1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizin 2014/1661 Esas, 2016/245 karar sayılı dava dosyası Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2017/1050 Esas, 2018/5510 karar, 20/09/2018 tarihli ilamı ile onanarak gelmiş olmakla ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/5638 Esas, 2020/3009 karar 18/06/2020 tarihli ilamı ile de karar düzeltme isteminin kabulü ile bozulmasına karar verilmiş olmakla, mahkememizin 2020/396 esasına kaydı yapıldı. Yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin havayolu şirketi olup gerek yurtiçi gerekse yurtdışına düzenlediği seferleri için www.atlasjet.com web sitesi üzerinden müşterilerine uçak bileti satın alma imkanı sunduğunu, taraflar arasında 09.12.2002 güncelleme tarihli...Sözleşmesi ve 18.11.2003 güncelleme tarihli Üye İş Yeri Sözleşmesinin mevcut olduğunu, bu sözleşmeler ile müvekkilinin web sitesi üzerinden online bilet satış işlemleri için davalı bankaya ait sanal pos cihazının kullanımı hususunda anlaştıklarını yurtdışı kredi kartlarıyla müvekkilinin web sitesi üzerinden ve davalı bankanın sanal posunun kullanılması suretiyle yapılan satış işlemlerine ilişkin muhtelif tarihlerde chargeback (ters ibraz) itirazları geldiğini ve bu itirazların kabul edilerek davalı tarafından müvekkili hesaplarına borç kaydedildiğini ve sadece ... sistemi kullanmak suretiyle yapılan işlemlerden gelen itirazlar sebebiyle müvekkili şirketin ödemek zorunda olduğu miktarın 274.236,55 USD olduğunu, ...sisteminin internet üzerinden kredi kartı ve banka kartı ile yapılan alışveriş işlemlerinin güvenliğinin arttırılması için geliştirilen bir sistem olduğunu, ... ve ...Card'ın geliştirdiği bu güvenli sanal alışveriş ile hem kart sahiplerinin hem de üye işyerlerinin sahtekarlıklara karşı güvence altına alındığını, bu sistemde sanal ödeme işlemi yapılırken banka tarafından kart sahibine sadece kendisinin bildiği ödeme şifresinin sorulduğu ve böylece kart sahibinin kimliğinin doğrulandığını, 2007 yılından itibaren Türkiyede'de bu sistemin kullanılmaya başlandığını, hatta 10 Mart 2007 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Banka Kartları ve Kredi Kartları Yönetmeliğinin 27. maddesinin değiştirilerek üye işyerlerinin kimlik doğrulama yapamamaları nedeniyle uğradıkları zararı önlemek için üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlarla beraber üye işyerinin de ...sistemini kurmalarının zorunlu hale getirildiğini, müvekkili şirketinde 2011 yılında davalı bankayla birlikte ... sisteminin entegrasyonunu gerçekleştirdiğini, taraflar arasındaki sözleşmelerde herhangi bir değişilik yapılmadığını ve bu konuda herhangi bir sözleşme de imzalanmadığını ancak davalı tarafından ... sistemine ait kurallar konusunda müvekkilinin bilgilendirilmediğini, Banka Kartları Yönetmeliğinin 27. maddesi doğrultusunda ... sistemi kullanılmak suretiyle yapılan işlemlerin %100 güvenli olduğu inancını taşıdıklarını, Ekim 2012 ve Ocak 2013 tarihleri arasında bu işlemlerin yapıldığını ve ...Card menşeili kartlar ile...no ile belirtilen sebep kodundan bu işlemlerin kart hamilinin rızası dışında yapıldığının anlaşıldığını, bu dönemde yapılan işlemler sebebiyle çok büyük zarara uğradığını, bu zararın tazmini amacıyla davalı bankaya Beşiktaş... Noterliğinin 25.10.2013 tarihli ihtarnamesinin gönderildiğini ve zararın tazminin istendiğini ancak banka tarafından verilen cevabi ihtarda söz konusu kural ve istisnaların ... ve...tarafından yerine getirildiğini, yapılan işlemlerde yanlışlık olmadığının belirtildiğini, davalının taraflar arasındaki sözleşmeyle sanal POS'u müvekkili şirkete tahsis edildiği anda bu sanal POS üzerinden yapılan işlemler bakımından gerekli güvenlik tedbirlerini almak zorunda olduğunu, yapılan işlemlerin aynı kartlarla tekrarlanan nitelikte olduğunu, bu dönemde müvekkilinin davalı banka tarafından hiç haberdar edilmediğini, şüpheli işlem sebebiyle müvekkiline bilgi verilmesi durumunda bu işlemlerin iptal edilerek zararın önlenmesinin mümkün bulunduğunu belirterek davalının sözleşmeye ve mevzuata aykırı eylemleriyle müvekkilinin 274.236,55 USD zararının oluştuğunu, bu zararın davalıdan tahsiline ayrıca 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda müvekkili bankaya husumetin düşmediğini, dava konusu işlemlerin müvekkili bankanın sanal POS cihazı üzerinden davacıya ait resmi internet sitesi kanalıyla ve başka bankalar tarafından üretilen kredi kartlarıyla yapılan işlemler olduğunu, bu işlemlerle ilgili olarak kart bankaları tarafından provizyon verildiğini, kart hamillerinin kart bankaları nezdinde işlemlere itiraz ettiğini, bu itiraz üzerine üye işyeri bankası olan müvekkiliyle irtibata geçildiğini ve dava konusu işlemlerle ilgili bilgi ve belge talebinde bulunulduğunu, tüm bilgilerin kart bankalarına verildiğini, yapılan inceleme sonucunda kart hamillerinin itirazının devam ettiği, bu sebeple chargeback işlemi yapılacağının bildirildiğini ve bu chargeback işlemlerinin gerçekleştirildiğini, kart hamillerine itirazı ve işleme ilişkin değerlendirmeler ile ... işleminin müvekkili tarafından değil kart bankası tarafından yapıldığını ve bu işleyişinde uluslararası chargeback kurallarına uygun olarak gerçekleştirildiğini, bu doğrultuda işlem bedellerinin kart hamillerinin bankasına iade edilip davacı hesabına borç kaydedildiğini, dava konusu işlem tutarlarının kart hamilleri bankasına aktarılmış olması sebebiyle bu bedelleri iadesi isteminin müvekkili bankaya yöneltilemeyeceğini, olayda müvekkili bankanın hiçbir kusuru olmadığını, uluslararası chargeback kuralları edimini yerine getirdiğini, taraflar arasındaki Üye İşyeri Sözleşmesi ve Elektronik Ticaret Sözleşmesine uygun davranıldığını, zira Elektronik Ticaret Sözleşmesinin 1. maddesinde açıkça sorumluluğun davacıya ait olacağının kabul edildiğini, sözleşmenin 3.1.3.3.3.4 maddelerinin de aynı yönde