Esas No
E. 2025/1125
Karar No
K. 2025/7674
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Uyuşturucu

10. Ceza Dairesi         2025/1125 E.  ,  2025/7674 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2023/371 E., 2023/391 K.
SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

Bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ...

müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2.Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,

3.Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

4.Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

B. Sanık ...

müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;

1.Suçun unsurlarının oluşmadığına,

2.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3.İletişimin tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna,

4.Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

5.Eksik inceleme yapıldığına,

6.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

7.Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,

8.Savunma hakkının ihlal edildiğine,

9.Sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

10.5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanma koşulunun bulunmadığına,

C. Sanık ...

müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2.Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

3.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

D. Sanık ...

müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1.Suçun unsurlarının oluşmadığına,

2.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3.Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

4.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin sanıklar ..., ...ve ... yönünden "19.03.2015", sanık ... yönünden "15.06.2015, 29.07.2015" yerine, sanık ayrımı yapılmaksızın "19.03.2015, 15.06.2015, 29.07.2015" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür.

A. Sanık ...

Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Tüm dosya kapsamına ve olay yakalama ve muhafaza altına alma tutanağına göre; hakkında uyuşturucu madde getireceği bilgisi bulunmayan sanık ...'ın oturduğu yolcu koltuğu altındaki mavi renkli içi görünmeyen poşetin şüpheli görülmesi üzerine, adli arama kararı veya yazılı arama emri alınmadan önce, usulen suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda, sanığın poşetin kendisine ait ve içinde uyuşturucu madde olduğunu söyleyerek ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım ettiği anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.

B. Sanıklar ...

ve ...Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;

İletişimin tespiti tutanakları ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak; kendilerinde herhangi bir uyuşturucu madde ele geçmeyen sanıkların savunmalarının aksine, diğer sanık ...'ta ele geçirilen uyuşturucu maddeler ve ...ın eylemiyle ilgileri olduğuna ilişkin soyut ve değişik anlamlara gelebilecek iletişimin tespiti tutanakları dışında, kuşkuyu aşan, yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, sanıkların beraatı yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.

C. Sanık ...

Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı, mahkemece gerekli araştırmaların yapıldığı anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Zincirleme suçlarda, hüküm kurulurken uygulanacak kanun maddelerinin belirlenmesinde, zincire dahil olan her bir suç yönünden 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesindeki kriterler uyarınca suç bazlı olarak temel cezalar belirlendikten sonra, her bir suç yönünden kendi içinde gerçekleşen nitelikli hallerin de uygulanması suretiyle ayrı ayrı tespit edilen sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması neticesinde daha ağır ceza gerektiren suçun cezası üzerinden,

TCK’nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle sanık hakkında sonuç cezanın tayin edilmesi gerekmektedir. Bu bilgiler doğrultusunda temyize konu dosya incelendiğinde:

Sanığın 15.06.2015 tarihli ilk suçu olan, suç tarihinde on sekiz yaşını tamamlamamış ...'e esrar satma eylemi yönünden TCK'nın 188/3-2. cümlesinin uygulanması, 29.07.2015 tarihli ikinci suçu olan, ...'e ".........Sağlık Meslek Yüksek Okuluna 5 metre mesafede" gerçekleştirdiği MDMA içerikli uyuşturucu madde satma eylemi yönünden ise TCK’nın 188/3 ve 188/4-b maddelerinin uygulanmasının gerektiği, her iki eylem yönünden de ayrı ayrı belirlenen sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması neticesinde daha ağır ceza gerektiren suç tespit edilerek, bu suçun cezası üzerinden 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle sanık hakkında sonuç cezanın tayin edilmesi gerekirken; daha ağır cezayı gerektiren suçun tespiti için bir karşılaştırma yapılmadan sanığın işlediği kabul edilen tüm suçların bünyelerinde barındırdığı nitelikli hallerin hepsinin aynı suç üzerinde birleştirilerek uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünün (A), (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.07.2025 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.