5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından ibraz dava dilekçesinden özetle; Müvekkil şirketin, "... Mah. ... Sok. No:11 .../ İstanbul" adresinde bulunan merkezinde 12.05.2025 tarihinde bodrum katta su baskını meydana gelmiştir. Müvekkil şirkete ait ekte listesi bulunan ticari defter ve kayıtlar ile İnsan Kaynakları birimine ait muhtelif evrakların bulunduğu arşiv, su baskını yaşanan bodrum katta bulunduğundan söz konusu evraklar zayi olmuştur. İlgili fotoğraflar ekte sunulduğu, müvekkili şirket kısa bir süre önce bahse konu adrese taşınmış olduğu, henüz arşivdeki raf ve dolapların kurulumu tamamlanmadığından belgeler tam olarak yerleştirilmemiş bir halde olduğunu ve su baskını yaşanan arşivde ekte yer alan listeden hariç başkaca evrakların da bulunduğunu tüm açıklanan bu nedenlerle, müvekkili şirkete ait listesi ticari defter ve diğer önemli belgelerin zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava ; Davanın zayi belgesi verilmesine ilişkindir. ... Vergi Dairesine yazılan müzekkere yazılarak gelen yazı cevapları incelenerek davacı şirketin kayıtlarının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgeler,
TTK'nın 82. maddesinin 1.fıkrasında sayılmış, Her tacir; (a) Ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini, (b) Alınan ticari mektupları, (c) Gönderilen ticari mektupların suretlerini, (d) 64 üncü maddenin birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgeleri, sınıflandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlüdür." şeklindeki düzenlemeyle hüküm altına alınmıştır.
TTK'nın 82. maddesinde neler için zayi belgesi verilmesi istenebileceği tahdidi olarak gösterilmemiş, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerden söz edilmiştir. Yine TTK’nın 82. Maddesinin (7) numaralı fıkrasında, “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir,” hükmü düzenlenmiştir.
TTK'nın 82/7.maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Dosya kapsamında bulunan delillerden davacı şirket adresinde su baskını olduğu ve belgelerin zayi olduğu anlaşılmış,
Vergi Müdürlüğünden alınan cevapta hakkında bir vergi incelemesi olmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, davanın süresinde açılmış olduğu, talep konusu davacının resmi evraklarının zayi olmasında kusurunun bulunmadığı ve zayi olgusunun gerçekleştiğinin anlaşıldığından davanın kabulü ile zayi nedeniyle iptaline dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın kabulüne,
2.Davacı şirketin 2010 yılı yevmiye defteri ve karar defterinin, 2011 yılı defteri kebir, 2012 yılı alış satış faturalarının, 2013 yılı alış satış faturalarının, 2010-2015 yılı arası faturaların,2018 yılı satış faturalarının, 2016 yılı satış faturalarının, 2021 yılı alış satış faturalarının, 2022 yılı alış satış faturaları ve masraf faturalarının zayi olması nedeniyle zayi belgesinin verilmesine,
3.Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40 TL harç peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
4.Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/10/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)