bulunduğunu ve kartın fiziken kullanılmasının söz konusu olmayıp davacının kendisine tanınan işlem yetkisine dayanarak POS cihazından fiziken kredi kartı geçirilmeksizin internet üzerinden yapılan işlemler olduğunu, nitekim bu tür işlemlerde kart hamillinin bizzat işlemin yapıldığı işyerinde bulunmasının gerekmediğini, kart numarası, kredi kartının son kullanma tarihi ve kredi kartının güvenlik numarasının sanal POS aracılığıyla girişinin yapılmasıyla suretiyle satış işleminin gerçekleştirildiğini, uluslararası kart çıkaran kuruluşlara ait kurallar çerçevesinde internet üzerinden gerçekleştirilen satış işleminde... sorumluluğunun üye işyerine ait olduğunu, taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesinin 12. maddesinde de buna ilişkin düzenlemelerin bulunduğunu, davacının kendi kusuru ile zarara uğradığını, müvekkili banka tarafından kredi kartıyla işlem gerçekleştirmesine ilişkin tüm kuralların açıklandığını ve... sistemi altyapısının sunulduğunu, banka tarafından ilgili tüm sistemin kurulması ve işleyişinin sağlanmasına rağmen davacı tarafça gerekli güvenliğin sağlanamaması nedeniyle dava konusu işlemlerin oluştuğunu, dava konusu olayda chargeback'in dayanağının ''...'' olduğunu, ilgili kodun ...Carda ilişkin kılavuzda düzenlenen kod olmakla davacının sorumluluğunda da bu düzenlemede yer alan yükümlülüğe aykırı davranmasından kaynaklandığını, ilgili düzenlemede yurtdışı menşeili ticari kartlar ile yapılan internet işlemlerinde, işyeri ... uyumlu olsa dahi, işlem şifresiz olarak tamamlanırsa kart hamilinin itirazının olması halinde finansal sorumluluğun üye işyerine ait olduğunun belirtildiğini, davanın haksız ve yerinde olmadığını ayrıca maddi ve manevi tazminat taleplerinin de dayanaksız olduğunu belirterek haksız davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasında akdedilen Elektronik Ticaret Sözleşmesi, Üye İşyeri Sözleşmesi, dava konusu işlemlere ilişkin kayıtlar, taraflar arasındaki yazışmalar, ihtarnameler, Bankalar Arası Kart Merkezi ve ... Card nezdindeki ... doküman ve kılavuzları, kart bankalarının dava konusu olaya ilişkin kayıtları, kart bankaları tarafından davalı bankaya yapılan bildirimler, banka nezdindeki ...işlem dosyası ve dayanılan diğer tüm deliller celp edilip incelenmiş, banka kayıtları ile tüm dosya kapsamı üzerinde konusunda uzman bilirkişiler vasıtasıyla inceleme yaptırılarak rapor alınmış, tüm deliller toplanmıştır.
Tarafların iddia ve savunması, sunulan deliller ve davalı banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 25.01.2016 tarihli raporda; taraflar arasındaki kredi kartıyla mesafeli işlem yapma yetkisinin 11.06.2014 tarihinde ...kapsamındaki internet üzerinden elektronik ticaret ilişkisinin de 09.04.2008 tarihinde başladığı, dünya genelinde her ülke... sistemine aynı anda geçmediği için uygulamada kaçınılmaz olarak tam ve yarım ...kavram ve uygulamalarının ortaya çıktığı, kredi kartıyla yapılan mesafeli işlemlerin özünde dolandırıcılık riskinin bulunduğu, her üye işyerinin kredi kartıyla mesafeli işlem yapma yetkisinin bulunmadığını ve üye işyeri sözleşmesinin akdedilmesiyle bu işlemlerin gerçekleştirilebildiği, taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesi ve elektronik ticaret sözleşmesinin 6.1, 6.3, 9, 12.1, 12.3, 3.3, 3.4, 6.3 maddelerinden kaynaklanan hak ve yetkileriyle davalı bankanın genel ...leri davacı şirketin hesaplarından takas ve mahsuba yetkili olduğu, davalı bankanın ...a konu olan ilk işlemi 28.01.2012 tarihli işlemi ve 14.09.2012 tarihinden itibaren her itiraz geldiğinde aynı gün sistemden otomatik çıkan fakslarla davacı şirkete kart sahibi itirazını bildirdiği, bu uygulamanın yapılması gereken olağan bir bankacılık işlemi olduğunu, faks metinin çok uyarıcı bir şekilde kaleme alınmamış olmasına rağmen değerlendirilmesine engel teşkil edecek nitelikte bulunmadığını, taraflar arasında 06.12.2012 tarihinde yapılan toplantıda sahte işlemleri konusunun tartışıldığı, anılabilecek önlemler konusunda bir takım kararlar alındığı ve bu tarih itibariyle süreç içinde gerçekleşecek 442 adet ...adece 93 adedinin gerçekleşmiş olduğu, ancak bir çözüm getirilemediği 11.01.2013 tarihinden sonra sanal POS'un yurtdışı kartlara kapatılması suretiyle çözüm bulunduğu, lisans anlaşmalarının davalı bankayı Üye İşyeri Sözleşmesi ile Elektronik Ticaret Sözleşmesi vasıtasıyla davacı üye işyerini bağladığı, keza davacı şirketin tam... sisteminde faaliyet göstermiş olsa dahi ticari kartlardaki istisna nedeniyle işlemin tam ... olarak tamamlanması olasılığının bulunmadığı, davacı şirketin banka tarafından kendisine gönderilen... itirazlarının irdeleyip irdelemediğinin belli olmadığı, zira ihtilaflı işlemlerde American bankalarına ait kartlarla satın alınan, uçuş güzergahlarının genel olarak kuzey ırak bölgesel kürt yönetimi bölgesine ait olduğu, ...Havalimanın ortak nokta olarak kalkış ya da varış havalimanı olduğu davacının somut olayla ilgili suç duyurusunda bulunup bulunmadığının bilinmediği, davacı şirketin uçak bileti sattığı müşterisini tanıma yönteminde zafiyet gösterdiği, aynı kartlarla aynı veya peş peşe takip eden günlerde yüksek tutarlı işlemler yapıldığı, işlemlerde bir kredi kartıyla ad ve soyadı farklı birçok kişiye uçak bileti alındığı ve uçuş rezervasyon bilgilerinde tutarsızlık bulunduğu, bazı provizyonlarda red mesajı alındığı halde başka kartlarla denemelere devam edildiği, hatta karta el koy mesajı geldiği halde gerekli sorgulamaların yapılmadığı ve buna göre davacı tarafından herhangi bir tedbir alınması yoluna gidilmediğinin anlaşıldığı, davacı şirket tarafından chargeback işlemlerinden dolayı davalı bankadan istenen 274.236,55 USD karşılığı 614.043,00 TL ve maddi zarar talebinin yerinde bulunmadığı açıklanmıştır. Dava, chargeback işlemleri nedeniyle zarara uğranıldığı iddiasıyla bu zararın ve diğer maddi zararın