12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2025/2661 E. , 2025/6825 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçlarında 213 sayılı Kanun'un 359/b, 360, 5237 sayılı Kanun'un 43, 39/2-c, 62, 51 ve 53. maddeleri uyarınca üç kez 1 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve hak yoksunluklarına, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62,51 ve 53. Maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükümlerinin kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; dosya kapsamından sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olduğu ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hakkında beraat kararları verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ............... İnşaat Ltd. Şti'nin yetkilisi olan sanığın, vergi tekniği raporuna göre gerçek ticari faaliyeti bulunmadığı halde değişik tarihlerde komisyon karşılığı sahte belge düzenleyerek piyasaya sürüldüğü ve aynı dönemlere ait defter ve belgelerin 12.04.2016 tarihli belge isteme yazısı ile 14.04.2016 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, ancak süresi içinde defter ve belgelerin ibraz edilmediği ve üzerine atılı suçları işlediği sabit görülerek atılı suçlardan cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; sanık savunması, grafoloji uzmanı bilirkişinin raporu, 09.01.2018 tarihli istiktap tutanağı düzenlenirken ''sanığın okuma yazması olmadığından yazı örneklerinin alınamadığı'' na dair şerh ile tüm dosya kapsamından; sanığın sigortalı işe girmek için imza attırıldığına dair savunması ile grafoloji raporu karşısında şirket ortağı ve yetkilisi olma bilinciyle hareket etmediği kanaatine varıldığı, savunmasının aksinin ispat edilemediği, faturalardaki imzaların sanığın eli ürünü olmadığı, suça konu faturaları sanığın düzenlediğine dair cezalandırılmasına yetecek delilin elde edilemediği, şirket yetkilisi olduğu bilincinde olmadığından ''defter ve belgeleri gizleme'' kastınında bulunmadığı kanaati ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. 2013 Takvim Yılında Sahte Belge Düzenleme ve Defter, Kayıt ve Belgeleri Gizleme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. 2011 ve 2012 Takvim Yılında Sahte Belge Düzenleme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Sanık hakkında 2011 ve 2012 takvim yılında sahte belge düzenlediği iddiası ile kamu davası açıldığı ve suç tarihinin en aleyhe kabulle ve sırayla 31.12.2011 ve 31.12.2012 olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemlerin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı Kanunun 66/1. maddenin (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihlerinden itibaren, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının, inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olduğu ve dosya içeriği itibariyle de 5271 sayılı Kanunun 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartların bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlerin 5271 sayılı Kanunun 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.