması gerektiği, şirketin davalı olarak gösterilemeyeceği anlaşıldığından davacının davalı şirkete karşı açtığı davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda yazılı nedenlerle;

1.Davacının davalı ... 'ne karşı açtığı davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE,

2.Davacının davalı ...'a karşı açtığı davanın REDDİNE,

3.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5.Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,

6.Davalı ... aleyhine açılan dava pasif husumet yokluğundan reddolunduğundan dolayı AAÜT 3-2 gereği takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,

7.Davalı ... aleyhine açılan dava reddolunduğundan dolayı AAÜT 3-2 gereği takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,

8.Artan avansın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/10/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.