tahsili ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacının davalı bankanın müşterisi olup banka nezdinde mevduat hesabının bulunduğu ve kredi kartı üye işyeri hizmetlerinden istifade ettiği, taraflar arasında Üye İşyeri Sözleşmesi ve Elektronik Ticaret Sözleşmesinin akdedildiği, Elektronik Ticaret Sözleşmesinin 11.06.2014 tarihinde güncellendiği ve ... ilişkisinin de 09.04.2008 tarihinde tanımlandığı ve muhtelif tarihlerde güncellemelerin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Üye İşyeri Sözleşmesinin 2. maddesinde, tercih yapmadan kredi kartları sisteminin doğrudan üyesi olan bankanın çıkarttığı kredi kartları ile yurtiçinde veya yurtdışında çıkarılan söz konusu sistemlere dahil tüm kredi kartlarını üye işyerinin banka kartı olarak kabul etmek zorunda olduğu, 6.1. maddesinde, bankanın üye ile üye işyeri arasında alışveriş konusu olan mal ve hizmetlerin kalitesi ....... teslimi ve ifası ile ilgili olayları bilme ve anlaşmazlıklarda taraf olma ve hiçbir surette karar verme durumunda olmadığının belirtildiği, 6.3. maddesinde, ......... bedelin üyeden tahsilinin mümkün olmaması halinde üye işyerinin bu tutarı bankaya ilk talepte geri ödemekle yükümlü olduğu, 9. maddesinde, ........ kredi kartını çıkartan banka tarafından ödemenin bankaya yapılmaması halinde bankanın ilgili tutarı üye işyerinin bankadaki hesabından resen faiz ve ferileriyle birlikte takas ve mahsuba yetkili olduğu, 12.1. maddesinde, .......... gerçek dışı ve usulsüz işlemler, dolandırıcılık ve sahtecilik olaylarına zemin hazırlayan eylemler nedeniyle bankanın yapacağı ödemelerden üye işyerinin sorumlu olduğu ve böyle bir durumun tespiti halinde herhangi bir ihbara gerek olmaksızın bu işlemlere esas tutarların hesabına alacak kaydedildiği tarihten iade edilecek tarihe kadar işlemiş faizleriyle birlikte bankanın üye işyerinin hesabından resen mahsuba yetkili olduğu, 12.3. maddesinde de, .......... üye işyerinin banka tarafından kendine ödenen satış belgesi tutarlarının herhangi bir nedenle karşı bankadan, mali kuruluştan, kart hamilinin itirazı nedeniyle kart hamilinden tahsil edememesi halinde tüm banka zararını ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği düzenlemeleri bulunmaktadır, Elektronik Ticaret Sözleşmesinin 1. maddesinde, ....... üye işyerinin bu sözleşme hükümleriyle birlikte kredi kartı sistemleri tarafından konulan ve konulacak olan kurallara uygun davranmayı kabul ve beyan ettiği, 3.1. maddesinde ........ üye işyerinin sözleşme hükümleriyle birlikte kredi kartı sistemlerinin yürürlükte olan uygulama kurallarına tabi olduğunu kabul ettiği, 3.3. maddesinde .......... üye işyerinin güvenli elektronik işlemlerin ve bu işlemler kapsamında kredi kartı hamillerine mal ve hizmet sunumunun tamamıyla kendi sorumluluğunda olduğunu, kart hamilleriyle aralarında mal ve hizmete ilişkin çıkabilecek ihtilaflarda bankanın taraf olmadığını, tüm güvenlik uygulamalarına karşın herhangi bir sahte işlemin gerçekleşmesi, sahte işlem nedeniyle mal ve hizmet bedelinin hesabına alacak kaydedilememesi vb. hallerde bankanın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını beyan ve taahhüt ettiği, 3.4. maddesinde ......... kart hamillerinin mal ve hizmetin kendilerine ulaşmadığını belirterek bankaya itirazlarını bildirmeleri halinde bankanın üye işyerinden söz konusu işlem hakkındaki tüm bilgi ve belgeleri 5 iş günü içinde gönderilmesini talep edeceği ve üye işyerinin bu evrakların göndermemesi ya da bu belgelerin kart hamili bankasınca kabul edilmemesi durumunda banka kredi kartı hamillerinin ilgili borçlarının üye işyerinin bankadaki hesabından resen takas ve mahsuba mahsup konusunda bankanın yetkili olduğunun, 4.5. maddesinde ........ üye işyerinin her bir alışverişi yapan müşterinin IP numarasını almakla yükümlü olduğu, 6.3. maddesinde ......... üye işyeri işlemin iptal edilmesi ya da chargebacka konu olması sebebiyle bu işleme ilişkin bedelin hesaplarına borç kaydedilmesi durumunda bankanın üye işyerinden mahsup ettiği komisyon tutarının iadesini de talep etmeyeceğini beyan ettiği, 9. maddesinde de ......... satış belgesi düzenlenmeden yapılan satışlar ......... usulsüz işlemler nedeniyle bankanın yapacağı ödemelerden üye işyerinin sorumlu olacağı, bankaca üye işyerine ödenen tutarların herhangi bir nedenle karşılıksız çıkması veya yurtışında bir banka ya da kuruluş tarafından çıkarılan kartlarla yapılan alışverişlerde yurtdışı transferi yapılmaması halinde bankanın bu durumu bildirmesinden geçerli olmak üzere üye işyeri tarafından 3 gün içinde kapatılmayan bedelleri faiziyle birlikte üye işyerinden isteme ve hesabına borç kaydetme yetkisine sahip olduğu ve bu sözleşmeyle yüklenilen koşulların yerine getirilmemesinden doğabilecek zararlardan üye işyerinin sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki bu sözleşmeler çerçevesinde davalı banka tarafından davacı şirkete sanal POS tahsis edilerek kredi kartıyla internet üzerinden mesafeli işlem yapma yetkisinin verildiği, bu işlemin kart bilgilerinin başka bir deyişle kart numarası, kartın süresi ve güvenlik numarasının sanal POS'a girmesi suretiyle gerçekleştirildiği, dava konusu işlemlerin davacıya tahsis edilen sanal POS üzerinden yapıldığı ve ... ve ...kredi kartlarıyla bir çok chargeback işlemi bulunmasına rağmen iş bu davada ...kredi kartları üzerinden yapılan chargeback işlemlerinin talep edildiği görülmektedir. Bu işlemlerin 2012 ve 2013 yıllarında 364 adet olduğu ve toplam miktarının 276.780,14 USD bedelle bulunduğu, bu işlemlere kart sahipleri tarafından itiraz edildiği ve kart sahibi bankalar tarafından... yapılmak suretiyle davalı bankaya borç kaydedildiği, kullanılan kredi kartlarının çoğunun American bankalarına ait kredi kartları olmakla birlikte Canada ve Avusturulya ülkesine ait ticari kartlar niteliğinde bulunduğu ve ... işlemi sebep kodunun... (...) dolandırıcılık işlemi kart sahibinin onayı olmaksızın gerçekleştirilen işlemler olduğu ve chargeback işlemlerinin uluslararası kurallara uygun olarak gerçekleştirilidği ve kart hamillerinin itirazlarına dayandığı, kart sahibi bankalarca davalı bankaya başvuru yapıldığında davalı banka sisteminde bu başvurular veya gelen chargebacklarle ilgili belge taleplerinin chargeback tarihi ile aynı tarihte otomotik olarak faks ile davacı şirketten talep edildiği ve davacının bu gelen itirazlardan başka bir deyişle chargeback işlemlerinden derhal haberdar edildiği anlaşılmaktadır. ...kartlarıyla ilgii olarak da 77 kalemde toplam 37.901,69 USD tutarındaki işlemlerinde ... olduğu, davalı bankanın bu işlemleri tekrar takasa soktuğu ve neticede bu işlemler ... olduğu için tekrar chargeback olmadığı ve davacı şirket nezdinde zarara dönüşmediği, zira bu gruptaki kartların ticari kart niteliğinde bulunmadığı, standart kredi kartı gurubunda oldukları sorumluluk devri kapsamında bu işlemlerdeki sorumluluğun kart sahibi bankalarda olması sebebiyle yurtdışındaki bankaların bu işlemleri tekrar takasa sokamadıkları ve böylece zararın meydana gelmediği görülmektedir. Ancak dava konusu işlemlerin master card ticari kartlara ait işlemler olduğu, bankanın gelen ...davalı şirketten aldığı belgelerle birlikte tekrar takasa soktuğu ve ikinci...olarak gelen işlemlerden sonra davacı şirketin davalı banka nezdinde bulunan hesabına borç kaydedildiği, 21.08.2012 tarihinden itibaren bu dolandırıcılık işlemlerinin yapıldığı, toplam 442 adet işlem bulunduğu görülmektedir.
Dosyada mevcut bulunan yazışmalara göre taraflar arasında 06.12.2012 tarihinde bir görüşmenin yapıldığı ve 2012 yılı içinde sanal POS üzerinden gerçekleştirilen sahte işlemler hakkında bilgilendirmenin yapıldığı ve bir takım kararların alındığı, ancak toplantının yapıldığı tarih itibariyle gerçekleşen 442 adet chargeback işleminden henüz 93 adedinin gerçekleşmiş olduğu, buna rağmen gerekli çözümün üretilemediği ve bu tedbirleri alma veya uygulama yetkisinin davacı şirkete ait olduğu ve sonunda 11.01.2013 tarihinden itibaren sanal POS'un yurtdışı kartlara kapatılması suretiyle çözümün gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davanın reddine dair verilen... Esas, ...K. Sayılı kararının temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2017/1050 E., 2018/5510 K. Sayılı ilamı ile onanmış, davacının karar düzeltme yoluna başvurması neticesinde Mahkememizin 2014/1161 Esas 2016/245 K. Sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/5638 E., 2020/3009 K. Sayılı ilamı ile bozulmuş, dosya bu kez mahkememizin ... Esasına kaydedilmiştir.
Yargılama sırasında Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ...K. Sayılı 17/06/2021 tarihli kararla davacı şirketin iflasına karar verildiği, iflas tasfiyesinin Bakırköy ... İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasında yürütüldüğü, adi tasfiye usulüne göre tasfiye kararı alındığı, iflas idare memuru seçilemediğinden tasfiyenin ikinci alacaklılar toplantısına kadar iflas müdürlüğünce yürütüldüğü, iflas kararının istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2022/1308 Esas, 2022/1031 Karar sayılı ilamı ile iflas kararının kaldırıldığı, dosyasının yeniden esasa kaydedildiği, yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy ...Asliye ticaret mahkemesinin ... Esas numaralı dosyasında ...Sicil Müdürlüğü'nde ... sicil numarası ve ... vergi numarası ile kayıtlı ve muamele merkezi "Şenlikköy Mahallesi ...Sokak No:..Bakırköy / İSTANBUL " olan ...Anonim Şirketi'nin 19/01/2023 Günü Saat: 14:25 İtibariyle Yeniden İflasına karar verildiği, iflas tasfiyesinin Bakırköy ... İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı iflas dosyasında tasfiyesinin yürütüldüğü, İ.İ.K.'nın 219. Maddesi gereğince Adi Tasfiye usulü uygulandığı ancak iflas idare memurlarının seçilememesi sebebiyle tasfiyenin iflas müdürlüğü tarafından yürütüldüğü, iflas müdürlüğünün vekil ile temsil edildiği anlaşılmakla yargılamaya devam edilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/5638 E., 2020/3009 K. sayılı bozma ilamında "... Dava, taraflar arasındaki elektronik ticaret sözleşmesi ve üye iş yeri sözleşmesi kapsamında yapılan online bilet satış işlemlerinden dolayı gelen... itirazları nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, ...sintemin kullandırılmaya başlanmasından önce ...sistemin çeşitleri olan tam ve yarım ... sistemi ile ilgili olarak ve kurulan bu sistemin taşıdığı riskler konusunda müvekkilinin uyarılmayıp bilgilendirilmediğini, ticari kartlara tanınan istisnadan korunabilmek için ... sisteme geçilmesi gerektiği bilgisinin verilmediğini, davalı bankanın özen yükümlülüğünü, 5411 sayılı Kanun’un 76. maddesinde düzenlenen bilgilendirme yükümlülüğünü ve sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
Mahkemece, 25.01.2016 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı vekili, 22.02.2016 tarihli dilekçesiyle bu rapora itiraz etmiştir. Rapora itirazında bilirkişi heyetince sadece ... konusu olan işlemler bazında inceleme yapıldığını, davaya konu esas uyuşmazlığın davalı Banka’nın sistemin kurulması aşamasında ..., çeşitleri ve bu sistemin açıkları ve istisnaları bulunduğu hususunda bilgi verilmemesi olduğunu, istenirse tam güvenli ...olarak anılan farklı bir sistemin varlığı ve seçilebileceği konusunda aydınlatılmadığını, davalı Banka’nın ... sistemi hizmeti vermeye başlarken uyuşmazlığı doğuran ticari kart istisnasından hiçbir surette bahsedilmediğini, müvekkili şirketin ...sistemi kullanılmak suretiyle yapılan işlemlerin %100 güvenli olduğu inancı taşıdığını, chargeback itirazları ile ilgili değerlendirme yapılırken gerçekleşen... itirazlarının, itiraz tarihlerinin değil, bilgilendirmeden önceye tekabül eden, işlem tarihlerinin gözönünde bulundurulması gerektiğini ileri sürmüştür.
Bir güven kurumu olarak, basiretli tacir gibi davranması gereken bankalar, 818 sayılı BK’nın 99/2 ve 6098 sayılı TBK'nın 115/3 fıkraları uyarınca objektif özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden kaynaklanan hafif kusurlarından dahi sorumlu olup, banka olmaları nedeniyle de diğer tacirlere nazaran bütün hukuki ilişkilerinde daha yüksek özen borcu altındadırlar. Banka ile müşterisi arasındaki bankacılık işlemleri herşeyden önce güven unsuruna dayanmaktadır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 76. maddesi gereğince de bankalar, müşterilerinin, verilen hizmetlerden kaynaklanan her türlü sorularına cevap verecek bir sistem kurmakla ve bu hizmetle ilgili bilgiyi müşterilerine bildirmekle yükümlüdürler.
Bu itibarla mahkemece, davacı vekilinin hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı ileri sürdüğü itirazlarını karşılayacak, yasal mevzuat ve taraflar arasındaki Elektronik Ticaret Sözleşmesi ile Üye İş Yeri Sözleşmesi hükümleri de nazara alınmak suretiyle davacı ve davalı tarafın üzerlerine düşen yükümlülükleri tam olarak yerine getirip getirmedikleri konusunda aralarında bankaların hukuki ve teknik işleyişini de değerlendirebilecek uzmanlığa sahip bilirkişilerin de bulunduğu bir heyetten rapor alınmak ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüne," gerekçesine yer verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma ilamına uyularak, yasal mevzuat ve taraflar arasındaki elektronik ticaret sözleşmesi ile üye iş yeri sözleşmesi hükümleri nazara alınmak suretiyle davacı ve davalı tarafın üzerine düşen yükümlülükleri tam olarak yerine getirip getirmedikleri konusunda aralarında bankaların hukuki ve teknik işleyişini değerlendirebilecek uzmanlığa sahip bilirkişilerin bulunduğu 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor tanzim edilmesi istenilmiş, bilirkişilerce tanzim edilen 18/02/2022 havale tarihli raporda özetle; günümüz bankacılık sisteminde yarı ... ve ... işlemleri arasındaki seçimin üye iş biriminin kararı ile uygulandığı, bankaların üye işyerini tam ... için zorladıklarını fakat seçimin ve nihai kararın üye işyerine ait olduğunu, ayrıca ... işlemlerinin gerçekleşmesi için sadece sanal posun desteklemesinin yeterli olmadığını, bununla birlikte işlem yapılan kartların da... secure özelliğini desteklemesi gerektiğini, bankanın üye işyerini bu konuda uyardığını, yurtdışında ülke bazında IP kısıtlama önlemlerinin alınabileceğinin ifade edildiğini fakat üye işyerinin ciro kaybı endişesi ile bu riski almaya devam ettiğini, bu durumda bu yöndeki riskin kabul edilmesi sebebiyle anlaşmalı bankanın bu sebeple kaynaklanan zarardan sorumlu tutulamayacağını, bankaların kendilerine ait ...sistemlerinin olmasının zorunlu olduğunu, bu sistemlerin tecrübe ve deneyime göre geliştirildiklerini, olayın yaşandığı zaman aralığında Fraud kuralları baz alınarak bu işlemlere daha erken müdahale edilip edilemeyeceğini, ancak günümüz kuralları ile kesin cevap vermenin mümkün olduğunu, Fraud sistemlerinin üye işyerinde de bulunabileceğini, kendi iş akışını koruma altına alacak şekilde üye işyerinin topolojisini oluşturabileceğini ve kurallarını belirleyebileceğini, ...'in böyle bir yapılandırmasının olmamasının banka sorumluluğu altında olmadığını, ...'in kendi sistemine dahil ettiği bir ürün hakkında bankanın kendisine ürün hakkında yeterli bilgi vermediğini öne sürerek bankayı sorumlu tutmasının anlamsız olduğunu, bu durumun ürün entegrasyonu sırasında yeterli test ve kontrollerin yapılmadan ürünün müşteriye açıldığını gösterdiğini, burada ...'in %100 haksız duruma düştüğü yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
Davacının bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmesi için dosya önceki bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetince verilen sürelere ve yapılan ihtarlara rağmen ek raporun düzenlenmemesi sebebiyle mahkememizin 01/12/2023 tarihli ara kararı ile dosya önceki bilirkişilerden alınarak üç bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişilerce düzenlenen 26/12/2023 tarihli ön raporda bilirkişi heyetinin borçlar hukuku alanında uzman bilirkişinin dahil edilmesi suretiyle rapor tanzim edilmesinin uygun olacağı yönünde görüş belirtildiği anlaşılmakla, mahkememizce bilirkişi heyetine borçlar hukukunda uzman bilirkişi dahil edilmek suretiyle, dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişilerce düzenlenen 19/02/2024 tarihli raporda özetle; banka yasal post cihazı üzerinden davacı şirkete ait resmi internet sitesi kanalıyla ancak başka bankalar tarafından üretilen kredi kartları ile işlemlere ilgili kart bankaları tarafından provizyon verilerek işlemler gerçekleştirildiği, ancak kart hamilleri tarafından kart bankaları nezdinde itirazlar yapıldığı, kart bankaları tarafından üye işyeri bankası olan davalı bankaya borç kaydedildiği (1. ...), davalı bankanın itirazları bilgi ve belgeleri davacı ile paylaşarak davacı tarafından sunulan tüm belgeleri kart bankalarına ileterek...kayıtlarını Representment kayıtları ile geri çevirdiğini, kart bankaları tarafından 2....yapılmak suretiyle işlemlerin tekrar davalı bankaya borç kaydedildiğini, ... kuralları gereğine kart hamilleri bankasına aktarılan ve davalı banka tarafından borç olarak aktarılan tutarın kredi kartı hamillerinin hesaplarına alacak olarak kaydedildiğini, dava konusu işlemlerin ... kodunun "...E " olduğu, dava konusu işlemlerin tümümün ...kredi kartı işlemi olduğu ve kart sahibinin onayının bulunmaması sebebiyle dolandırıcılık işlemi kurallarına tabi olduğu (... No ...), taraflar arasındaki ticari ilişkinin kredi kartı üye işyeri sözleşmesi ile elektronik ticaret sözleşmesine dayandığı, dava konusu işlemler incelendiğinde davacı şirket ile davalı banka arasındaki kredi kartı ile mesafeli işlem yapma yetkisinin 11/06/2004 tarihinde; ... kapsamındaki internet üzerinden elektronik ticaret ilişkinin 09/04/2008 tarihinde başladığı, her üye işyerinin kredi kartı ile mesafeli işlem yapma (yani kredi kartı bilgilerini post cihazına el ile girme) yetkisinin bulunmadığı, bu yetkinin riski göze alan ve bankalarca uygun görülen işyerlerine verildiği, ihtilaf konusu işlemlerdeki kartların ticari kartlar olduğu ve dolandırıcılık işlemlerinin kart sahibi onayı olmayan işlemler olduğu, ...erin kart hamillerinin itirazlarına dayandığı, davacı şirketin ... sistemine geçmesinin sebebinin gerçekleşebileceği sahtekarlıklara karşı kendini güvence altına almak olduğu, davacı tarafın ... sistemini kullanarak yapılan işlemlerin %100 güvenli olduğu inancını taşıdığını belirterek böyle bir istisnadan haberinin olmadığı ve bu konuda davalı banka tarafından eğitilmediğini öne sürdüğü, davacı şirketin 21/08/2012 tarihinden itibaren internet üzerinden saldırıya uğramaya başladığı, 14 Eylül 2012 tarihinden itibaren her işlemde yurt dışından itiraz geldiğinde davacı şirketin itiraz belgelerini gerekli şekilde irdeleyip irdelemediğinin belli olmadığı, davalı banka tarafından davacıya tahsis edilen sanal post üzerinden kredi kartı ile mesafeli işlemlerden dolayı 21/08/2012- 25/12/2013 tarihleri arasında 441 adet toplam 314.681.83 USD tutarındaki... işleminin... maruz kaldığı, davalı banka tarafından davacıdan temin edilen belgelerle bu işlemlerin tamamının tekrar uluslararası takasa sokulduğu ve 77 adet toplam 37.901.69 USD tutarlı ... geri gelmediği ve bunların zarara dönüşmediği, 364 adet 276.780.14 USD tutarındaki işlemin yurtdışındaki karşı bankalar tarafından geri çevrilerek zarar dönüştüğü ve 276.780.14 USD'nin davalı banka tarafından davacı şirketin döviz tevdiat hesabına borç kaydedildiği, davalı şirketten tahsil edildiği, taraflar arasında üye işyeri sözleşmesi ile elektronik ticaret sözleşmesinin imzalanmış olduğu, taraflar arasında akdedilen Üye İşyeri Sözleşmesinin 2., 6.1, 6.3, 9., 12.1, 12.3, elektronik ticaret sözleşmesinin 1., 3.1, 3.3, 3.4, 4.5, 6.3 maddelerinde özetle; bütün güvenlik uygulamalarına karşı sahte işlem gerçekleşmesi halinde mal veya hizmet bedelinin davacı hesabına alacak kaydedilememesi hallerinde bankanın sorumluluğunun bulunmadığı, kredi kartı hamillerince mal veya hizmetin kendilerine ulaşmadığını bildirerek bankadan talepte bulunması; kart hamili bankasınca üye işyeri itirazlarının kabul edilmemesi durumunda kredi kartı hamillerince itiraz konusu yapılmış ve aksi belgelenememiş tutarların bankaya ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 5464 sayılı banka kartları ve kredi kartları kanunun 15. Maddesine göre iletişim araçları yoluyla veya sipariş formu vasıtasıyla yapılan mal ve hizmet alımlarındaki hukuka aykırı kullanımlardan kaynaklanan zararlardan kart hamillerinin sorumlu tutulamayacağı, 32. Maddesine göre kart numarası bildirilerek üye işyerinden iletişim araçları yoluyla yapılan işlemlerden doğacak anlaşmazlıklarda ispat yükünün işyerine ait olduğu düzenlemesinin yer aldığı, kredi kartları sisteminde bankaların birbirlerinden olan alacaklarını uluslararası kart kuruluşları olan ... ve... garantisi ve teminatı altında oldukları, bankaların giden dosya ile ... yapmaları halinde aynı tutarın takas günü banka hesabına otomatik olarak alacak kaydedildiği, ... sisteminin internet üzerinden yapılan alışverişlerde xml mesajlarla kart sahibini doğrulayan ... tarafından geliştirilen bir yöntem olduğu, ...ile internet işlemlerinde sahtekarlığın önlenmesinin hedeflendiği, işlemin tamamlanabilmesi için şifre kullanılmasının gerektiği ve şifre ile tamamlanan ... işleminin kart hamilinin bilgisi dahilinde gerçekleştiğinin kabul edildiği, ... sisteminde tam ...ve yarım... uygulamalarının söz konusu olduğu, tam ...işlemlerde kart hamili ve üye işyerinin ...secure uyumlu olduğu ve işlemin şifre kullanılarak gerçekleştiği, yarım...işlemlerde sadece üye işyerinin ...secure uyumluğu olduğu, kart hamillerine şifreli işlem yapma alt yapısının sağlandığı, ancak kart hamilinin şifreli işlem yapmayı tercih etmediği ya da yapamadığı durumu ifade ettiği, bu tür işlemlerin şifreli olarak gerçekleşmediği, gerek bireysel gerekse ticari kartlarda işlemin tam ... olması durumunda kart hamili bankalarının ...Card... kodu ile ... yapma haklarının bulunmadığı, yarım ... işlemlerde ise dava konusu işlemlerin gerçekleştiği dönemde bireysel kartlar için ... kodu ile ... yapma hakkı bulunulmadığı, buna karşılık ticari kartlarda kart hamili bankaların ...kodu ile ...yapma hakkının bulunduğu, dava konusu işlemlerin tamamının ... ticari kartlarla gerçekleştirildiği ve yarım ... işlemler olduğu, bu nedenle kart hamili bankaların ... yapma haklarının bulunduğu, ... sisteminin e-ticaret yapan bir şirket için en önemli güvenlik tedbiri olduğu, davalı banka tarafından davacının gerekli güvenlik önemlerini aldığının iddia edildiği, davacı tarafından ise sistemin alt yapısının banka tarafından kurulması sebebiyle güvenlik önlemlerini alma ve istisnalar konusunda bilgilendirme yapma yükümlülüğünün davalı bankada olduğunun belirtildiği, ticari kartın normal bir kredi kartından tek farkının şirket tarafından tahsis edilen bir kredi kartı olduğu, Bankalararası Kart Merkezi web sayfasında kartlı ödeme sistemleri kuralları üye işyeri kılavuzunun en son Şubat 2022'de güncellendiği, ilgili kılavuzun harcama itirazları başlıklı 6. Maddesinde yurtdışı menşeili ticari kartlar ile yapılan internet işlemlerinde üye işyerinin ... uyumlu olması halinde dahi işlemin şifresiz olarak tamamlanması durumunda kart hamilinin itirazı bulunduğunda finansal sorumluluğun üye işyerine ait olduğunun belirtildiği, taraflar arasında akdedilen üye işyeri sözleşmesi, elektronik ticaret sözleşmesi ve kartla ödeme sistemleri kuralları, üye işyeri kılavuzu tamamından çıkan sonucun ticari kartlar ile yapılan internet işlemlerinde işyerinin ...uyumlu olması halinde dahi işlemin şifresiz olarak yani yarım ...olarak tamamlanması durumunda kart hamilinin itirazı bulunduğunda sorumluluğunun üye işyeri olan davacıda olduğu; yarım ... ticari kart internet işlemlerinde kart hamili bankaların ... kodu kullanarak ... yapma haklarının bulunduğu, davacının bu detay bilgilerin kendisine verilmediği iddiasında bulunduğu, üye işyeri tarafından finansal sorumluluğunu yaratacak kuralların bilgilendirmesinin yapılmasının davalı bankanın sorumluluk alanında olup olmadığının irdelenmesi gerektiği, 5411 sayılı bankacılık kanunun 6.1 maddesi uyarınca bankaların özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlar olduğu, bu vasıfları sebebiyle bankaların bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafından konumunda oldukları, bankaları ağırlaştırılmış sorumluluğunun gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulundukları, hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları,
TBK 115/3 ve 116/3 gereği özel bir sayıda kurulan bankaların bu sorumluluğunu kaldırmaya yönelik sözleşmelerin geçerli olmadıkları, 6100 sayılı TTK'nın 18/2 maddesi gereğince bankaların tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğünün herhangi bir tacirden farklı olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/153 Esas 2019/916 K. Sayılı kararında belirtildiği üzere bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlülüğünün daha ağır olduğu, dava dosyası incelendiğinde davalı banka tarafından dava konusu işlemler gerçekleşmeden önce davacıya bu içerikte bilgilendirme yapıldığına dair bir belge ve bilgiye rastlanılmadığı, 26/12/2023 tarihli ön rapor da banka tarafından davacıya kartla ödeme sistemi konusunda bilgi verildiğine dair belgelerin ibraz edilmesinin istenildiği, bu yönde bir bilgi ve belge sunulmadığı için davacı şirkete bildirimde bulunulmadığının değerlendirildiği, davalı bankanın kurulan sistemin taşıdığı riskler konusunda davacıyı bilgilendirmemesi, büyük miktarda artış gösteren ...'e konu işlemlerin sistemden geçerken ticari kart olduğunun tespit edilmesi suretiyle davacının uyarılmaması, tam ... ve yarım... secure sistemi ile ilgili riskler konusunda davacının aydınlatılmaması nedeniyle müşterisini aydınlatma ve bilgi verme yükümlülüğü olan bankanın yeni teknolojileri kullanma ve riskleri konusunda müşterisini bilgilendirme ve aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiği, bu nedenle bankanın sorumlu olduğu kanaatine varıldığı,
TBK'nın 52. maddesi uyarınca davacının işlemlerin güvenle gerçekleştirilmesi için kendisininde sistem kurmasının beklenebileceği, güvenliğin ön planda olduğu havacılık sektöründe faaliyet gösteren bir tacir olması karşısında zararın gerçekleşmesinde ve artmasında davalı ile birlikte kusurlu olduğu, davacı ve davalının %50 - %50 kusurlu sayılabileceği, sonuç olarak müşterisini aydınlatma ve bilgi verme yükümlülüğünde olan davalı bankanın yeni teknolojileri kullanma ve özellikle riskleri konusunda davacı müşterisini bilgilendirme ve aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiği bu yüzden sorumlu olduğu, davacının alması gereken güvenlik tedbirlerinin bulunması, işlemlerin güvenle gerçekleştirilmesi için kendisinin de sistem kurmasının gerekmesi, güvenliğin ön planda tutulduğu, havacılık sektöründe faaliyet gösteren bir tacir olması karşısında davacınında zararın gerçekleşmesi ve artmasında davalı ile birlikte eşit oranda kusurlu olduğu yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 6. maddesinin 1. fıkrasında; Türkiye'de bir bankanın kurulmasına veya yurt dışında kurulmuş bir bankanın Türkiye'deki ilk şubesinin açılmasına, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun alacağı kararla izin verileceği belirtilmiştir. Aynı Kanun’un 3. maddesinde; yazılı ya da sözlü olarak veya herhangi bir şekilde, halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya bir ivaz karşılığında, istendiğinde ya da belli bir vadede geri ödenmek üzere kabul edilen para, mevduat olarak tanımlanmış ve anılan Kanun'un 60. maddesinin 1. fıkrasında; kredi kuruluşları ile özel kanunlarına göre yetkili olanlar dışında hiçbir gerçek veya tüzel kişinin, aslen veya fer'an meslek edinerek mevduat veya katılım fonu kabul edemeyeceği, ticaret unvanları ve kamuya yapacakları açıklamalar ile ilân ve reklamlarında bu izlenimi yaratacak ifade ve deyimleri kullanamayacağı düzenlenmiştir. Ayrıca 5411 sayılı Kanun'un 63. maddesi gereğince halkın parasının bankalarca değerlendirilmesi sırasında halka güven vermek için kredi kuruluşları (mevduat bankaları ile katılım bankaları) tasarruf mevduatı ve gerçek kişilere ait katılım fonlarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından sigorta edileceği açıklanmıştır.
Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir (Ahmet Battal, Güven Kurumu Nitelendirmesi Işığında Bankaların Hukuki Sorumluluğu, Ankara 2001, s. 106). O hâlde, bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Ayrıca, bu sorumluluğu kaldırmaya yönelik sözleşmeler de geçerli değildir. Zira sorumsuzluk sözleşmesi hükümlerine sınırlama getiren ve somut olaya uygulanması gereken TBK'nın 115/3 ve 116/3. maddeleri gereğince, özel yasa ile kuruldukları ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanındığı için bankaların, hafif kusurlarından dolayı ortaya çıkan sorumluluğunu kaldıran sözleşme hükümleri geçersiz olacaktır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18/2. maddesi gereğince; tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Ancak bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklılık arz etmektedir. Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlüğü şüphesiz daha ağırdır. Özellikle birer itimat kurumu olan bankaların, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle koruma yükümlülüğünün daha da arttığının kabul edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davalı banka tarafından davacıya tahsis edilen sanal post üzerinden kredi kartı ile mesafeli işlemlerden dolayı 21/08/2012- 25/12/2013 tarihleri arasında 441 adet toplam 314.681.83 USD tutarındaki ...şleminin chargebacke maruz kaldığı, davalı banka tarafından davacıdan temin edilen belgelerle bu işlemlerin tamamının tekrar uluslararası takasa sokulduğu ve 77 adet toplam 37.901.69 USD tutarlı chargebacklerin geri gelmediği ve bunların zarara dönüşmediği, 364 adet 276.780.14 USD tutarındaki işlemin yurtdışındaki karşı bankalar tarafından geri çevrilerek zarara dönüştüğü ve 276.780.14 USD'nin davalı banka tarafından davacı şirketin döviz tevdiat hesabına borç kaydedildiği, davalı şirketten tahsil edildiği,davalı bankanın kurulan sistemin taşıdığı riskler konusunda davacıyı bilgilendirmemesi, büyük miktarda artış gösteren chargeback'e konu işlemlerin sistemden geçerken ticari kart olduğunun tespit edilmesi suretiyle davacının uyarılmaması, tam...ve yarım ... sistemi ile ilgili riskler konusunda davacının aydınlatılmaması nedeniyle müşterisini aydınlatma ve bilgi verme yükümlülüğü olan bankanın yeni teknolojileri kullanma ve riskleri konusunda müşterisini bilgilendirme ve aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiği, davacının da basiretli tacir olarak işlemlerin güvenle gerçekleştirilmesi için sistem geliştirmediği ve zararın oluşmasında tarafların eşit kusurlu oldukları kanaatine varılmakla 276.780.14 USD zararın %50 sinden davalının sorumlu olduğuna dair denetime elverişli 19.02.2024 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek 137.118,27 USD'nin 25/02/2013 tarihinden itibaren Devlet bankalarınca USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin zarar, maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. 6098 sayılı TBK 'nın 114/2 maddesi uyarınca haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler , kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerinde de uygulanır. Ancak her sözleşmeye aykırılık tek başına manevi tazminat gerektirmez. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için aynı zamanda TBK 'nın 58.maddesinde belirtilen şartlar dahilinde kişilik haklarına yönelik bir saldırının mevcudiyeti gerekir. Somut olayda davalı bankanın objektif özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı sabit ise de davacının kişilik haklarına yönelik bir saldırının varlığı ispat edilemediğinden davacının manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın KISMEN KABULÜNE,
137.118,27 USD'nin 25/02/2013 tarihinden itibaren Devlet bankalarınca USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin zarar, maddi tazminat talebinin reddine,
2.Davacının manevi tazminat talebinin reddine,
3.Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken karar harcı 20.878,97 TL olduğundan peşin yatırılan 10.781,05 TL harcın mahsubu ile eksik 10.097,92 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4.Reddedilen manevi tazminat talebi nedeniyle 615,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
5.Davacı tarafından yatırılıp mahsubuna karar verilen harç tutarı 10.781,05 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yapılan 16.750,00 TL bilirkişi ücreti, 1.248,60 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere 17.998,60 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 8.714,20 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7.Davalı tarafından posta ve tebligat masrafı olarak yapılan 50 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 25,79 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 48.904,05 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 50.496,86 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11.Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere OY ÇOKLUĞU ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/10/2025 BAŞKAN ÜYE (M) ÜYE KATİP KARŞI OY: Davacının maddi tazminat talebi yönünden;
Bir güven kurumu olarak, basiretli tacir gibi davranması gereken bankalar, 818 sayılı BK’nın 99/2 ve 6098 sayılı TBK'nın 115/3 fıkraları uyarınca objektif özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden kaynaklanan hafif kusurlarından dahi sorumlu olup, banka olmaları nedeniyle de diğer tacirlere nazaran bütün hukuki ilişkilerinde daha yüksek özen borcu altındadırlar. Banka ile müşterisi arasındaki bankacılık işlemleri her şeyden önce güven unsuruna dayanmaktadır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 76. maddesi gereğince de bankalar, müşterilerinin, verilen hizmetlerden kaynaklanan her türlü sorularına cevap verecek bir sistem kurmakla ve bu hizmetle ilgili bilgiyi müşterilerine bildirmekle yükümlüdürler.
Somut olayda davalı bankanın, kurulan sistemin taşıdığı riskler konusunda davacıyı bilgilendirmesi, büyük miktarda artış gösteren chargebacke konu işlemler sistemden geçerken bu işlemlerin ticari kart olduğu tespit edilerek davacıyı uyarması ve ... sistemin çeşitleri olan tam ve yarım ... sistemi ile ilgili olarak ve kurulan sistemin taşıdığı riskler konusunda davacıyı aydınlatması, taraflar arasındaki ilişkinin bir yan edimi yükümü niteliğindedir. Müşterisini aydınlatma ve bilgi verme yükümlülüğü altında olan davalı bankanın, yeni teknolojileri kullanma ve özellikle riskleri konusunda davacı müşterisini bilgilendirme ve aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiği, ...e konu işlemlerin tamamen davalı bankanın oluşturduğu ödeme sistemi üzerinden gerçekleştirildiği, bu durumda davacıdan doğrudan davalının kurduğu ödeme sistemine ek olarak, iştigal ettiği faaliyet de nazara alındığında işlemlerin güvenle gerçekleştirilmesi için kendisinin de sistem kurması beklemenin somut olay yönünden mümkün olmadığı, bir an için mümkün olduğu düşünülse de, bu durumda dahi banka kartları üzerinden yapılan ödemelerin güvenliğinin sağlanmasına ilişkin yeterli bilgilendirme yapmadığı anlaşılan davalının kusurunun %80 olduğunun kabul edilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun tarafların kusurunun eşit olduğu yönündeki kabulüne katılmamaktayım. ÜYE .